Çin ziyaretini sürdüren ABD Başkanı Barack Obama, Çin Cumhurbaşkanı Hu Jintao ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, insan haklarının evrensel odluğunu söyledi.

8 günlük Asya ziyaretinin en önemli ayağı olan Çin ziyaretine sıcak mesajlar vererek başlayan Obama, davetlisi olarak geldiği Hu tarafından Pekin'deki Büyük Halk Toplantı Sarayı'nda bu sabah askeri törenle karşılandı. Daha sonra heyetler arası görüşmeye geçildi. İki saati aşkın süren görüşmede iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve önemli sorunlar üzerinde fikir alışverişinde bulunuldu. İki lider daha sonra yerli ve yabancı basının karşısına geçti.

Soru kabul edilmeyen basın toplantısında Hu Jintao, iki ülkenin farklı koşullara sahip olduğunu vurgulayarak, ''İki ülke arasında bazı fikir ayrılıkları bulunması çok doğaldır. Önemli ve gerekli olan karşı tarafın temel çıkarlarına saygı ve hassasiyetlerine dikkat etmek.'' diye konuştu. İki tarafın birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyma şeklindeki temel ilkeleri teyit ettiğini ve kaydeden Hu, "Eşitlik, karşılıklı saygı ve birbirinin iç işlerine karışmama ilkeleri temelinde insan hakları ve din konularındaki anlayışı artırmak ve farklılıkları azaltmak için diyaloğu sürdüreceğiz." dedi.

Hu, Obama'nın 'tek Çin' politikasını destekleyeceğini, iki ülke arasında daha önceleri imzalanan 'Üç Ortak Bildiri'ye sadık kalacağını, Tayvan sorununda Çin'in egemenlik hakkına ve toprak bütünlüğüne saygı göstereceğini söylemesinden büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Hu, Obama ile görüşmesinde makroekonomi ve finans politikaları konusunda diyaloğu artırma ve işbirliğini genişletmede mutabık kaldıklarını belirtti. Hu, ABD ile aralarındaki ekonomik ve ticari sorunları, ticari ilişkilerin sağlıklı gelişmesinde ısrar ederek, eşit istişare yoluyla uygun şekilde çözmeye çalışacaklarını vurguladı.

Tibet'i Çin Halk Cumhuriyeti'nin bir parçası olarak tanıdıklarını yineleyen Obama ise Çin hükümeti ile Dalay Lama'nın temsilcileri arasında sorunların bir an önce çözülmesi için diyaloğu desteklediklerini kaydetti. Obama, Çin'deki insan hakları konusuna da değinerek, insan haklarının evrensel olduğunu ve ifade ve din özgürlüğünden herkesin yararlanması gerektiği üzerinde durdu.

ÇİN'DEN ABD'YE: KORUMACILIĞA SON VERİN

ABD'ye ticari korumacılığa karşı son vermesi çağrısında bulunan Hu, mevcut koşullarda iki ülkenin her türlü ticari korumacılığa karşı çıkmaya ihtiyacı olduğunu vurguladı.

ABD'nin bazı Çin mallarına sınırlama getirmesinden rahatsızlık duyan Pekin yönetimi, Washington'u ekonomik korumacılık yapmakla eleştiriyor ve bunun ticari ilişkileri baltaladığını ileri sürüyor. ABD ise Çin'in para biriminin değerini bilinçli olarak düşük tutmasının ABD'nin bu ülkeye karşı verdiği ticari açığın önemli sebeplerinden gösteriyor.

ABD Çin'in Avrupa Birliği'nin ardından ikinci en büyük ticaret ortağı konumunda bulunuyor. Geçen yıl ABD'nin Çin'e olan ticaret açığı 268 milyar dolardı ve bu rakam ABD'nin ticaret açığının yüzde 33'üne denek geliyor.

