Dünyada her yıl yaklaşık 12.7 milyon yeni kanser vakası tespit ediliyor ve 7.6 milyon kişi kanser nedeniyle hayatını kaybediyor. Dünya Sağlık Örgütü ise son 40 yılda 2 kattan fazla artış gösteren obezite ile kanser arasındaki güçlü ilişkiye vurgu yapıyor.

Obezite ile kanser arasındaki ilişkiye dikkat çeken Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Mahmut Gümüş, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) obeziteyi “vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı yağ birikmesi” olarak tanımladığını belirtti.

İdeal kilonun, zayıflığın ve obezitenin derecelerinin belirlenmesi için, vücut kitle indeksi (VKİ) ifadesinden yararlanıldığını anlatan Prof. Dr. Gümüş, VKİ’nin boy ve ağırlığın özel bir formül ile oranlanması ile hesaplandığını ve VKİ 30’un üzerinde olanların obez olarak tanımlandığını anlattı.

“OBEZİTE ÖNEMLİ BİR KANSEROJEN”

Prof. Gümüş Dünya Sağlık Örgütü’nün 2003 yılında yayınladığı raporda obeziteyi kanserojen olarak tanımladığına dikkat çekerek şöyle konuştu:

“Obezitenin kansere yol açma mekanizmaları oldukça komplike olup henüz tam olarak aydınlatılmış değildir. Obezite ile ilişkili hormonlar, büyüme faktörleri, enerji metabolizmasındaki bozukluklar, farklı sinyal yolakları, infalamatuar süreçler öne sürülen mekanizmalardandır. Obezite kansere neden olmanın haricinde kanser tedavisine yanıtın azalmasına, hastalığının seyrinin kötüleşmesine ve kansere bağlı ölüme neden olmaktadır. Obezite neden olduğu hastalıklar bakımından; sigaranın sebep olduğu sağlık sorunlarından sonra önlenebilir ölümlerin ikinci en sık nedenidir.”
TTOD Başkanı, vücuttaki yağ oranının artmasının, çok sayıda kronik hastalıkla ilişkili olduğunu vurguladı e çok sayıda kanser türünün de bu hastalıklar arasında bulunduğunu aktardı.

OBEZİTE KANSERLE NASIL İLİŞKİLENDİRİLİYOR?

Kanserin %90 çevresel, %10 oranında genetik faktörlere bağlı olarak oluştuğunu söyleyen Türk Tıbbi Onkoloji Derneği üyesi Doç. Dr. Özlem Uysal Sönmez ise çevresel faktörler arasında tütün, alkol, obezite ve enfeksiyonların ilk sırada yer aldığına vurgu yaparak şöyle konuştu:

“Yağ dokusundan salgılanan maddelerin bazıları kanseri baskılayan genleri baskılayarak, bazıları da kanser oluşturan genleri destekleyerek kanser gelişimine katkıda bulunur. Obez kişilerde kanser sıklığı %33 oranında daha fazladır. Özellikle; rahim kanseri, bağırsak kanseri, menopoz sonrası dönemde meme kanseri, böbrek kanseri ve yemek borusu kanserinin hareketsizlik ve obezite ile % 25-30 oranında ilişkili olduğu bilinmektedir. Yumurtalık kanseri, safra kesesi kanseri ve pankreas kanseri ile şişmanlık arasında da ilişki olduğunu belirleyen çalışmalar vardır. “

OBEZİTEDEN VE KENSERDEN KORUNMAK İÇİN BUNLARA DİKKAT

Hem obeziteden hem de kanserden korunmada atılacak adımlar konusunda uzmanların ortak görüşü ise, yağ ve tuz içeriği düşük olan besinleri tercih etmek, besinleri doğru yöntemlerle pişirmek, yeterli sebze ve meyve tüketmek, alkol ve sigaradan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak, stres ve öfke kontrolünü öğrenmek gibi yaşam alışkanlıklarının hayata geçirilmesi yönünde.