Peripartum kardiyomiyopati, kısa adıyla PPKMP, genellikle gebeliğin son ayında kalp yetersizliği semptomları ile seyreden, nadir fakat ciddi komplikasyonlarla sonuçlanabilen klinik bir tablo.

Peripartum kardiyomiyopati hastalığında kalp boşlukları (çoğunlukla kalbin sol kısmı) genişliyor, kalp kası güçsüzleşip vücudun ihtiyacı olan kanı gerektiği kadar pompalayamıyor. Bunun sonucunda ise kalp yetmezliği ortaya çıkıyor.

Nadir görülen ancak ciddi kayıplara yol açan PPKMP hastalığında risk yaratan faktörler olduğunu söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Emel Ergüney, o faktörleri şöyle sıralıyor:

Siyah ırktan olmak,
Hipertansiyon,
Kokain ve benzeri toksik maddeler kullanmak,
Şeker hastalığı,
Preeklampsi,
Erken doğumu önlemek için tıbbı ilaç almak,
Gebelik yaşının 30’un üzerinde olması,
Multiparite (daha önce bir veya birden fazla doğum yapmış olmak),
Çoğul gebelik (ikiz, üçüz vb.) sayılabilir.

Her ne kadar PPKMP ileri yaşta çoğul gebelikte daha çok görülürse de çok genç hamilelikte ve ilk gebelikte de görülebilir.

BİRÇOK NEDENDEN KAYNAKLANABİLİR

Hastalık nedeninin kesin olarak belli olmadığını aktaran Kardiyoloji Uzmanı, olası sebepleri ve hastalığın gelişimini şöyle anlatıyor:

“Sebep olarak inflamasyon, miyokardit, anormal immünoloji cevap, beslenme bozuklukları, artan stres, hormonal ve genetik nedenler öne sürülmüştür. Anne karnındaki fetüsün gelişebilmesi için annenin bağışıklık sistemi kısmen baskılanmaktadır. Bu durum vücuda giren bazı virüslerin kalp dokusunda daha etkin olmasına neden olabilir. Hamilelerde bazı fetal (bebeğe ait) hücreler anne dolaşımına geçip annenin kalp dokusuna gelebilir. Doğumdan sonra annedeki immun sistem baskılanması kalkınca anne bu hücrelere karşı antikor geliştirip kalp dokusunda hasara yol açabilir. Yumurtalıklardan hamilelikte plasentadan salınan relaksin hormonu kalbin gelişmesine neden olabilir. Gebeliğin son dönemlerinde ve doğumdan sonra hipofizden salınan ve annenin süt yapısını arttıran prolaktin hormonu, gebelikte artan oksidatif stres ile kalp kasına gelen kan akımını azaltıp, kalp kası hücrelerinde ölüme neden olabilir.”

KALP YETMEZLİĞİ İLE BENZERLİK GÖSTERİYOR

Dr. Ergüney, PPKMP bulgularının, kalp yetmezliği bulguları ile aynı olduğunu söylüyor: 

  • Yorgunluk: Hasta kendini devamlı güçsüz hisseder. Günlük işleri yaparken bile ara vermek zorunda kalır.
  • Nefes darlığı: Başlangıçta bir merdiven çıkmakla olan nefes darlığı hastalığı ilerledikçe istirahatte de olmaya başlar. Giderek hasta sırt üstü yatamaz, ancak oturur durumda nefes alabilir hale gelir.
  • Vücutta sıvı tutulması nedeniyle ayak bileklerinde, bacaklarında ödem, karnında şişkinlik hissi ve ağrı, kilo artışı, öksürük, gece idrara gitmede artma olarak kendini gösterir.
  • Kalp hızı artar, ekstrasistoller olur.
  • Yüz soluktur, bayılma hissi olur.
  • Bazı hastalarda kalpte oluşan pıhtının vücudun çeşitli organlarına atılmasıyla bu organlara ait bulgular gelişir. Örneğin; beyinde felce, kalp damarlarında kalp krizine, akciğerde kanlı öksürük ve nefes darlığına neden olur.

Bu belirtilerin pek çoğu normal hamileliklerin son aylarında ve doğumdan hemen sonra da hafif olarak görülebildiği için PPKMP tanısında gecikme olabiliyor.

HASTALIKLA MÜCADELEDE BAŞROL, YAŞAM TARZI!

Birçok hastalıkta olduğu gibi hamilelik döneminde ortaya çıkan bu hastalıkta da yaşam tarzının hayati önem taşıdığını vurgulayan Kardiyoloji Uzmanı, “Bu sebeple hastaların yaşam tarzında yapacakları değişiklikler mücadelenin en önemli kısmını oluşturuyor. Atılacak ilk adımlar; hastalarda su ve tuz alımının kısıtlanması, alkol ve sigaranın tamamen bırakılması, aşırı fiziksel aktivitelere ara verilmesi şeklinde sıralanabilir” diyor.

TEDAVİ İKİ AŞAMALI PLANLANIYOR

Tedavinin diğer kalp yetmezlikleri tedavisine benzediğini dile getiren Dr. Ergüney, “Hastalık gebeliğin son ayında başlayabileceği ve bazı ilaçların anne karnındaki bebeğe zarar vereceği ihtimaliyle ilaç seçimi, hamilelik sırasında ve doğumdan sonra olmak üzere iki grupta toplanır” diye konuşuyor.