Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Askeri güçlerine güvenen kimi ülkelerin Suriye'yi adeta bir bilek güreşi sahasına çevirmesinden fevkalade rahatsızlık duyuyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kayaş Tren Garı'nda düzenlenen Başkentray Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmasında, Ankara'da metro konforunda banliyö hizmeti verecek Başkentray'ın Ankara'ya ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.

Şehrin en uç iki noktasını birleştiren Kayaş-Sincan hattı üzerinde modern ulaşım ihtiyacına uygun bir şekilde yepyeni bir hat kurduklarını vurgulayan Erdoğan, toplam 156 kilometrelik yeni demiryolu döşeyip istasyonları her türlü ihtiyaca cevap verecek hale getirerek, alt ve üst geçitlerle güzergah güvenliğini sağlayarak, hattın diğer ulaşım ağlarıyla entegrasyonunu temin ederek Ankara'ya iftiharla anlatılacak bir banliyö hattı kazandırdıklarını belirtti.

"Her taraf pırıl pırıl olacak"

Erdoğan, Kayaş'tan Sincan'a 49 dakikada gidilebilmesini sağlayacak Başkentray altyapısının aynı zamanda yüksek hızlı trenin Eryaman-Gar mesafesini de kısalttığına işaret ederek, şöyle devam etti:

"İlk etapta 15 dakikada bir olacak trenlerin hareket aralığı gerekirse 5 dakikada bire kadar indirilecek. Hem zamandan kazandıracak hem de konforlu seyahate imkan hazırlayacak hizmetin bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Bu muhteşem katılım bu projenin ne kadar önemli olduğunu da ortaya koyuyor. Geçtiğimiz 15 yılda ülkemizin her köşesi gibi Ankara'ya da şehircilik bakımından adeta çağ atlattık. Çevresi gecekondularla kuşatılmış, havası kirden, dereleri kokudan, sokakları pislikten geçilmeyen bir şehirden başkentlik sıfatına yakışan görüntüye kavuşan bir Ankara'ya geliyoruz. Bakın geldik demiyorum. Şimdi, kentsel dönüşüm diyoruz, yerinden dönüşüm diyorum. İnşallah bu görülen bütün yerlerde yerinden dönüşümü gerçekleştireceğiz ve her taraf pırıl pırıl olacak. Benim kardeşim, vatandaşım da modern bir hayatı yaşayacak."

Zeytin Dalı Harekatı

Kadim tarihi boyunca hep cazibe merkezi olmuş bir coğrafyada yaşadığımızı ancak bunun için bedel ödendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Terör örgütleriyle yürüttüğümüz mücadele aslında bir bedel ödemedir. Fakat güney komşularımız Suriye ve Irak'ta yaşanan hadiseler sebebiyle üstlendiğimiz yükler, aldığımız riskler bir bedel ödemedir. Hamdolsun, işte Fırat Kalkanı Harekatı'nı yaşadık, kısa sürede orayı hallettik."

Vatandaşların, "Yol ver, gidelim Münbiç'i alalım." sözlerine ise Erdoğan, "İnşallah böyle bir şey olduğunda önce ben yola çıkacağım, ondan sonra sizleri de beraber davet edeceğiz. Şimdi buraya gelirken Afrin'i sordum ve Afrin'de son durum 4123 teröristi etkisiz hale getirdik. Kuzey Irak'ta 337 teröristi Zaho'da, Hakurk'ta etkisiz hale getirdik." karşılığını verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz'da 251 şehit verildiğini ve 2 bin 193 gazinin olduğunu vurgulayarak, "Sonunda bu Feto denilen alçaklara hamdolsun ülkemizi kaptırmadık. Şimdi onlar kaçtı. Nereye kaçtı? Pensilvanya'ya, Avrupa'ya. Şimdi de toplamaya başladık. Kosova'dan 6 tanesini aldık, şimdi içerideler. Gabon'dan üç tanesini aldık. Toplamda şu ana kadar 80 tane bu kaçağı aldık." dedi.

Erdoğan, "Eğer bir asır önce olsaydı, tıpkı Çanakkale şehitliklerindeki mezar taşlarının üzerinde saydığımız gibi Ankara'daki Haleplileri, İdliblileri, Kerküklüleri, Musulluları, Filistinlileri, Üsküplüleri, Kırcaalilileri, Dedeağaçlıları da ifade edecektik. Türkiye olarak bugün kendi sınırlarımız içerisinde güven ve refah içinde yaşıyorsak bunun gerisinde şu anda sınırlarımız dışında kalmış kardeşlerimizin de hakkı vardır, payı vardır, fedakarlığı vardır. Kardeşin kardeşe vefası öyle zamanla, mekanla sınırlı olamaz." dedi.

