Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ortadoğu'yu kan gölüne çeviren terör belasına karşı birlik formülü önerdi.

Başbakan Erdoğan, Tahran'da Türk-İran İş Forumu toplantısında yaptığı konuşmada, Mevlana, Ömer Hayyam, Muhammed Hüseyin Şehriyar, şiirlerini hangi dillerini yazmış olursa olsunlar, iki ülkeye hitap ettiklerini ifade ederek, "Zor bir coğrafyada bulunuyoruz, farkındayım. Ama siyasi liderlere düşen zoru kolay kılmaktır. Zorun karşısında pes etmek mağlup olmak siyasetçiye yakışmaz, yaraşmaz. Hep söylerim. Ekonomi risktir. Siyaset risktir. Ama şunu bilelim ki hayat risktir. Öyleyse Ortadoğu gibi Kafkasya gibi sorun alanlarının yanı başında yer aldığımızı unutmayalım. Bu sorunlara rağmen Türkiye ve İran olarak bölgede bir barış unsuru olarak varlıklarımızı sürdürüyoruz. Açıkçası tüm bir bölgenin de ülkelerimiz gibi refaha huzura, istikrara kavuşması için birlikte yapabileceğimiz girişimler olduğuna inanıyorum." dedi.

Başbakan Erdoğan Filistin, Lübnan, Ürdün, Suriye, İran, Türkiye, Afganistan gibi bölgeleri ihmal edemeyeceklerinin altını çizerek, "Terör meselesinden İran da Suriye de Afganistan da Pakistan da etkileniyor. Pakistan'da bizzat durumu gördük yaşadık. Liderlerle görüşmelerimiz oldu. Bu konuştuklarımızı aynen onlar da paylaşıyor ve bölgenin bu huzuru için çare biziz, başkaları değil. El ele vereceğiz, bir olacağız, beraber olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Aynı şekilde Kafkasya'daki barış çabaları İran'ı da ilgilendiriyor. Bölgesel meselelerin çözümü, bu bölgenin dışından gelecek güçlerle çözülmez, çözülemedi. Bu meselenin bölge ülkelerle çözülmesi, bölge ülkelerinin işbirliğiyle çözülmesi gerekiyor." diye konuştu.

Erdoğan, AK Parti'nin 7 yıllık iktidarı döneminde komşularıyla sıfır problem ve barış politikası izleğine işaret ederek, iki ülkenin ortak değerleri olduğunu ve sürekli kaynaşma içinde olunduğunu vurguladı.

İki ülke arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 10 milyar olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu yıl kriz nedeniyle biraz düşüş bekleniyor. Sayın başbakan dedi ki; neden 20 milyar dolar olmasın. Ne güzel. Hani bizim güzel bir sözümüz var ya. Gökten ne yağarda yer kabul etmez." diye konuştu. Erdoğan, 2002 yılında göreve geldiklerinde İran'a Türkiye'nin ihracatının 334 milyon dolar seviyesinde olduğunu, 6 senede bunu 6 kat artırdıklarını ve 2008 sonunda 2 milyar dolara ulaştığını vurguladı.

Gelişmelerin iki ülkeyi farklı konuma getirebileceğine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi: "Bu işler büyümeye başlayınca kartopu gibi büyür. Çığ olur ve önünde durulmaz. Sağda solda aranmaya gerek yok. İnanıyorum ki birbirimizde aradığımız her şey var. Menfaatimiz ne ise onu yapacağız. Bize sorduklarında menfaatimiz bu yöndeydi diyeceğiz."

Erdoğan, gümrükte bazı olumsuz uygulamaların olduğunu hatırlatarak, "Vergiler çok yüksek. Bunları da düzeltmemiz lazım. Masaya oturacağız. Hepsini yazılı olarak akde bağlayacağız. Sözlü değil her şeyimiz yazılı olacak. İran ve Türkiye arasında düzenli istişareler yapılması çok önemli. İkili ticarette daha dengeli bir büyüme yakalayabiliriz." dedi.

Erdoğan, Türkiye'nin İran'ın Batı'ya açılan kapısı, İran'ında Türkiye'nin Asya'ya açılan önemli bir kapısı olduğuna işaret ederek, "Ekonomimizin birbirimizi tamamlayıcı olduğunu unutmayalım." ifadelerini kullandı.

İki ülkenin birçok ortak değerinin bulunduğunu vurgulayan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bu kadar yakın mesafedeyken niçin biz farklı yerlerde bir arayışın içine giriyoruz ki? Bizim ortak değerlerimiz var. Tarihten gelen aynı medeniyetin kültürün mensubu olarak paylaştığımız değerler var. Bu önemli bir ortak paydayı oluşturuyor. Bu topraklarda asırlardır yüz yüze bakan, mal alışverişi yapan Türk ve İranlı tüccarlar adeta kardeş gibi olmuşlardır. Çarşılarımız ve pazarlarımız kaynaşma içindedir. Birbirlerini bu kadar iyi tanıyan iki ülkenin ekonomik ilişkilerinin gelişmesi bölgemizin istikrarına önemli oranda katkı sağlayacaktır."

Erdoğan, Türkiye olarak, ekonomide yüklenici olarak bulunmayı düşünmediklerini belirterek, şunları söyledi: "Biz tamamen alanı işadamlarımıza yatırımcılarımıza bıraktık. Bu işadamının işi. Biz ufuk veririz. Engeller varsa bunları kaldırırız ve inşallah şöyle bir 3-5 yıl içerisinde 30 milyar dolarlık bir hedefi gerçekleştirmek inanıyorum ki Türkiye ile İran'ı çok farklı noktalara getirecektir."

Ekonomide korumacılığın bırakılmasını isteyen Erdoğan, "Açalım rekabete. Bu hem kaliteyi hem yarışı getirir. Ticaret yarış, rekabettir. Tekelci mantık artık ticarette yok." diye konuştu.

(CİHAN)