Türkiye'den liman ve havalimanlarını kullanan herkesin biyometrik bilgilerini ABD'yle paylaşmasını isteyen FBI aşkanı Mueller, ret cevabı aldı.

Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Başkanı Robert Mueller, Türkiye’den liman ve havalimanlarını kullanan herkesin kişisel kimlik bilgilerini ‘biyometrik takip’ amacıyla toplayıp, ABD ile paylaşmasını istedi. Mueller bu şekilde, Türkiye’den seyahat eden teröristleri takip edebileceklerini gerekçe gösterirken Türkiye, hem bu talebi reddetti.

Mueller, dün yoğun güvenlik önlemleri altında özel uçakla Ankara’ya geldi. Mueller, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal ile de görüştü. ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada, Mueller’in terörle mücadelede ABD ile Türkiye arasında süregelen önemli işbirliğini ve kanunların uygulanmasına ilişkin konuları ele almak üzere Ankara’da bulunduğu ifade edildi. Açıklamada, Türkiye, terörle küresel mücadelede önemli ortaklarımızdandır ve Türkiye’nin PKK terör örgütüne karşı çabalarını güçlü bir şekilde desteklemekteyiz. FBI ve Emniyet Genel Müdürlüğü, terör ve uluslarüstü örgütlü suçlarla mücadele konusunda uzun bir ortak çalışma geçmişine sahiptirler. Terör ve suçlulara karşı ortak mücadelemizde daha yakın ve daha etkili işbirliği için görüş alışverişinde bulunmayı istiyoruz” denildi.

Ankara’da da bir temsilciliği olan FBI’ın başkanı Mueller’in 2005’teki Ankara ziyaretinin ardından FBI ile Türkiye’deki güvenlik kuruluşlarının işbirliğini artıracak adımlar atılmıştı. Üst düzey yetkililerin Radikal’e verdiği bilgiye göre, Mueller dünkü ziyaretinde Türkiye’den ‘biyometrik veri paylaşımı’ talep etti. Mueller’in bu talebi, Türkiye’de ve Türkiye üzerinden seyahat eden yolcuların biyometrik verilerinin toplanarak ABD ile paylaşılmasını içeriyor. Mueller, Türkiye’den başta ‘terör zanlıları’ olmak üzere liman ve havalimanlarını, hava, deniz ve demiryollarını kullanan bütün ‘şüpheli’ yolcuların nereye, ne zaman, ne için gittiği gibi bilgilerin takip edilmesini isterken, söz konusu takibin biyometrik verilerle yapılmasını da istedi.

Türk tarafı, Mueller’in bu talebini geri çevirdi. Türkiye’deki mevzuatın, Türkiye’nin uyum sağlamaya çalıştığı AB müktesabatı dahil, taraf olduğu uluslararası anlaşmaların bu tür veri toplama yöntemine uygun olmadığı anlatılan Mueller’e “Sırf şüphe üzerine insanların kişisel bilgilerini de başka ülkelerle paylaşmamız mümkün değil” denildi. Mueller böylece eli boş döndü.

Biyometrik veri nedir?

Biyometrik, kendine özgü fiziksel veya biyolojik niteliklerine dayalı olarak insanların kimliğini tespit için dijital teknolojiden faydalanma bilimi olarak biliniyor. 11 Eylül saldırıların ardından ABD’nin öncülük ettiği ülkeler, ‘parmak izi’, ‘Ses’, ‘Yüz’ ve ‘Retina/İris’ gibi her insanda ayrı özellikler taşıyan fiziksel verileri elektronik tabanlı ortamlarda toplayıp sınıflandırmaya başlamıştı. Özel yazılımlar, spontane alınan biyometrik veriyi, hızlı bir şekilde veri tabanındaki verilerle karşılaştırıp, şüphelilerin kimlik tespitinde kullanılmaya başlanmıştı. Henüz Türkiye’de ve dünyanın çoğu noktasında bulunmayan özel cihaz ve yazılımlar gerektiren bu yöntem kesin sonuçlar elde edilmesini sağladığı için de güvenlik sektörünün yeni iş sahası olmuş durumda.

FBI Başkanı’nın Ankara temaslarında ele alınan diğer önemli konu da PKK ile mücadele oldu. Üst düzey kaynaklar, bir süredir ABD ile terörizme karşı mücadelede gelişen işbirliğinin karşılıklı temasların da artmasını sağladığına dikkat çekerek bundan duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

Kaynaklar, Irak’taki PKK ile mücadelede istihbarat paylaşımının işe yaradığını, daha ileri mücadele yönetemleri için ise Başbakan Tayyip Erdoğan’ın 7 Aralık’ta ABD Başkanı Barack Obama ile Washington’da yapacağı görüşme sonrasının beklenmesi gerektiğini söylediler.