Türkiye ve Ermenistan önceki imzaladakları tarihi protokolle yeni bir sayfa açtılar.

İki ülke dışişleri bakanlarının imzalar atıldıktan sonra yapacakları açıklama ise Ermenistan'ın, protokolün Karabağ'la ilişkisini koparmak için metne koyduğu 'ön şartsız' ifadesi nedeniyle iptal edildi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun konuşmasında büyük ve onurlu milletlerin tarihsel gerçeklere ancak ortak adil hafızayla ulaşabileceğine yönelik sözleri dikkat çekti. İşte Ahmet Davutoğlu'nun Zürih'te yaşanan kriz üzerine yapmaktan vazgeçtiği konuşması:

Sayın Dışişleri Bakanı, Değerli Meslektaşlarım, Bayanlar ve Baylar… Türkiye ve Ermenistan olarak yeni bir ufka doğru yol almak için ilk adımı atmak üzere buradayız. Bu yol uzun bir yol. Bu yol zorluklarla dolu. Ancak bu yol çıkılmaya değer bir yoldur. Bu yolculuk ancak burada bulunan ortaklarımızla ve Kafkasların bütün halklarıyla el ele verilerek yapılabilir. Bir vizyonun, oluşması kayda değer zaman almış bulunan cesur bir adımın, sonunda olgunluğa erişmiş olduğunu gördüğüm için kendimi şanslı addediyorum. Hepimizi mutlu eden ve gurur duymamız gerken bir anı yaşıyoruz.

NEGATİF DÜŞÜNENLERİN YANILDIĞINI KANITLADIK

Birkaç yıl önce bu aşamaya hiçbir zaman ulaşamayacağımızı düşünenler vardı. Onların yanıldığını kanıtladık. Bugün Türkiye ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalizasyonu sürecinde kaydedilen önemli bir aşamayı kutluyoruz. Tarihi dönüm noktasında dünyanın her yerindeki Türk ve Ermenilere, uluslararası camiaya şu çağrıyı yapmak istiyorum.

HERKESİN YARARINA BİR DÜZEN MÜMKÜN

Artık bölgemizin istikrarını etkileyen sorunlarla yaşamaya devam etmeyelim. Çözülmemiş meseleler ve sürüp giden husumetler olmasın. Aramızdaki ikili sorunlar çözüme kavuşturulsun ve bölgemizdeki bütün ülkeler arasında uyum, uzlaşı ve barış hakim kılınsın. Herkesin yararına olacak yeni bir düzenin kurulmasına yardımcı olalım. Kafkasya'da kapsamlı bir normalizasyonu sağlayacak yeni bir birlikte yaşama, birlikte çalışma perspektifine ulaşalım. Bölgemizde refah istiyoruz. Komşularımızın refahı bizim de refahımızdır. Kafkasya İstikrar ve İşbirliği Platformunun tesisini teklif ederken de bu düşünceden yola çıktık. Kapsamlı barışa ulaşmak için bugün burada bulunanlar da dahil olmak üzere hepimize sorumluluklar düşmektedir.

EV SAHİBİ İSVİÇRE YAPICI ROL ÜSTLENDİ

Barışa ulaşmanın kolay olmadığını hepimiz biliyoruz. Zorlu şartlarda bu tür adımları ancak vizyon ve cesaret sahibi olanlar atabilir. Nitekim, Türkiye ve Ermenistan bu adımı atmışlardır.

Sevgili Dostlar… Ev sahibimiz İsviçre bu süreçte çok önemli ve yapıcı bir rolü maharetle üstlenmiştir. İsviçre diplomasisine değerli katkıları ve zarif misafirperverliği için Dışişleri Bakanı Sayın Micheline Calmy-Rey şahsında içten teşekkürlerimi ifade ediyorum. Bu törende hazır bulunan konuklara; Sevgili Meslektaşlarımız, Hillary, Sergey, Bernard, Samuel ve Javier'e de ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Katılımınız bu törenin büyük önemini ve anlamını ortaya koymaktadır.

ERMENİSTAN'LA ORTAK VİZYONA HAZIRIZ

Türkiye ve Ermenistan ile Türk ve Ermeni milletleri arasındaki ilişkilerin geleceği bakımından tarihi bir anı yaşıyoruz. Bugün attığımız imzalar iki ülke arasındaki ilişkilerin fiilen normalleşmesi yönünde bir ilk adımdır. Biz bu sürecin başarıyla sonuçlanacağına samimi olarak inanıyoruz. Türkiye, komşusu Ermenistan ile ortak bir gelecek vizyonu oluşturmaya hazırdır.

