Trafik kazası geçiren çocukların, travma sonrası stres bozukluğu, kronik depresyon, uyku bozuklukları, duygusal dengenin bozulması, travmaya bağlı kişilik değişikliği ya da disosiyatif bozukluklar gösterebileceği belirtilerek, psikolojik destek almaları gerektiği vurgulandı.

 

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Salih Zoroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, trafik kazalarının çok ciddi kayıplarla sonuçlanan yıkıcı hayat olaylarından biri olduğunu bildirdi.

Trafik kazalarının can kaybı, yaralanmalar ve ciddi ekonomik zararların yanında maruz kalanlarda önemli ruhsal sorunlara da yol açabildiğini ifade eden Zoroğlu, şunları söyledi:

''Çocuklar hem yakınlarının kaybı ya da sakatlığı yoluyla dolaylı ya da kendileri kazaya karışmışlarsa direkt olarak kazalardan en fazla etkilenen kesimi oluştururlar. Kendileri kazaya karışmışlarsa kazanın oluş şekline, şiddetine, çocuğun organ hasarı olup olmamasına ve yakınlarından kayıp olup olmaması gibi faktörlere bağlı olarak çok ciddi düzeyde ruhsal etkilenme yaşarlar. Çünkü çocuklar bu gibi hayat olaylarına dayanma gücünü belirleyen duygu ve düşünce gelişimi açısından henüz tam olgunlaşmış düzeyde değildirler. Bu nedenle de travmatik hayat olaylarına karşı korunmaya muhtaç bir durumdadırlar. Kazaya karışmış çocuklarda travma sonrası stres bozukluğu, kronik depresyon, uyku bozuklukları, duygusal dengenin bozulması, öfkeli, gergin ve yıkıcı kişilik özellikleri sergilemeye başlamak gibi travmaya bağlı kişilik değişikliği görülebilir. Çocuklar ya da disosiyatif bozukluklar (kişide kimlik, bellek, algı ve çevre ile ilgili duyumlar gibi normalde bir bütün halinde çalışan işlevlerin bütünlüğünün bozulması) gibi tablolar gösterebilirler. Ayrıca akademik başarı bozuklukları, dikkat ve konsantrasyon bozuklukları gözlenebilir. Bazı kişilerde, aşırı kaderci ve mistik bir ruhsal yapıya dönüşme gibi değişikliklere de rastlanabilir.''

-''TÜRKİYE GİBİ ÜLKELERDE TRAFİK BİLİNCİ BULUNMAMAKTADIR''-

Gelişmiş ülkelerde insanlarda trafik bilincinin oluştuğunu vurgulayan Zoroğlu, sözlerine şöyle devam etti:

''Türkiye gibi ülkelerde trafik bilinci bulunmamaktadır. Henüz bu yıl lise mezunu olmayanlara ehliyet verilmemesi uygulaması başlamıştır. Travmatik ruhsal bozukluklarda en önemli tedavi korumadır. İş olup bittikten sonra düzeltme adına yapılabilecekler, bazen kırılmış bir nadide vazonun yeniden birleştirmeye çalışılması gibi sınırlı bir düzeltici etkiye sahiptir. Yani çocuklarımızı da kendimizi de korumalıyız.''

Sürücülerin, öncelikle trafik kurallarına uymaları, ancak başkalarının uymayabileceğini de hesaba katmaları gerektiğini aktaran Zoroğlu, ''Çocuklar, muhakkak emniyet kemeri takmalı, teknolojisi ve koruması yüksek araçlar tercih edilmeli, küçük bir ihmalin sevdiklerimizin hayatını karartacak bir faciaya neden olabileceğini unutmamalıyız. Trafik kazası yaşayan çocuklarımızın psikolojik yardım almaları gerekir. Yapılan çalışmaların çoğu trafik kazasından sonra psikolojik yardımın kişiye ilerki yaşamında olumlu etkileri olduğunu göstermektedir'' diye konuştu.

AA - Şengül Oymak