Müslüman olan Abdi Akgün, 2000 Ağustos'unda Deniz Kuvvetlerine katılarak ülkesi için hizmet etmek istedi. Bir Müslüman olarak, 11 Eylül saldırıları Akgün'ün terörizme karşı savaşma azmini katladı.

 

Ancak 2 yıl sonra, Akgün 26. Birlik'le Irak'a yerleştirildi. Müslümanlarla karşı karşıya gelme düşüncesi Akgün'ü kaygılandırdı ve korkuttu. Masum sivilleri öldürme düşüncesiyle günlerce endişe içinde kıvrandı.

Şimdi New York Lindenhurst'ta yaşayan 28 yaşındaki Akgün, "Oradaki bir nevi iç savaş gibi. Kardeş kardeşi öldürüyor. İnancımı kirletmek istemiyorum. Müslüman kardeşlerimi de ülkemin bayrağını da lekelemek istemiyorum," diyerek tek kurşun atmadan Irak'tan döndü.

ABD ordusunda binlerce Müslüman asker bulunuyor. Fakat, 11 Eylül saldırılarından ve ABD'nin iki Müslüman ülkede batağa saplanmasından sonra, Müslüman Amerikalı askerler daha gerekli ve öncekine göre daha karmaşık bir olgu olarak ortaya çıktı.

Perşembe günkü Fort Hood saldırısının ardından, pek çok Müslüman asker ve komutan, ordu ve onun Müslüman görevlileri arasındaki ilişkinin gerginleşeceği korkusu taşıyor.

ABD Genelkurmay Başkanı General George W. Casey Jr., orduda Müslümanlara karşı bir ters tepki olmasından endişelendiğini ve ordunun bu kadın ve erkeklere güvendiğini söyledi.

General Casey, "Farklılıklarımız, sadece ordu içinde değil, ülkemiz için bir güçtür. Fort Hood'taki trajedi kadar kötü olan şey bu farklılığımızın bir felakete dönüşmesidir," diye konuştu.

Katliamı yapan Nidal Malik Hasan'ın gerekçesi hala net değil.

Müslüman toplumun liderleri, saldırıyı ve saldırganı kınayan açıklamalar yaparken, bazıları ise saldırıyla ilgili sorumluluğu neden Müslüman toplumun aldığını sorguluyor. Aynı düşünceyi Senatör Lindsey Graham da paylaşıyor, "Adam Müslüman olsa bile, bu saldırı dinle alakalı değil." diyerek Müslümanlara destek oluyor.

Turkishny.com/Gülten Sarı