GÜNEY KAFKASYA'DA BARIŞA VESİLE OLSUN

Uzlaşıyı ve iyi komşuluk ilişkilerini hedefleyen ortak girişimimizin Güney Kafkasya'da yeni uzlaşılara vesile olmasını bekliyoruz. Belgeler; Türk ve Ermeni halklarının yeniden dostluk tesis etmeleri ve yeni nesillere müreffeh bir gelecek istikametinde birlikte yaşama anlayışı sunan çok önemli bir zemin oluşturmaktadır. Protokoller bizlere Türk ve Ermeni halklarının refahına hizmet etmek için birçok imkan sağlamaktadır. Türkiye, fırsatların en iyi şekilde kullanılması için Ermenistan ile birlikte çalışmaya hazırdır.

HAFIZA ÇATIŞMASI YERİNE ORTAK ADİL HAFIZA

Türk ve Ermeni Halkları arasında ortak tarihlerinin çok acı bir dönemi hakkında görüş ayrılığı bulunmaktadır. Bu algılama farkı gelecek nesillerimize önyargı ve intikam duyguları olarak yansımamalıdır. Protokoldeki alt komisyonun tarihimizin acı sayfaları ile ilgili gerekli bilimsel incelemeyi yaparak tüm gerçeklere ışık tutacağına inanıyoruz. Büyük ve onurlu milletin hafıza çatışmasını geride bırakarak tarihsel gerçeklerde buluşmalarının ve adil hafızaya ulaşmalarının yegane yolu budur. Bu protokolleri Türkiye Cumhuriyeti adına imzalamaktan onur duydum. Bunun bölgede geniş bir normalizasyona ve kapsamlı barışa vesile olmasını temenni ediyorum. Gün barış günüdür, gün cesaret günüdür, gün aklın günüdür.

Babacan'a teşekkür telefonu

Türkiye ile Ermenistan arasında önceki akşam Zürih Üniversitesi'nde protokollerin imzalanmasından sonra yenen yemek sırasında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ı telefonla arayarak, bu süreçte oynadığı rol için teşekkür etti. Davutoğlu'nun ardından Ermenistan Dışişleri Bakanı Eduard Nalbantyan, İsviçre Dışişleri Bakanı Micheline Calmy Rey ve AB Yüksek Temsilcisi Javier Solana da Babacan ile telefonda görüştüler ve katkılarından dolayı teşekkür ettiler. Babacan'ın da kendisini kutlayanlara teşekkür ettiği ve sürecin hayırlı olmasını dilediği öğrenildi. İmza töreninin tek konuşmacısı olan İsviçre Dışişleri Bakanı Micheline Calmy Rey, yaptığı kısa konuşmada da Babacan'a müzakerelerdeki katkısı ve gayreti için teşekkür etmişti.

İmzadan emindik

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Türkiye ile Ermenistan protokollerinin imzalanması öncesinde yaşanan krizi sürecin doğal bir unsuru olarak gördüğünü belirterek, “Dün çıkan kriz prosedürel bir konudur” dedi. TRT'de 'Politik Açılım' programına katılan Davutoğlu, tutumlarının eğer Türkiye'nin hassas olduğu konuda karşı taraf net bir şey söylerse, Türkiye'nin de kendi pozisyonunu net olarak koyacakları yönünde olduğunu söyledi. Davutoğlu, ön şartsız ifadesi girerse, Karadağ'a net ve somut atıf yapılacağını ve herkesin kendi açıklamasından sorumlu olacağını kaydetti. Davutoğlu, ancak açıklamaların yapılmaması formülüyle sorunun aşıldığını hatırlattı. Türk heyeti olarak 'son derece rahat' olduklarını belirten Davutoğlu, 'öz güven içinde hareket ettiklerini' ifade etti. Heyetle birlikte beklerken çay içtiklerini söyleyen Davutoğlu, protokolün imzalanacağından emin olduklarını söyledi. Davutoğlu, işin esasına dönük konularda ülkelerin kararlı olmalarının önemine işaret etti ve bu tarz krizlerin kısa bir süre sonra kimse tarafından hatırlanmayacağını söyledi.