Potasyum, hücrelerinin doğru şekilde çalışmasına yardımcı olan bir mineral. Sodyumla işbirliği yapıyor ve vücutta sıvı-elektrolit dengesini sağlıyor. Tek işlevi bu olmayan mineral sağlık için son derece önemli ancak potasyumun azı da çoğu da zarar.

Sağlıklı yaşam için vücudumuzda belli oranlarda olması gereken potasyum, sodyumla birlikte vücut sıvı elektrolit dengesini sağlıyor, hücrelerin işlerini yapmasına izin veren elektriğin oluşmasına yardım ediyor.

Sinirlerin ve kasların yeterince çalışması için gerekli olan potasyumun gereğinden az olması, kasları zayıflatarak sık yorulmaya, kramp ve kabızlığa; gereğinden fazla olması ise böbrekleri yorarak zarar görmesine neden oluyor.

Kan basıncı düzeyinden sodyum kadar potasyumun da sorumlu olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Gündüz, gereğinden az potasyumun kalbin çalışmasını bozabileceği gibi, fazlasının ise öldürücü olabildiğini söylüyor.

POTASYUM OSTEOPOROZ İLE SAVAŞMAYA YARDIMCI OLUYOR

İnsanlar yaşlandıkça kemiklerin kırılmaya eğilimi artıyor. Özellikle et ve süt tüketiminde ölçülü bir beslenme programı izlenmediğini aktaran Dr. Gündüz, “Fastfood tarzı besinler tercih ediliyorsa, vücutta gereğinden fazla asit oluşarak kemiklerin zayıflaması hızlanır. Bu nedenle potasyum açısından zengin olan kuru fasulye, ıspanak, enginar, barbunya, mercimek, patates, kuru kayısı, yoğurt, mantar, muz, incir, kivi, kavun, şeftali gibi besinler tüketmek gerekir” uyarısında bulunuyor.

KASLARIN DAHA SAĞLIKLI ÇALIŞMASINDA ETKİLİ

Kasların iyi çalışabilmesi için hücrelerin içinde potasyum, dışında da doğru miktarda sodyuma ihtiyaç var. Potasyum ve sodyum ihtiyaçtan çok ya da az ise kasları zayıflatarak sağlık problemlerine neden olabiliyor.

HİPERTANSİYON VE FELÇTEKİ ROLÜ 

Özellikle tuz tüketimine dikkat etmeyen kişilerde tuzdaki sodyum damarlara ve damar duvarlarına zarar verdiğinden potasyum ağırlıklı beslenmenin, sodyumdan kurtularak damarlardaki gerginliği azaltmaya yardımcı olduğunu dile getiren Gündüz, inme-potasyum ilişkisi hakkında şunları söylüyor:

“İnme, kan akışı sınırlı ya da beynin bir bölümüne iletildiğinde, çoğunlukla bir kan damarı patladığında ya da tıkandığında oluşur. Yüksek tansiyonun rolü büyüktür. Bu nedenle yüksek tansiyonu kontrol altında tutar ve doğru miktarda potasyum alırsanız tansiyonunuzu dengeleyebilir, inme riskinizi düşürebilirsiniz.”

BÖBREK TAŞI OLUŞUMUNU DA ÖNLÜYOR

Potasyumdan zengin beslenmenin, böbrek taşı oluşumunu engellemede önemli rol oynadığını, özellikle etten zengin beslenen kişilerin, potasyum ağırlıklı beslenmeyi tercih ettiklerinde böbrek taşı oluşumunu azalttıklarını söyleyen Dr. Gündüz, potasyumdan zengin besinleri şöyle anlatıyor: 

“POTASYUMDAN ZENGİN BESİNLERİ TÜKETİN”


Muz:
Bir orta boy muz 422 miligram potasyum içerir. Tahıllarla ya da sade olarak tüketebileceğiniz muzdaki potasyum sadece pişirildiğinde kaybolur.

Kurutulmuş erik: Kurutulmuş eriklerin yarısı 637 miligram potasyum ve bir miktar lif içerir.

Portakal: Orta boy bir portakal yaklaşık 237 miligram, 6 gramlık portakal suyu ise yaklaşık 372 miligram potasyum içerir.

Domates: Orta boy domates yaklaşık 292, bir bardak domates püresi 1.065, bir bardak domates salçası 2.455 miligram potasyum içerir.