Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ünlü dış politika dergisi Foreign Policy'ye bir röportaj verdi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Arap Baharı yaşanan ülkelerde rövanşist türden bir yaklaşım görmediğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Gül, "Türkiye'ye bakarsanız, biz yıllar boyunca demokrasinin ilke ve kurallarını uyguladık. Daima ifade özgürlüğü ve çoğulculuğun faydasını gördük. Ancak Arap ülkeleri yıllar boyunca kapalı kaldı, içe dönüktüler ve kendi halklarına oldukça sert davranan diktatörlerin yönetimi altında sıkıntılara katlandılar. Bu ülkelerdeki muhalefetin daha sert olmasının nedeni budur" dedi.

Ünlü siyaset ve diplomasi dergisi Foreign Policy "Ortadoğu'da sex" konusunu kapak yaptığı 2012 Mayıs/Haziran sayısında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile bir röportaja da yer verdi. Dergi Abdullah Gül'ün Türkiye'nin açıkça ilk dindar devlet başkanı olduğunu belirterek, "Abdullah Gül ülkesinin Arap dünyası boyunca fışkıran yeni İslami demokrasi dalgası için bir model olabileceğine inanıyor. Ancak Gül Tahrir Meydanındaki devrimden birkaç gün sonra Mısır'a indiğinde oldukça ümitvar görünen bir bölge şu anda gerilimle kuşatılmış durumda: İsrail ve İran arasında gizli gizli gelişen çatışma ve Suriye'deki acımasız baskı" denildi.

"Arap Baharı" yaşanan ülkelerde gelişmelerin negatif yöne gideceğini sanmadığını belirten Cumhurbaşkanı Gül, "Türkiye'ye bakarsanız, biz yıllar boyunca demokrasinin ilke ve kurallarını uyguladık. Daima ifade özgürlüğü ve çoğulculuğun faydasını gördük. Ancak Arap ülkeleri yıllar boyunca kapalı kaldı, içe dönüktüler ve kendi halklarına oldukça sert davranan diktatörlerin yönetimi altında sıkıntılara katlandılar. Bu ülkelerdeki muhalefetin daha sert olmasının nedeni budur" dedi.

Tunus başbakanının 10 yıldan faza hapiste kaldığını, yeni liderlerin birçoğunun 10-15 yıl dolayında hapis yattıklarını kaydeden Gül şöyle devam etti:

"Fakat bu halkların herhangi birinde rövanşist türden bir yaklaşım görmüyorum. Geçmişe değil geleceğe bakıyorlar."

Turkey's President Abdullah Gul speaks to Reuters during an interview at the presidential palace in Istanbul March 1, 2012. Gul said on Thursday Russia and Iran would soon realise they had little choice but to join international diplomatic efforts for the removal of Syrian President Bashar al-Assad. To match Interview SYRIA-TURKEY/GUL.

Cumhurbaşkanı Gül, Amerika'nın bu demokratik dönüşüme açık desteğinin halk özellikle de gençlik tarafından oldukça takdir edildiğini belirtirken, "Bu moral destek Amerikan imajının iyileşmesine destek verdi. Yıllar boyunca burada Batı tarafından desteklenmiş otoriter rejimler vardır. Bu tip duygular bir gecede yok olmaz" dedi.

Türkiye'nin Suriye'de değişimin barışçıl yoldan olmasını teşvik etmek için pekçok şey yaptığını kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, "Esad'ın babasının zamanında internete, Facebook'a, Twitter'e sahip değildiniz. Değişik bir dünyaydı. Beşar Esad'la bunu konuştum, ona zamanın değiştiğini ve böyle şeyler yaparak devam edemeyeceğini söyledim. Şimdi dökülen bunca kandan sonra dönüşü olmayan noktaya ulaştık. Fakat Rusya ve İran buna su taşımıyor. Uluslararası toplumun bir parçası olmalı ve bu krizi çözmek için ortak hareket etmeliler" dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, İran'ın kendi nükleer kapasitesini değiştirme arzusunu anlayabildiğini belirtirken şu konulara değindi:

"Fakat nükleer silah yapmayı planlayıp planlamadıkları konusunda birşey söyleyemem. Bunun diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğine inananlardanım. İsrail'in savaşacağı yönündeki tüm açıklamalar bence yanlış. Sevelim sevmeyelim her ülkenin onuru ve milli duyguları var. Herhangi bir şekilde İsrail tarafı üzerinde bir tehdit algısını göz ardı etmek anlamında söylemiyorum, fakat konulara daha geniş bir perspektifte bakmak çok önemli.

Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri hükümetimiz yüzünden kötüleşmedi. Bu çok yanlış bir görüntü. Orada olan bir insani yardım gemisine kıyıdan 72 mil uzakta, uluslararası sularda saldırıydı ve dokuz Türk öldürüldü. Bu bizim unutabileceğimiz birşey değil. İsrail gerekeni yapana kadar ilişkilerin normalleşmesinden söz edilemez.

İsrail dostlarının değerini gerçek olarak takdir etmiyor. ve İsrail'i şu anda yönetenlerin uzun vadede ileri görüşlülüğe sahip oldukları görülmüyor. Kısa vadeli stratejik görünüme daha çok angaje oldukları görülüyor. Bu da bir problem görüntüsü ortaya koyuyor."

ANKA