Bayramda etin yanına en çok salata yakışır. Ayrıca yemeklerde asitli, şekerli, kalorili içecekler yerine ara öğünlerde ayran ve maden suyu tüketin

Yine görkemli sofralar kurulacak, ızgaralar, kavurmalar, köfteler, pirzolalar afiyetle yenecek. Büyük aile sofraları çok keyifli ancak et tüketimine dikkat etmek gerekiyor.

Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi'nden Uzman Diyetisyen Güzin Çaltı Yener, Kurban Bayramı'nda sağlığımızdan olmamak için nasıl beslenmemiz gerektiğini anlattı…

Kurban eti ne zaman yenebilir?

Kurban bayramında sofralarda olmazsa olmaz et yemekleridir. Ancak kurban kesilir kesilmez et pişirilip yenmemelidir. Rigor Mortis dediğimiz ölüm katılığının geçmesi beklenmeli, 24 ila 48 saat buzdolabında dinlendirildikten sonra et tüketilmelidir. Ölüm katılığı geçmeden tüketilen etler öğün sonrasında karında rahatsızlık, şişkinlik, gaz gibi şikayetlere neden olabilir, özellikle reflü hastaları olumsuz etkilenebilir. Bayram günü kesilen hayvan eti, bekletilmeksizin birkaç saat içinde pişirilerek tüketilir. Ancak yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluk yaratır. Midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara neden olur. Özellikle mide rahatsızlıkları çeken bireyler, eti en az 24 saat bekletmeden tüketmemelidir.

BOL SALATA VE ESMER EKMEK

Kurban etinin yanında ne tüketelim?

Öğünlerde mutlaka besin çeşitliliği sağlayın. Et yemeklerinin yanında mevsime uygun sebzelerle hazırlanmış bol salata ve esmer ekmek türlerinden bir-iki ince dilim tercih edin; karbonhidratı sınırlayın. İçecekleri et yemeklerinin yanında değil, tercihen ara öğünlerde tüketin ve asitli, şekerli, kalorili içecekler yerine ayran ve maden suyunu tercih edin.

Kavurma nasıl sağlıklı şekilde hazırlanabilir?

Kurban Bayramı'nın vazgeçilmez pişirme yöntemi, kavurmadır. Kavurma işlemi; dinlenmiş etin, çok kısık ateşte ve uzun sürede kendi suyunda pişirildiğinde doğru bir yöntemdir. Hayvanın iç yağları yemeklere lezzet vermek amacıyla kullanılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki, kurbanın sakatat ve iç yağ kısımları yüksek doymuş yağ ve kolesterol içerir.

TEK PİŞİRİMLİK OLARAK BÖLÜNMELİ

Kurban eti nasıl nasıl muhafaza edilmeli?

Etler enfeksiyonel açıdan potansiyel riskli besinler olduklarından çözdürüldükten sonra hemen pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır.

Çözdürülecek olan etin kolay bozularak zararlı hale gelmesini önlemek için oda ısısında açıkta değil, derin dondurucudan çıkarıldıktan sonra buzdolabının alt kısmında çözülmesi sağlanmalıdır.

Etler; büyük parçalar şeklinde değil, kıyma, kuşbaşı gibi küçük parçalara ayrılıp tek pişirimlik miktarlara bölünüp buzdolabı poşetlerine konularak buzdolaplarının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Buzdolabında -2 santigrat derecede bir-iki hafta, derin dondurucuda ise -18 santigrat derecede üç ay saklanabilirler.

Pişirmek için buzluktan çıkartılan etler, yine buzdolabının alt raflarına indirilerek çözdürülmeli, çözdürülen et hemen pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır.

Ayrıca eti saklama yöntemi kadar önemli olan bir diğer husus da etin hazırlanmasıdır. Et hazırlamada kullanılan kesme tahtalarında çiğ sebze ve meyveler doğranmamalıdır.

ETİN YANINDA MUTLAKA SEBZE DE OLSUN

Bayramların toplumdaki manevi değeri oldukça yüksektir. Bazı aileler için tatil; kısa bir kaçamak için iyi bir fırsatken çoğu kesimde bütün ailenin bir araya geldiği, ikramların bol olduğu, akraba ziyaretlerinin yapıldığı günlerdir. Medipol Üniversitesi Esenler Hastanesi'nden Diyetisyen Miray Yıldırım, bayramı sağlıklı geçirebilmek için önerilerde bulundu:

Bayram sabahı kahvaltıda normal zamanlardaki gibi tam tahıllı ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalık yer almalı. Kavurma ya da diğer et ürünlerini öğleden sonraki ziyaretlere saklamak gerekir. Kahvaltıda börek-simit gibi başka karbonhidrat kaynakları da varsa bunlardan küçük miktarlarda alıp ekmek hakkınızdan feragat etmemiz gerekiyor.

Eti hazırlarken içine kesinlikle kuyrukyağı, sıvı yağ gibi bir yağ eklemeyin. Etimiz zaten kendi yağında çok güzel kavrulacaktır. Kekik, karabiber, kimyon, fesleğen gibi baharatlar ekleyerek etimizi tatlandırabiliriz.

Kırmızı et önemli bir protein ve demir kaynağıdır. Bunlarlar birlikte magnezyum, çinko, fosfor mineralleri, B12 ve B6 vitaminlerini içerir. Ancak C vitamini içermediği için sebzelerle birlikte tüketimi demir mineralinin emilimini artırır.

Et tüketiminin yanı sıra sakatat tüketimi de bu bayramda artar. Kolesterol ve kalp-damar hastalığı olanlar sakatat tüketiminden uzak durmalıdır.

Etin yanında az miktarda tahıl (bulgur gibi) ve bol salata bulunmalı. Sıvı olarak ise meyve suyu ve asitli içecekler yerine ayran veya cacık tercih edilmeli.

Ziyaretlerin vazgeçilmezi çayları şekersiz ve açık tüketmeli. Çay tüketiminin artması ile su tüketiminde azalma olmamalı; özellikle 8-10 bardak su tüketmeye özen göstermelisiniz.

Bayramlarımızın genel ikramı olan şerbetli tatlı tüketimi yerine daha çok sütlü tatlı tercih edilmelidir. Bu arada çikolata ve şekeri de unutmamak gerekiyor. Her ziyaretimizde ikram edilen çikolataları ve şekerleri fark etmeden tüketmiş olmayın.

SU TÜKETİMİNİ İHMAL ETMEYİN

Su; metabolizmanın devamı, sağlığı ve arınması için çok önemli olduğu kadar, kişiler üzerindeki rahatlatıcı etkisiyle de vazgeçilmezdir.

Bayram boyunca günde en az 8-10 bardak su içilmeli, sık sık ikram edilen çay, kahve, asitli-gazlı içeceklere hayır denilebilmelidir.

Bayram ziyaretleri sırasında tüketilen fazla çay ve kahve; uykusuzluk, kalpte ritim bozuklukları, mide problemlerine sebep olabileceğinden bu tür içecekler tüketilirken miktarlarına dikkat edilmeli, bu içecekler yerine şekersiz hazırlanmış komposto/hoşaf gibi hafif içecekler ve kan şekerini dengelemesi açısından ayran tercih edilmelidir.

Mutlaka gün içerisine dağılmış şekilde 2.5-3 litre sıvı tüketilmeli, bunun 1-1.5 litresinin sudan geldiğine emin olunmalıdır.

İçecekleri Etin Yanında Değil, Ara Öğünlerde Tüketin ile ilgili görsel sonucu