Yeni Afganistan stratejisini açıklayan ABD, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu NATO üyesi ülkelerden Afganistan için daha çok asker ve rol istedi.

Görev tanımı konusunda Türkiye'den esneklik beklediğini belirten ABD, Afganistan'a giden her askerin aslında "muharip güç" sayılacağını belirtti. Türk askeri ise Afganistan'da çatışmaya girmiyor.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, ABD Başkanı Barack Obama'nın son Afganistan stratejisi çerçevesinde diğer müttefik ülkelerin yanı sıra Türkiye'den de ek katkı beklediklerini ve buna asker göndermenin dahil olduğunu açıkladı.

Jeffrey, ikametgahında bir grup gazeteciye yaptığı açıklamada, Obama'nın dün açıkladığı yeni Afganistan stratejisini özetleyerek, bu çerçevede bütün müttefik ülkelerden daha fazla katkı beklediklerini kaydetti.

Bu katkının ekonomik, sivil ve askeri alanlarda olabileceğini belirten Jeffrey, Türkiye'den de Afganistan'a daha fazla asker gönderilmesini istediklerini belirtti.

Jeffrey, bu konunun halihazırda üst düzey seviyede Türk yetkilileriyle görüşülmekte olduğunu belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyareti sırasında konunun gündemde yer alacağını bildirdi.

"Muharip güç" vurgusu


Büyükelçi Jeffrey, görev tanımı konusunda da Türkiye'den esneklik beklediklerini söyleyerek, Afganistan'a giden her askerin aslında muharip güç sayılacağını belirtti.

İstedikleri ek katkının muharip güç mü olduğunun sorulması üzerine de Jeffrey, "Zaten Afganistan'daki her asker muharip güçtür, çünkü hepsi silah taşımak zorundadır ve olası bir Taliban saldırısına açıktır" dedi.

Büyükelçi Jeffrey, görev tanımı konusunda herkesten "esneklik" beklediklerini belirterek, Türk birliklerinin Afganistan'daki misyonunun da aslında oradaki varlıkları, bölgeyi kontrol etmeleri ve askeri operasyonları nedeniyle halkın korunmasını amaçladığını ve bu misyonu geliştirmek istediklerini belirtti.

El Kaide'ye karşı Türkiye

Büyükelçi Jeffrey, beklenti içinde oldukları bir başka konunun da Türkiye'nin de içinde bulunduğu bazı müttefiklerin sıcak çatışmaya girmeme sınırlamalarının kaldırılması olduğunu söyledi.

Jeffrey, Obama'nın stratejisinin üçüncü ayağını Pakistan'dan Taliban ve El Kaide'nin temizlenmesinin oluşturduğunu ve bu konuda da Türkiye ile daha yakın bir işbirliği amaçladıklarını bildirdi.

Türkiye'nin F-16'ların kullanımı ve istihbarat paylaşımı konusunda çok iyi düzeyde olduğunu söyleyen Jeffrey, bu çerçevede Pakistan ile ilişkilerde de bu tecrübelerini kullanabileceğini, bölge halklarıyla olan iyi ilişkilerinin ve benzerliklerinin de önemli olduğunu ifade etti.

Jeffrey, ek birlik konusunun iki ülke arasında potansiyel bir sorun kaynağı gibi görülmesini istemediklerinin altını çizerek, aynı kişiler arası ilişkilerde olduğu gibi devletler arası ilişkilerde de zaman zaman iniş ve çıkışlar ya da iyi ya da kötü anlar olabileceğini ve bunun da normal olduğunu anlattı.

Jeffrey, bu konunun bazıları tarafından "ABD Türkiye'ye baskı yapıyor, Türkiye reddediyor" gibi algılanmasından duyduğu rahatsızlığı da dile getirdi.

Somut olarak ne istiyorlar?

Jeffrey, müttefiklerden somut olarak ne beklediklerinin sorulması üzerine, "Müttefiklerden beklediğimiz; ek birlik sağlamak, özellikle halkın korunmasını sağlayıcı ek roller almaları. Askeri birlikler halkın korunmasına odaklanmak zorunda. Bu çok önemli bir misyon ve talebimizin ana unsuru da bu. Dolayısıyla belli rakamlar telaffuz ediyoruz, ancak bunu kamuoyuna açıklamadık. Çünkü bu rakamlar görüşmelerde ele alınıyor. Her ülkenin kendine has özel bir durumu var" dedi.

Büyükelçi Jeffrey, bu rakamların Türk yetkililerle görüşmelerde gündeme gelip gelmediğinin sorulmasına karşılık da, olumlu yanıt vererek, "Türklerle de bu konuyu birçok düzeyde, çok çok üst düzeylerde, gerek Ankara, gerekse Washington'da görüşüyoruz" dedi.

Sayıyı açıklamadı

Jeffrey, gazetecilerin ısrarlarına rağmen Türkiye'den istenilen ek asker sayısını açıklamadı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyareti sırasında bu konunun gündeme gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine Jeffrey, "Tabii neleri görüşecekleri onların kararı, buna bir şey diyemem. Ancak Obama'ya gündeme getirmesi için tavsiye edilen listede bu konu da yer alıyor" dedi.

