Genişleyen Avrupa Birliği'nin işleyişini kolaylaştırmayı amaçlayan yeni anayasası Lizbon Anlaşması bu gece yarısı yürürlüğe giriyor.

Türkiye'nin katılım müzakerelerinin ilerleyişinde herhangi bir yenilik getirmeyen anayasa, yeni üyelerin AB'ye katılımına imkan verdiği için genişleme politikasının devamı açısından önem taşıyor.

Yılda en az 4 kez toplanan AB zirvelerini yönetecek AB Konseyi Başkanının görev süresini 2,5 yılla ve AB dışişleri bakanları toplantılarına başkanlık edecek AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisinin (AB Dışişleri Bakanı) görev süresini 5 yılla sınırlayan Lizbon Anlaşması'yla ABD Dışişleri Bakanlığı döneminde Brüksel'de "kiminle konuşması gerektiğini bilmeyen" Henry Kissinger'ın ve dünyanın diğer önemli başkentlerin AB hakkındaki kafa karışıklığı giderilmeye çalışılacak.

AB'nin 19 Kasımdaki zirvede her iki koltuğa düşük profilli isimleri ataması Lizbon Anlaşması'yla hedeflenen Brüksel'in güçlendirilmesi ve AB entegrasyonunun hızlandırılması hedefleriyle çelişiyor.

Lizbon Anlaşması'yla AB'de karar alma sürecini kolaylaştırmak için getirilen ''ikili çoğunluk sistemi'' olarak adlandırılan nitelikli oylama yöntemi, karar alınabilmesi için ülke sayısı dikkate alındığında yüzde 55 ve ülke nüfusları dikkate alındığında yüzde 65 destek bulunmasını gerekli kılıyor. 2014 yılına ertelenen ikili çoğunluk sisteminin uygulanmasından herhangi bir oylamada herhangi bir üye ülkenin isteğiyle 31 Mart 2017 tarihine dek vazgeçilebilecek.

İkili çoğunluk sisteminin geçerli olmayacağı dış politika, AB bütçesi ve vergi gibi konularda karar alınabilmesi için üye ülkelerin oy birliği gerekecek.

AA