Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Ercan, tüm gebelere 24-28. gebelik haftalarında şeker yükleme testiyle diyabet taraması yapılmasını önerdiklerini belirterek "Aksi halde şeker hastalığı olan gebelerin yarısına ne yazık ki tanı konulamayacak" dedi.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Cihangir Mutlu Ercan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gebeliğin kadın hayatının fizyolojik bir süreci olarak görüldüğünü, 40 haftalık bu dönemin, annenin birçok organında ve endokrin sisteminde farklılaşmayı da beraberinde getirdiğini söyledi. 

Bu süreçte, annedeki değişimlerden sorumlu tutulan en temel organın, anne ve bebek arasındaki iletişimi sağlayan ve halk arasında "bebeğin eşi" olarak bilinen plasenta olduğuna dikkati çeken Ercan, "Plasenta, kan dolaşımıyla annenin bebeğini beslemesine imkan sağladığı gibi, gebelik dönemindeki hormonal değişimlerden de sorumludur. Gebelik döneminde yüzde 7 oranında rastlanılan diyabetin ortaya çıkışında da plasenta kaynaklı hormonlar sorumlu tutulmuştur. Bunların başlıcaları, büyüme hormonu, böbrek üstü bezini etkileyen hormon, gebeliğin idamesinden sorumlu olan progesteron ve şeker metabolizmasına olumsuz etkilerini iyi bildiğimiz plasental laktojendir." ifadelerini kullandı.

"Erken tanıda en önemli basamak şeker yüklemesiyle yapılan tarama"

Doç. Dr. Ercan, tüm bu hormonal değişimlerin gebeliğin olmazsa olmazı olduğunu, bu nedenle hekimlere düşen görevin de sağlıklı, canlı doğuma ulaşabilmek için gebeliği komplike edebilecek diyabet gibi hastalıkların erken dönemde tanısını koyup, anne ve bebek sağlığını korumak olduğunu belirtti.

Tüm gebeliklerin yaklaşık yüzde 7'sini etkileyen şeker hastalığının yüzde 90'ının "gestasyonel diyabet" olarak isimlendirildiğini ve bunun yalnızca gebelik halinde ortaya çıkan ve doğum sonrası kaybolan diyabet tipi olduğunu aktaran Ercan, şöyle devam etti:

"Esasen bu hastalar sınırda pankreatik insülin rezervine sahip kadınlar olup, gebeliğin ilerleyen haftalarında artan insülin ihtiyacına yeterli pankreatik yanıtı veremeyen gruptur. İşte bu nedenle tüm gebelerimize 24-28. gebelik haftalarında şeker yükleme testiyle diyabet taraması yapılmasını önermekteyiz. Aksi halde sağlıklı göründüğü halde gerçekte şeker hastalığı var olan gebelerin neredeyse yarısına ne yazık ki tanı konulamayacaktır. Bu da kliniğe kötü obstetrik sonuçlar olarak yansır. Daha çok sezaryen, daha çok yenidoğan yoğun bakım ünitesine gidiş veya daha çok doğum komplikasyonlarıyla karşılaşma oranları gibi olumsuz sonuçlar bizi bekler. Biz hastanemize başvuran tüm gebelere diyabet taraması için, aç olunmasını dahi gerektirmeyen, 50 gram şeker yükleme testini referans almaktayız. Bu testin neticesinde ancak birinci saat kan şeker düzeyi 140 mg/dL üzerinde çıkan olgular, kesin tanı için aç olmayı gerektiren ve dört kez kan örneklemesinin yapıldığı 100 gram şeker yükleme testine yönlendirilmektedir. Bilinmelidir ki gebelik döneminde ortaya çıkabilen diyabet hastalığının erken tanısında en önemli basamak şeker yüklemesiyle yapılan tarama testleridir."

"Değerleri kontrol altına alınmayanların bebeklerinde yapısal anomali ihtimali 6 kat artıyor"

Evli çiftlere gebelik öncesi danışmanlık hizmeti verilmesinin özellikle aşikar diyabeti olan hasta grubunda daha da önem kazandığına dikkati çeken Ercan, şunları kaydetti:

"Bu aşamada hastaların glukolize hemoglobin seviyelerinin değerlendirilmesi ve gebelik halinde ortaya çıkabilecek riskler ve uygulanacak tedavi protokolleri hakkında detaylı bilgilendirme yapılması en doğru yaklaşımdır. Aşikar diyabeti olan kadınların, kan şeker değerleri insülin tedavisiyle kontrol altına alınmadan gebe kalmalarında halinde bebeklerinde yapısal anomalilerle karşılaşma ihtimalleri yaklaşık 6 kat artmaktadır ki bu önlenebilir bir oran oluşu itibarıyla günümüz modern obstetri koşullarında kabul görmez. Gebelikte diyabet tanısı almış bir hasta için doğuma kadar geçecek sürede bebeğin iyilik halinin takibi büyük önem taşımaktadır. Gebeliğin takip ve diyabetin tedavi aşamalarında hastalarımızın doğru bilinçlendirilmesi, diyet kontrolü, egzersiz ve lüzumu halinde başlanılan insülin rejimine hasta uyumu, eve sağlıklı bebek götürme oranlarımıza direkt etki edecek hususlardır. Bu gebelerin doğum süreçleri hastaya göre bireyselleştirilmekle beraber, önceliğimiz normal doğum yönünde olmalıdır. Ancak yüksek tahmini doğum ağırlığı, bebek başı ve doğum kanalı uyuşmazlığı, omuz takılma riski veya büyüme kısıtlılığı, plasental yetmezlik veya hipertansiyon gibi ilave durumların tabloya eşlik etmesi halinde sezaryenle doğum, hasta onayı da alınarak tercih edilebilir."

'Gebelik diyabeti doğumsal anomali sebebi olabilir'

AA