Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü'nce yapılan çalışmalar neticesinde İstanbul’da yeni bir endemik bitki türü keşfedildi. Tür dünya literatürüne Allium İstanbulenese olarak geçti.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, yürüttüğü “Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi” (UBENİS) çalışmalarıyla Türkiye’nin zengin biyolojik çeşitliliğini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Bu çerçevede İstanbul’da yürütülen UBENİS çalışmaları sırasında saptanan İstanbul Soğanı’nın (Allium İstanbulenese) Türkiye çapında yürütülen biyoçeşitlilik envanter çalışmaları sırasında toplanan Allium cinsine ait örneklerin hiçbirisine benzemediği tespit edildi. Bilimsel olarak tanımlanması da yapılan tür böylece dünya literatürüne Allium İstanbulenese olarak geçti.

Allium türleri bakımından çok zengin olan Türkiye, bazı gruplar için de gen merkezi konumunda bulunuyor. Allium bilimsel adı ile tanınan cins, geniş çapta kültürü yapılan yemeklik soğan, pırasa ve sarımsağın da içinde bulunduğu özel kokulu soğanlı bitkileri kapsıyor. Türkiye’de bu cinsin 200 kadar türü tabii olarak dağlarda, makiliklerde, kumullarda, orman açıklıklarında farklı kaya tipleri ve topraklarda yetişiyor.

İSTANBUL'DAKİ ENDEMİK TÜR SAYISI 54'E YÜKSELDİ

Tabii olarak Türkiye’de birçok türü yetişen bu cinsin yeni üyesi UBENİS İstanbul projesini yürüten uzman akademisyenlerin ortak çalışmalarıyla bilim dünyasına tanıtıldı. İstanbul Soğanı adı verilen bu tür ile İstanbul’un ev sahipliği yaptığı endemik türlerin sayısı ise 54’e yükseldi.

EROĞLU: BİYOÇEŞİTLİLİK HARİTASI ÇIKARILMIŞ OLACAK

Tür korumaya yönelik olarak yapılan çalışmaların büyük bir önem taşıdığını belirten Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Türkiye’nin endemik türler açısından oldukça zengin bir konumda bulunduğunu dile getirdi. 2013 yılında başlatılan UBENİS projesi ile bugüne dek 33 ilde çalışmaların tamamlandığını bildiren Eroğlu, “Bu yıl sonu itibariyle İstanbul’un da aralarında bulunduğu 21 ilde daha çalışmaları tamamlamış olacağız. Bütün illerimizdeki çalışmalar tamamlandığında Türkiye’nin biyoçeşitlilik haritası çıkarılmış olacak. Bizlere düşen görev ise bu zenginliğimize gözümüz gibi bakmak ve bu türlerin geleceğe intikalini sağlamaktır” ifadelerini kullandı.