Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bosna-Hersek'te düzenlenen Medeniyetler İttifakı Güneydoğu Avrupa Bölgesel Stratejisi Bakanlar toplantısına katıldı.

Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, böyle bir toplantıda yer alarak katılımcılara hitap etmenin kendisi için çok gurur verici olduğunu belirtti ve bu üst düzey katılımın girişime hız vereceğine inandığını söyledi.

Bu toplantı ile Medeniyetler İttifakında başka bir aşamaya geldiklerini ifade eden Bakan Davutoğlu, ittifakın giderek büyüdüğünü ve geliştiğini kaydetti. İstanbul'da Nisan ayında düzenlenen toplantıda ittifakın bölgesel stratejiler oluşturmasının kararlaştırıldığını hatırlatan Davutoğlu, bu çerçevede ilk bölgesel stratejinin Güneydoğu Avrupa için oluşturulmasından memnun olduğunu bildirdi.

Davutoğlu, Balkanların böyle bir girişime çok ihtiyacı olduğunu ve bu girişimi hak ettiğini, çünkü Balkanların çok zengin bir tarih ve kültüre sahip olduğunu belirtti. Yakın geçmişin acı tecrübelerinin unutulamayacağını da söyleyen Davutoğlu, son 20 yılda yaşananların bir daha böyle şeylerin meydana gelmemesi için akılda tutulması gerektiğini ve bunun için de bölgesel girişimlere hız verilmesi gerektiğini kaydetti.

Balkanların artık dış bölge olarak değil merkezi bir bölge olarak kabul edilmesi gerektiğine işaret eden Davutoğlu, küreselleşmenin Balkanları önemli bir merkez haline getirdiğini, Güneydoğu Avrupa'nın, ilgi merkezi haline gelebilmek için gereken insan kaynağı, kültürel miras ve vizyona sahip olduğunu bildirdi.

Türkiye olarak Saraybosna belgesi ve Güneydoğu Avrupa için Bölgesel Strateji'nin hazırlanmasına katkıda bulunduklarını ifade eden Davutoğlu, Türkiye için bölgenin sadece tarihten kaynaklı nedenlerden ötürü değil aynı zamanda mevcut durum açısından da çok önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin Medeniyetler İttifakı yaklaşımına bağlı olduğunu ancak son dönemde küresel anlamda ortaya çıkan aşırıcılık ve kutuplaşmanın göz ardı edilemeyeceğini söyleyen Davutoğlu, İsviçre'de minarelerin yasaklanmasından dolayı hayal kırıklığına uğradıklarını bildirdi.

Temel dini hakları böyle bir referanduma götürmenin yanlış olduğunu belirten Davutoğlu, bu hatanın telafi edileceğini umduğunu kaydetti. Davutoğlu, insan hakları ve temel hak ve özgürlüklerin yayılmasının ülkeleri böyle referandumlar yapmaya sevk etmemesi gerektiğini ifade ederek, Osmanlı döneminden bir örnek verdi. Davutoğlu, orijinal kopyası hala Saraybosna'ya 57 km uzaklıktaki Fojnica'da bulunan 1463 tarihli Osmanlı fetvasının o dönemdeki Bosnalı Hristiyanların haklarını koruduğunu ve bu fetvanın dini özgürlükler hakkındaki en eski dokümanlardan birisi olduğunu belirtti.

Konuşmasının sonunda yaygın bir Bosna atasözüne atıfta bulunan Davutoğlu, kendisinin hiçbir zaman sigara içmemesine rağmen bu atasözünün kahve ve sigarayla ilgili olduğunu kaydetti. Davutoğlu, "Sigarasız kahve, minaresiz cami olmaz" şeklindeki atasözünün önce Boşnakçasını sonra İngilizcesini söyledi.

AA