James Jeffrey, Afganistan'a ek birlik gönderilmesi konusunun Türk yetkililerle "müzakere edilmesi" hakkındaki bir soruya karşılık, bu ifadenin çok resmi olduğunu, kendisinin "görüşmeler" terimini tercih ettiğini belirterek, "Türkiye ve ABD, Pakistan ve Afganistan'da herhangi iki ülkenin olabileceği kadar yakın bir işbirliği içinde. Bizim istediğimiz bunu geliştirmek, askeri, sivil ve Pakistan açısından. Bu üç alanda da Türkiye ile yakın çalışıyoruz" dedi.

İki ülkenin bazı konularda olduğu gibi bu konuda da görüş farklılıkları içinde olabileceğini ve bunun da normal olduğunu söyleyen Jeffrey, önemli olan hususun şimdiye kadar Türkiye ile Pakistan ve Afganistan konusunda yürütülen işbirliğinin verimli olması olduğunu kaydetti.

"Durum kötüye gidiyor"

Jeffrey, müttefiklerden bekledikleri ek katkının mümkün olan en kısa zamanda gerçekleşmesi gerektiğini, çünkü Afganistan'daki durumun giderek kötüye gittiğini belirtti.

Jeffrey, "Müttefiklerimizden mümkün olan en kısa sürede karar bekliyoruz. Bizim tutumumuz hep bu oldu. Tabii ki her ülkenin kendi kurumlarıyla belki parlamentolarıyla danışmalarda bulunması gerektiğini anlıyoruz. Sonra belki para bulmaları, gönderilecek birlikleri belirlemek ve onları eğitmeleri gerekecek. Dolayısıyla özel bir zaman dilimi yok, ancak ne kadar erken olursa o kadar iyi. Çünkü Obama'nın da dediği gibi mevcut durum artık kabul edilebilir ve sürdürülebilir değil" dedi.

İran'ın rolü

Büyükelçi Jeffrey, Afganistan konusunda İran'ın rolü ile ilgili soruya karşılık olarak da, İran'ın bazen yardımcı olduğunu, bazen de yardımcı olmayan roller oynadığını belirterek, ABD olarak İran'ın bölge güvenliği için yapıcı bir rol oynamasını her zaman desteklediklerini kaydetti.

Afganistan'da görev yapan ülkeler

ABD Başkanı Barack Obama'nın 43 ülkeden askerlerin görev yaptığı Afganistan'a 30 bin Amerikan askeri daha gönderme kararıyla bu ülkedeki yabancı askerlerin sayısı 143 bine çıkacak. Afganistan'da görev yapan uluslararası güce katkı sağlayan başlıca ülkeler şunlar:

ABD: 34.800
İngiltere: 9.000 (Başbakan Gordon Brown, 500 takviye asker göndereceğini teyit etti)
Almanya: 4.500
Fransa: 3.750 ve 150 civarında jandarma
Kanada: 2.830
İtalya: 2.795
Hollanda: 2.160
Polonya: 1.910
Avustralya: 1.350
İspanya: 1.000
Romanya: 990
Türkiye: 720
Danimarka: 690

Katkı sağlayan diğer ülkeler:

Belçika (530), Norveç (480), Çek Cumhuriyeti (480), Bulgaristan (460), İsveç (430), Macaristan (360), Yeni Zelanda (300), Hırvatistan (290), Arnavutluk (250), Litvanya (250), Slovakya (245), Letonya (175), Finlandiya (165), Makedonya (165), Estonya (150), Yunanistan (145), Portekiz (145), Slovenya (130), Azerbaycan (90), Birleşik Arap Emirlikleri (25), Bosna-Hersek (10), Ukrayna (10), Singapur (9), İrlanda (7), Lüksemburg (8), Ürdün (7), Avusturya (4), İzlanda (2) ve Gürcistan (1). 2001'den beri Afganistan'da ölen yabancı askerlerin sayısı, 929'u Amerikalı olmak üzere 1.532. Ölenlerden 236 Britanyalı ve 133'ü Kanadalı.

ABD bu yıl 300. askerini kaybetti

Bu arada, Afganistan'da dün bir Amerikan askerinin hayatını kaybetmesiyle ABD'nin bu yıl bu ülkede kaybettiği asker sayısı 300'e ulaştı. Afganistan'da yıl içinde ölen yabancı asker sayısının ise 300'ü Amerikalı olmak üzere toplam 486 olduğu kaydedildi.

ABD Başkanı Barack Obama, açıkladığı yeni Afganistan stratejisi kapsamında bu ülkeye 30 bin takviye Amerikan askeri yollayacağını, NATO ülkelerinin de katkıda bulunacağından "emin olduğunu" söylemişti. Çekilme işlemi ise 2011 Temmuz'dan itibaren başlayacak.