Türk Epilepsi İle Savaş Derneği Sözcüsü Prof. Dr. Gökçil, "Epilepsi nöbetinde hastanın kendi durumunu anlatmasından çok nöbet anının cep telefonuyla görüntülenmesi, teşhis ve tanı noktasında yüzde 90 doğru karar vermemizi sağlıyor." dedi.

Prof. Dr. Gökçil, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada ortalama her 100 kişiden birinde epilepsi görüldüğünü, bunun nöbetinin neredeyse her hastada ayrı özellik gösterdiğini söyledi.

Uykusuzluk ve açlığın yanı sıra aşırı stres ve yorgunluğun nöbetleri tetiklediğini anlatan Gökçil, genelde nöbetlerin yüzde 75'inin ilaçlarla kontrol edilebildiğini dile getirdi. 

Nöbet türünün ayrımının önemine dikkati çeken Gökçil, çok az sayıda da olsa yanlış tedavinin, bazen bireylere ömür boyu zarar verebildiğini söyledi.

Image result for Türk Epilepsi İle Savaş Derneği Sözcüsü Prof. Dr. Zeki Gökçil, "Epilepsi nöbetinde hastanın kendi durumunu anlatmasından çok nöbet anının cep telefonuyla görüntülenmesi, teşhis ve tanı noktasında yüzde 90 doğru karar vermemizi sağlıyor." dedi.
Hastanın nöbet anının görüntülenmesinin büyük önem taşıdığını anlatan Gökçil, şöyle devam etti:

"Eskiden epilepsi hastası diye takip ettiğimiz kişileri 1 ile 7 gün arasında hastaneye yatırıp, elektrotları başına takarak nöbet anlarının kaydını yapıyorduk. Gördük ki dirençli olduğunu düşündüğümüz hastaların dörtte biri epilepsi hastası değilmiş, geçirdikleri ataklar psikolojik nöbetmiş. Anlatımla teşhis konulmaya çalışıldığı için net teşhis konulamıyor. Nöbet anını görüntüleyip gelenlerde yanılma oranımız yüzde 25'lerden 7'lere kadar düştü. Gözler, yüz, kol ve ayaklardaki kasılmaların, hastanın hareketlerinin çekilmesi büyük önem taşıyor." dedi.

"Amerika'da yeni yöntem keşfedildi"

Gökçil, son 10 yılda çok fazla sayıda epilepsi ilacının piyasaya sunulduğunu, bunların etkinliklerinin yüksek, yan etkilerinin ise çok daha az olduğunu belirtti.

Halen çok sayıda ilacın yurt dışından piyasaya sunulmaya hazırlandığını dile getiren Gökçil, uzun vadede epilepsinin ortaya çıkışını da önleyebilecek ilaçların geliştirilmesini beklediklerini söyledi.

Epilepsi hastalarının tedavisine ilişkin Amerika'da yeni bir yöntemin keşfedildiğini anlatan Gökçil, şöyle konuştu:

"O yöntemle hastanın kafatası açılıyor, nöbet kaynağı bölgeye, beyin üzerine pil konuluyor. Nöbet başlar başlamaz o pil devreye giriyor ve nöbetin ilerlemesi önleniyor. Ama henüz yaygın değil. Amerika'da az sayıda hastada uygulanan bir yöntem. Bu yöntem hem çok pahalı hem de henüz az sayıda kişide uygulandığı için onaylanma süreci de devam ediyor. Ama yöntemin hayvanlarda yapılan ilk denemelerinde oldukça başarılı sonuçlar elde edildi."

"Son çare cerrahi müdahale"

Gökçil, ilaçlara rağmen nöbete dirençli ortalama yüzde 25'lik bir hasta grubu bulunduğunu bildirdi.

Bazı epilepsi hastalarına cerrahi müdahalenin de yapılabildiğine dikkati çeken Gökçil, bu hastaların en az 3 nöbetinin doktorlar tarafından özel izlendiğini ifade etti. Gökçil, şunları kaydetti:

"Üç nöbet de beynin aynı noktasından kaynaklanıyorsa ve bu bölge çıkarıldığında vücudun bir tarafında felç, görme kaybı ve konuşma bozukluğu gibi problem oluşturmayacağı tespit edilirse, beynin o bölümünü operasyonla alabiliyoruz. Cerrahi operasyonların ardından hastanın nöbetten kurtarılma ihtimali yüzde 100 değil. Ancak yüzde 70 civarında başarı sağlanıyor. İlaç tedavisinde umudumuz kalmayan hastalara cerrahi yöntemi tavsiye ediyoruz. Beynin her tarafından kaynaklanan nöbet tipleri de var. Bunlara 'jeneralize nöbet' diyoruz. Onlara zaten cerrahi müdahale şansı da olmaz."

AA