Foliküler lenfomalı hastaların, iki sıra tedavi aldıktan sonra rahatsızlığı tekrar eden ve bu nedenle tedavi seçenekleri sınırlı olan grubunda kullanılan yeni bir ilacın, tümör hücresinin büyümesi için gerekli bazı enzimleri durdurduğu tespit edildi.

Lenf bezi kanseri olarak bilinen lenfomanın bir alt tipi olan foliküler lenfomada, tedaviye direnç gösteren hastalarda yeni geliştirilen ilaçtan olumlu sonuçlar elde edildi. Yeni ilacın, tedavi seçeneği sınırlı bu grup hastada, tümör hücresinin büyümesi için gerekli bazı enzimleri durdurduğu tespit edildi.

Türkiye'den 8 kişi olmak üzere dünya genelinde 25 ülkeden, 142 hasta üzerinde gerçekleştirilen bilimsel araştırmada, ilacın kullanıldığı kişilerde 12 ay boyunca hastalıkta bir ilerleme olmadığı belirlendi.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Lösemi Lenfoma Miyelom, Hastaları ve Araştırma Eğitim Birliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında lenf bezi kanseri olarak bilinen lenfomanın giderek arttığını, her yıl ABD'de yaklaşık 80 bin yeni lenfoma hastasına tanı konulduğunu söyledi.

Hastalığın genelllikle boyun, koltuk altı veya kasıklarda ağrısız bezelerle kendini gösterdiğini, bu belirtilere bazen aşırı gece terlemesi, kilo kaybı ve sebepsiz ateşin de eşlik ettiğini dile getiren Özcan, lenfomanın 50'den fazla alt tipi bulunduğunu ifade etti. Özcan, bazı lenfoma tiplerinde tanı konur konulmaz tedavi gerekmeyebildiğini, hastaların yıllarca ilaçsız izlenebildiğini vurguladı.

Tedavi gerektiğinde lenfomaların ilaçlarla başarılı şekilde tedavi edilebildiğine dikkati çeken Özcan, etkin tedaviye karşın bazı hastalarda hastalığın dirençli seyredebildiğine işaret etti. Özcan, bu gibi durumlarda yeni ilaçlar kullanıldığını veya kök hücre nakli yapıldığını söyledi.

"Nüks eden hastalıkta önemli umut verici bir tedavi olarak yerini alacak"

Özcan, yürütülen araştırma sonuçları hakkında şu bilgileri verdi:

"Söz konusu Copanlisib isimli etken madde, çalışmaya katılan hastaların yüzde 42'sinde kısmen ve yüzde 12'sinde tam olarak hastalık kontrolünü sağladı. Yanıtın kalıcılığı ise yaklaşık 12 ay olarak belirlendi. Yani, 12 ay boyunca hastalıkta bir ilerleme olmadığı saptandı, 12 ay ilerleme olmaması çok önemli başarı. Bu, özellikle foliküler lenfoma başta olmak üzere yavaş seyirli lenfomalarda, bilinen tedavi seçenekleri tüketilmiş hastalara önemli seçenek olacak. Ayrıca nüks eden hastalıkta önemli umut verici bir tedavi olarak yerini alacak. İlerleyen dönemlerde ilk seçenek kullanımı değerlendirilecek."

İlaç, damardan uygulanıyor

Yeni tedavi seçeneği olarak kullanılacak ilacın damardan uygulandığını ifade eden Özcan, "İçlerinde ülkemizden de merkezlerin ve hastaların yer aldığı ve toplam 142 hastada yapılan CHRONOS1 çalışmasının sonuçlarına dayanarak FDA, ilacın önceden en az iki sıra farklı tedavi almış foliküler lenfomalı hastalarda kullanımını 'hızlı onay' kodu ile onayladı." diye konuştu.

Yan etkileri arasında kan şekeri yükselmesi, yüksek tansiyon, akciğerde mikropsuz enfeksiyon hali, ciltte döküntüler ve beyaz kan hücre sayısında azalma olabildiğini aktaran Özcan, "Foliküler lenfoma günümüzde başarıyla tedavi edilmekle birlikte iki sıra tedavi aldıktan sonra nüks eden hastalarda maalesef tedavi seçenekleri sınırlı. İlaç, tümör hücresinin büyümesi için gerekli kinaz adı verilen bazı enzimleri durdurarak etkili oluyor." açıklamasında bulundu.

AA