Avrupa Birliği Dönem Başkanı İsveç’in Dışişleri Bakanı Carl Bildt, bu sıfatla son kez Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu’nun karşısına çıktı.

Ankara’ya verdiği destekle tanınan ve bu nedenle de eleştirilere hedef olmaktan kurtulamayan Bildt, bu kez de coğrafi konum gerekçesiyleTürkiye’nin üyeliğine karşı çıkanlara adeta coğrafya dersi verdi.

Bildt konuşmasında hem Türkiye’nin hem de Kıbrıs’ın güneydoğu Avrupa’da olduğunu söyleyince aşırı sağcı Belçikalı parlamenter Philip Claeys tepki gösterdi. “Türkiye Küçük Asya’da. Topraklarının sadece yüzde 3’ü Avrupa’da” diyen Claeys’e Bildt oldukça alaycı şekilde yanıt verdi. Bildt, “Türkiye Asya’da ama Kıbrıs Avrupa’da öyle mi?” dedikten sonra “Ben Kıbrıs, Türkiye’nin bir çok bölgesinden daha doğuda diye biliyordum. Haritaları gözden geçirsem iyi olacak” ifadelerini kullandı. Bildt’in açıklamaları aşırı sağcı politikacılara olduğu kadar bu söylemi sıkça kullanmasıyla dikkat çeken Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’ye yönelik bir gönderme içerimesi açısından da önem taşıyor.

Türkiye’nin daha önceki dönemlere göre daha aktif bir dış politika izlediğini belirten Bildt, izlenen yöntemi “kimlikle uyumlu” bulduğunu söyledi. Bildt, komşularla sıfır sorun politikasının bu yeni dış politikanın parçası olduğunu ifade etti. Güney Kafkasya, Ortadoğu barış süreci, Irak, İran ve Afganistan örneklerini veren İsveç Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin Avrupa Birliği açısından son derece önemli bir stratejik ortak olduğunun altını çizdi.

Aslında Türkiye’nin buguün başlayan Avrupa Birliği liderleri zirvesinde Kıbrıs kaynaklı yeni yaptırımlarla karşı karşıya kalmayacak olmamasının en önemli nedenlerinden biri de Bildt’in altını ısrarla çizdiği stratejik önem. Yarın sona erecek zirvenin sonuç bildirisinde Avrupa Birliği dışişleri bakanlarının salı günü aldıkları karara atıf yapılan bir madde dışında Türkiye’ye değinilmesi öngörülmüyor. Liderlerin en önemli iki maddesi ise iklim değişikliğiyle mücadelede Avrupa Birliği’nin izleyeceği ortak tutum ve mali disiplin konusunda alınacak yeni önlemler.

Lizbon Antlaşması’nın getirdiği yeni kurallar nedeniyle Birlik dışişleri bakanlarının katılmayacağı ilk zirve olmasıyla da dikkat çeken toplantıda, Kopenhag’da başlayan Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'ndeki müzakerelere destek olma güdüsüyle fakir ülkelere yapılacak yardım tutarı üzerinde uzlaşılmaya çalışılacak.