Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin Kudüs kararı ile ilgili, "2. Dünya Savaşı öncesindeki karanlık günlerdeki gibi hissetmekten kendimizi alıkoyamıyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere'de Chatham House'daki programda konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

"Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğü konusunda en samimi ülkedir"

-Suriye'de en etkin mücadeleyi Türkiye yapmıştır. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliği konusunda en samimi ülkedir.

Bugüne kadar sığınmacılar için 31 milyar dolar para harcamamıza rağmen AB başta olmak üzere diğer ülkeler ve kurumlardan ciddi bir destek almadık. Suriye’nin topraklarında Türkiye’nin güvenli hale getirdiği bölgelerde yüz binlerce Suriyeli dönerken müttefiklerimizin desteklediği terör örgütlerinin kontrolündeki bölgelere dönen yok.

-Avrupa'nın göbeğinde insanlar inançları, dilleri, kültürleri nedeniyle ötekileştiriliyor.

-İngiltere dahil bütün ülkelerden sınırları içinde FETÖ üyelerinin ülkemize iadesini bekliyoruz.

"Bize ve insanlığa dayatılan bu tabloya itiraz ediyoruz"

Siyasi hesaplarla Kudüs'ün statüsünü değiştirmeye dönük adımlar bugün hayata geçiriliyor. Bu tablo karşısında, 2. Dünya Savaşı öncesindeki karanlık günlerdeki gibi hissetmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Bize ve insanlığa dayatılan bu tabloya itiraz ediyoruz.

"Susmak yerine mücadeleyi tercih ediyoruz"

Biz BM'nin 5 daimi üyeyle yönetilmesini kabul etmiyoruz. Adaleti arıyorsak ve BM adalet üzere tesis edilmişse bunun gereğini yapmalıyız. Susmak yerine mücadeleyi tercih ediyoruz. Dünyaynın çivisi çıktıysa, o çiviyi yerine sokacak olan sert bir çekiç darbesi değildir. İşleri düzeltecek olan umuttur. Bu noktada bir tercih yapmamız gerekiyor. Ya birbirimizin kurdu olup birbirimizi tüketeceğiz ya da dertlerimize birlikte derman bulacağız.

Uluslararası hukuku çiğneyen, BM kararlarına aykırı bu kararı bir kez daha reddediyoruz.

"ABD, Ortadoğu barış sürecindeki arabuluculuk rolünü yitirmiştir"

Uluslararası toplum bir an önce üzerine düşeni yaparak, İsrail'in artan saldırganlığını sona erdirmek için süratle harekete geçmelidir. Son adımıyla ABD, çözümün değil sorunun bir parçası olmayı tercih ederek, Ortadoğu barış sürecindeki arabuluculuk rolünü yitirmiştir.