AIDS konusunda yapılan en geniş kapsamlı çalışmalardan biri olan HIV/AIDS Farkındalık Araştırması'nın sonuçları açıklandı. Araştırma sonucunda katılımcıların yüzde 77,3'ünün HIV/AIDS'in ne olduğunu hiç bilmediği ortaya çıktı.

Başkent Üniversitesi'nin, Hacettepe Üniversitesi HIV/AIDS Tedavi ve Araştırma Merkezi (HATAM) ile Gilead Sciences'ın desteğiyle yürüttüğü HIV/AIDS Farkındalık Araştırması, katılımcıların yüzde 77,3'ünün HIV/AIDS konusunda yeterince bilgisinin olmadığını gösterdi.

hıv.jpg
Dünyada bugüne kadar HIV/AIDS konusunda yapılan en geniş kapsamlı çalışma olduğu belirtilen araştırmanın sonuçları düzenlenen toplantıda açıklandı.

Toplantıda konuşan Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Simten Malhan, dünyada bugüne kadar HIV/AIDS farkındalığına yönelik 100'e yakın araştırma yapıldığını, bu çalışmaların öğrenciler, homoseksüeller, hamile kadınlar gibi küçük gruplarla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Dünyada bugüne kadar en fazla 2 bin kişi üzerinde çalışma yapıldığını belirten Malhan, "Biz çok daha büyük bir popülasyona ulaşmak istedik. Yüz yüze görüşme yöntemiyle 18 yaş üzeri 21 bin 347 kişiye ulaştık. Grubun ortalama yaşı 32,9." dedi.

Araştırmaya katılanların yüzde 48'inin erkek, yüzde 52'sinin ise kadın olduğuna değinen Malhan, araştırma sonucunda HIV/AIDS'in ne olduğunu hiç bilmediğini söyleyenlerin oranının yüzde 77,3 olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Malhan, araştırmada katılımcılara hastalığın nasıl bulaştığının da sorulduğunu, bu soruya gerçekliği olmasa bile, "El sıkışma/sarılma ile bulaşır" diyenlerin oranının yüzde 34,8 olduğunu aktardı.

"DÜNYADA HIV/AIDS GÖRÜLME SIKLIĞI AZALIYOR"

Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal da HIV/AIDS'in, dünyada en çok araştırılan ve en çok paranın harcandığı hastalık olduğunu söyledi.

HIV'in cinsel temas ya da kan yoluyla bulaştığını hatırlatan Prof. Dr. Ünal, hastalığın son aşamasının AIDS olarak adlandırıldığının altını çizdi.

HIV'ın çok çabuk mutasyona uğrayan bir virüs türü olduğunu vurgulayan Ünal, sosyal ilişkiyle aynı tuvalet ya da havuzu paylaşmayla sivrisinek sokması, sarılma ya da tokalaşmayla hastalığın bulaşmadığını bildirdi.

Prof. Dr. Ünal, salgının ilk görülmeye başlandığı günlerden bu yana dünyada 76 milyon kişinin bu hastalıkla karşılaştığını ve 35 milyon kişinin hayatını kaybettiğini ifade etti.

Geçmişte yüzde 100 ölümcül olan HIV'ın doğru tedaviyle artık diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalık haline getirildiğini vurgulayan Ünal, şöyle konuştu:

"Dünya Sağlık Örgütü'nün Haziran 2017 rakamlarına göre, dünyada HIV/AIDS ile yaşayan 36,7 milyon kişi var. Bütün dünyada HIV/AIDS görülme sıklığı azalıyor, tek istisnası var, Türkiye'nin oturduğu çanak. Kuzeyimizde Belarus, Rusya, Ukrayna, batımızda Doğu Avrupa ülkeleri, güneyde Arap cumhuriyetlerinde artış yüzde 200'ler civarında. Bu çanağın lideri, dünyada son 10 yılda hastalığın en çok arttığı ülke Türkiye, artış oranı yüzde 426. Türkiye'de 1985-2005 yıllarında yeni vaka sayısı 2 bin 236 idi. Bu rakam 2006-2010 yıllarında 2 bin 201'e düştü. 2011-2016 yıllarında ise 7 bin 406 yeni vaka tespit edildi."

"14 BİNDEN FAZLA HASTA MEVCUT"

Türkiye'de 2016 yılı itibarıyla Sağlık Bakanlığı'na bildirilmiş 14 binden fazla hasta olduğuna değinen Ünal, ülke genelinde yılda ortalama 8,5 milyon HIV/AIDS testi yapıldığını kaydetti.

Türkiye'deki HIV/AIDS hasta sayısının halen tam olarak bilinemediğinin de altını çizen Ünal, bunun önüne geçilebilmesi için isim verilmeden yapılan kan testlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.