Başkan Obama, Hu ile Pittsburg'daki G-20 zirvesinde verilen taahhüdü sürdürme ve daha dengeli ekonomik gelişme stratejisinde ısrar etme konusunda anlayış birliği içinde olduklarını söyledi. Bu stratejiyi de ABD'nin daha fazla tasarruf etmesi, daha az harcaması ve uzun vadeli borçlarını azaltması, Çin'in de ekonomisini yeniden dengelemek için politikalarında geniş çaplı düzenlemeler yapması ve iç talebi canlandırması olarak tanımlayan Obama, Çin'in geçmişteki açıklamalarında zamanla döviz kurlarını piyasaya göre belirleyeceklerini ifade etmelerinden memnuniyet duyduğunu bildirdi. Obama, ülkesinin resesyondan çıkmasında Çin'in katkılarının çok önemli olduğunun altını çizdi.

İki lider de işbirliğini geliştirme konusunda mutabık kaldıklarını ancak bazı konularda fikir ayrılıklarının sürdüğünü dile getirdi.

Bu arada Obama, Hu Jintao'yu önümüzdeki yıl ABD'ye davet ederken, Hu da bu daveti memnuniyetle kabul ettiğini açıkladı.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE TEMİZ ENERJİ KONUSUNDA YENİ ADIMLAR ATILACAK

ABD Başkanı Obama, iki tarafın iklim değişikliği alanında yeni adımlar atma konusunda anlaştıklarını da dile getirdi. Bu konuda ortak temiz enerji merkezi kuracaklarını ve enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve kömür, elektrikli taşıtlar ile doğal gazın daha temiz kullanımı konusunda anlaşmaya vardıklarını bildiren Obama, iki tarafın da gelecek ay Kopenhag'da yapılacak iklim değişikliği konulu zirvede bir anlaşmaya varılmasını ve bu anlaşmanın acil işlevselliği bulunmasını istediğini ifade etti. Obama, dünyanın en büyük enerji üreticisi ve tüketicisi iki ülkenin bu zirvede kilit rol oynayacağını da kaydetti.

İRAN VE KUZEY KORE NÜKLEER SORUNLARI

İran'ın nükleer programının barışçıl ve şeffaf olduğunu ispat etmemesi durumunda, bunun sonuçları olacağına dikkati çeken Obama, ABD ve Çin'in İran'ın nükleer silaha sahip olması durumunda birlikte hareket edeceğini ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinin böyle bir olasılığa karşı ortak tutum alacağını söyledi.

Obama, Hu ile nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve Kuzey Kore'nin nükleer programından vazgeçmesinin sağlanması konusunda ortak hedefleri paylaştıklarını ve Kore Yarımadası'nın nükleer silahlardan arındırılması için Pekin'de defalarca yapılan ancak sık sık kesintiye uğrayan ''Altılı Görüşmeler''in yeninden başlaması için aynı fikirde olduklarını kaydetti. Obama ayrıca Kuzey Kore'nin uluslararası topluma katılma ve tecrit olmak arasında seçim yapması gerektiğine de dikkat çekerek, Pyongyang yönetiminin bu konudaki dış talepleri yerine getirmesi durumunda, Kuzey Kore halkının yarar göreceğini belirtti.

İki lider ayrıca üst düzey temasların korunarak, diyalog ve istişarelerin sürdürülmesinin Çin-ABD ilişkileri için son derece önemli olduğunu ifade etti.

OBAMA ÇİN'İN GELİŞMESİNDEN MEMNUN

Obama, iki ülke arasında aktif, işbirliğine dayalı ve kapsamlı ilişkileri geliştirmeyi sürdüreceklerini ifade ederek, ziyaretin karşılıklı temas ve anlayışı arttırmasını umduğunu ve ABD'nin uluslararası arenada çok büyük rol oynayan Çin'in gelişmesinden memnuniyet duyduğunu belirtti.

Çin basınındaki haberlerde, Çin'in Obama'nın bu ziyaretiyle birlikte, aktif işbirliğine dayalı ve kapsamlı Çin-ABD ortaklık ilişkilerinde 21. yüzyıla uygun olarak yeni bir yön çizilmesinin ve ayrıca ikili ilişkiler ve işbirliğini daha da zenginleştirecek stratejik amaçlar saptanmasının beklendiği belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Ticaret Bakanı Gary Locke'ın da eşlik ettiği Obama, yarın Çin Seddi'ni gezdikten sonra aynı gün Güney Kore'ye gidecek. Obama, Asya gezisi kapsamında önce Japonya'ya gitmiş, sonrasında da Singapur'da yapılan Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği Forumu'na katılmıştı.

(CİHAN)