Herşey doktorların Lisa Strong'a yanlış teşhis koymasıyla başladı. Bu teşhis, yanlış tedaviye, yanlış tedavi de Lisa'nın iki kolu ve bacağını kaybetmesine neden oldu.

Buna karşın yanlış tedavi uygulayan doktor suçlu bulunmadı. Aile de boş durmadı ve yeni bir dava açtı.

Şimdi Lisa'nın 2 küçük çocuğu onun bakımını yapıyor. Hatta ev ve yemek işleri de çocukların üzerinde. Bir nevi çocukları, Lisa'nın anne-babası olmuş durumda.

Her sabah Lisa'nın 10 yaşındaki oğlu, annesinin takma kol ve bacaklarını annesinin vücuduna takma işini yapıyor. Ardından da annesinin pantalonunu giydiriyor.

11 yaşındaki kızı Chloe Strong ise her sabah annesinin saçlarını tarıyor, dudaklarına rujunu sürüyor ve annesini temizliyor.

Chloe, "Yemek pişiriyorum, temizlik yapıyorum... Annemin saçlarını tarıyorum. Küçükken anlamıyordum ama şimdi durumun tamamen farkındayım," diye konuşuyor.

Annesi kol ve bacaklarını kaybettiğinde Chloe henüz bir kreş çocuğuydu. Anne ise böbrek taşının neden olduğu komplikasyonlar nedeniyle uzuvlarını kaybetmişti.

Anne Strong, "Çocuklarının insanının bakımını yapması... Bazen kendimi bir ucube gibi hissediyorum. Frankenstein olmamaya çalışıyorum. Ya çocuklarım benden utansaydı." diyerek zorlu hayatını özetliyor.

6 yıl önce, Fort Lauderdale'de Memorial Hastanesi'ne giden Lisa, hemşireye böbrek taşı sorunu olduğunu düşündüğünü söyledi. Ancak doktorlar arasındaki kötü iletişim ve farklı teşhisler onun böbrek taşı tedavisi görmeden hastaneden gönderilmesine neden oldu.

Bu da Lisa'da, nadir görülen bir iltihaplanmaya neden oldu ve vücudunun bazı bölümleri morarmaya başladı. Önce parmakları ardından da el ve kolları siyahlaştı. Ayakları mor ve maviye dönüştü. Ne olduğunu anlayamıyordu. Ardından da doktorlar ona el ve kollarının kesilmesi gerektiğini söyledi. Ve aile çaresiz bunu kabul etti. O günden bu yana protez kol ve bacaklarla yaşayan Lisa, çocuklarının da yardımıyla hayata tutunuyor.

Turkishny.com / Gülten Sarı