Türkiye ve Ermenistan'ın, 10 Ekim'de Zürih'te attığı tarihi adımın yankıları başta Ermeni diasporası olmak üzere dünyada devam ediyor.

İki ülkenin yakınlaşması ve imzaladıkları protokollerin içeriği Türkiye'deki muhalefetten daha çok diaspora Ermenilerini rahatsız etti. Zira iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler, soykırım ön şartı kabul edilmeden başladı. Ayrıca, imzalanan protokoller bir tarih alt komisyonu kurulmasını ve sınırların bugünkü haliyle tanınmasını öngörüyor.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Paris'i ziyaretinden önce, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan Fransa'daydı. Diaspora temsilcileriyle görüşen Sarkisyan, Türkiye ile başlatılan protokol sürecini ve politikasını izah etti. İmzalar atılmadan önce Sarkisyan ve yönetimini hainlikle suçlayanların büyük bir bölümü bu ziyaretin ardından tepkilerini yumuşattı.

"SARKİSYAN BENİ İKNA ETTİ"

Fransa Ermenilerinin en önemli yayın kuruluşlarından 'Nouvelles d'Armenie' dergisinin genel yayın yönetmeni Ara Toranyan, diasporanın protokollere bakışını Cihan'a değerlendirdi. Diasporada hâlâ çok sayıda insanın sürece şüpheli yaklaştığını söyleyen Toranyan, "Gelişmeleri Türkiye'nin taktiksel bir hareketi olarak görenler var. Ama Sarkisyan beni ikna etti. Bu süreci destekliyorum." şeklinde konuştu.

Sarkisyan'ın Paris ziyaretinde kendisini ikna ettiğini belirten Ara Toranyan, diasporanın soykırım ön şartında ısrarcı olmasına rağmen, Ermeni hükümetinin ikili ilişkileri kurma siyasetini anlayışla karşıladığını ifade etti. "Sarkisyan'ı bugün hainlikle suçlayan yarın haksız çıkabilir. Gelişmeleri Türk Devleti'nin taktiksel bir hareketi olarak görenler var. ABD'ye ve Avrupa Birliği'ne karşı, 'Bakın Ermenilerle aramız iyi. Bizi soykırım konusunda sıkıştırmayın. Ermenilerle görüşme halindeyiz'. demek için bu adımları atıyorlar, diyenler var. " dedi.

"TÜRKİYE 90 YILDIR HİÇBİR ADIM ATMADI"

Toranyan, "Sarkisyan beni ikna etti. Çok sayıda insan ikna olmadı çünkü, Ermenistan'ın kandırılacağını düşünüyorlar. Ermenistan'ın Türkiye gibi güçlü bir diplomatik deneyimi yok. Ermenistan'ın bu noktaya Rusya, ABD gibi büyük güçlerin etkisiyle geldiği fikrindeler. Türkiye 90 yıldır hiçbir adım atmadı. İnkarcı politikasına devam ediyor. Talat Paşa'nın hâlâ prestijli bir statüsü var. Caddelere ismi veriliyor. Bu yüzden pek çok Ermeni'ye bu el sıkışma acı bir tat veriyor. Ancak, bir çözüm bulmak zorundayız. Ben, alttan alıp her şeye rağmen ilerleme görüşündeyim ve bu süreci destekliyorum." şeklinde konuştu.

"SOYKIRIMIN TANINMASI İÇİN ISRARCI OLACAĞIZ"

İkili ilişkiler kurulmaya başlasa da soykırımın tanınması için ısrarcı olacaklarını vurgulayan Toranyan, "Diasporada genel görüş Türkiye ve Türk hükümeti Ermeni soykırımı konusunda inkarcı politikasını değiştirmediği sürece sağlam ilişkiler kurulamayacağı yönünde. Diasporanın sorduğu soru "Ermeni halkını yok eden ve düşman politikalarını devam ettiren bir devletle nasıl bir gelecek inşa edebiliriz?". Soykırımın gerçekliği konusunda şüphe yok. Diasporada hepimiz soykırımda hayatını kaybeden veya hayatta kalıp tüm varlığını kaybeden insanların çocuklarıyız. İnkarcılıkta ısrar etmek soykırım suçuna ortak olmak demektir." dedi.

"AĞRI DAĞI BİZİM İÇİN KUTSAL,TÜRKİYE BU KONUDA JEST YAPMALI"

Toranyan, protokollerde sınırların karşılıklı tanınmasının ardından Ermenilerin toprak talebinde bulunmasının ütopik olacağı görüşünde. Ancak Türkiye'nin Ermenilere karşı Ağrı Dağı gibi sembolik bir mekanı ortak kullanıma açarak jest yapabileceğini düşünüyor. Ara Toranyan sınırlarla ilgili "Bugüne kadar pek çok anlaşma yapıldı. Kars, Moskova, Sevr, Lozan… Protokoller çok açık. Her iki ülkenin toprak bütünlüğünü tanınıyor ve sınırları sabitleştiriyor. Bana göre ;Türkiye soykırımı tanımalı ve bir jest yapmalı. Sevr anlaşmasına geri dönmek tabi ki mümkün değil. Var olan sorunlara yenilerini eklemeye gerek yok. Fakat, birlikte düşünüp sembolik kararlar alınmalı. Paylaşım ve ortak kullanım gibi çözümler üretilmeli. İki ülke arasında nefret duvarına dönüşen bu sınırın uzlaşma yeri niteliğini kazanması gerekir. Ani harabeleri tarihî Ermenistan'ın başkentiydi. Ağrı Dağı mesela Ermeniler için kutsal bir dağ. Kutsal kitaplarda adı geçiyor. Her iki taraf için de güçlü bir sembol olabilir." şeklinde konuştu.

Kalıcı çözüm için protokollerin ötesine geçilmesini arzu ettiğini söyleyen Toranyan, "Protokoller yeterli değil. Sivil toplum nezdinde köprüler kurulması, diyalog alanları oluşturulması şart. Yüzyıllarca bir arada yaşadık. Herkes benim militan geçmişimi biliyor. Safça davranmıyorum, ama çözüm üretmeye çalışıyorum. Türkiye bugün G-20 üyesi, bölgesinde tartışılmaz bir siyasi güç. Olumsuz yanlarını görmeli ve kabul etmeli. Buna karşılık Ermenistan mucize eseri kurtulmuş, küçük ve ekonomik olarak izole edilmiş bir ülke. Ermeniler hiçbir şey yapmamalı demiyorum ama Ermenistan bugün talep eden taraf konumunda." dedi.

(CİHAN)