"Biz gönüllerimize sınır koyamayız"

Erdoğan, "Devletimizin sınırları olabilir ama biz gönüllerimize sınır koyamayız, bu sebeple nerede bir kardeşimiz varsa, ihtiyaç duyduğu anda onun yanında olmak boynumuzun borcudur." dedi.

Fırat Kalkanı Harekatı bölgesine 160 bin Suriyelinin geri döndüğünü aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Afrin'de kontrol altına aldığımız bölgeleri, patlayıcılardan ve terörist artıklarından tamamen temizledikten sonra oraya da yüz binlerce Suriyeli kardeşimizin döneceği görülüyor. İnşallah İdlib, Tel Rıfat, Münbiç, Ayn El Arap, Tel Abyad, Rasulayn, Kamışlı taraflarını da güvenli hale getirecek ve tüm Suriyelilerin evlerine, yuvalarına kavuşmalarını sağlayacağız. Bülbülü altın kafes koymuşlar, ille de vatanım demiş. Bu kardeşlerimizin gerekli şartlar oluştuğunda vatanlarına döneceklerinden şüphem yoktur. Kendilerine ülkemizde bir gelecek kurmak isteyenlere de elbette bu imkanı tanıyacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'deki gelişmelerin, Türkiye ve bölgeyle tüm dünya çapında bir güvenlik krizine yol açtığına dikkati çekerek, "Askeri güçlerine güvenen kimi ülkelerin Suriye'yi adeta bir bilek güreşi sahasına çevirmelerinden fevkalade rahatsızlık duyuyoruz. Suriye'deki rejim bir milyona yakın insanın ölümüne yol açmış olması sebebiyle bizim gözümüzde zaten kapkara bir sicile sahiptir. Suriye krizi, Dera'da rejimin hışmına uğrayan çocuklarına sahip çıkan ailelere yapılan saldırıyla başlamıştı. İnşallah Duma'da kimyasal saldırıyla katledilen masum çocuklar için harekete geçeceğini umduğumuz mahşeri vicdan bu krizi sona erdirecektir." diye konuştu.

"Bugün Sayın Putin ile görüşmem var"

ABD Başkanı Donald Trump'la dün akşam görüştüğünü anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bugün Sayın Putin ile görüşmem var. Kendileriyle görüşeceğim ve birlikte bu kimyasal katliamı nasıl durdururuz, bunu kendileriyle tekrar konuşacağım. Türkiye olarak en başından beri tek gayemiz Suriyeli kardeşlerimizin güvenliği ve geleceği olmuştur. Suriye topraklarında yürüttüğümüz operasyonların amacı da rejimin baskısına ve katliamlarına maruz kalmış milyonlarca insana kendi evlerinde güvenli bir gelecek sağlamaktır. Suriye toprakları herkes için güvenli hale gelene kadar oradaki varlığımızı ve faaliyetlerimizi sürdüreceğiz."

"PYD'li teröristleri kurtarabileceklerini sanıyorlarsa çok yanılıyorlar"

Suriye'de DEAŞ'la tek samimi ve netice alıcı mücadeleyi Türkiye'nin yürüttüğünü vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bizim dışımızdaki herkes DEAŞ'ı Suriye toprakları üzerindeki farklı emellerini gerçekleştirmenin bir bahanesi, bir aracı olarak kullanmıştır. PYD gibi eli kanlı bir terör örgütü DEAŞ bahanesiyle Suriye'yi bölmek için sahaya sürülmüş, silahlandırılmış, desteklenmiş ve bölgeye bela olarak gönderilmiştir. Ülkemizin PYD'ye yönelik operasyonlarını adeta kendi gövdelerini ortaya koyarak engellemeye çalışanların derdinin Suriye olmadığı, terör örgütleriyle mücadele olmadığı gayet açıktır. Bakıyorsunuz birçok Batılı dostların bayrakları bunların tanklarının üzerinde görünüyor. PYD'li teröristleri kurtarabileceklerini sanıyorlarsa, çok yanılıyorlar. Biz PYD'li teröristlerin her birini öyle veya böyle imha edeceğiz."

"Artık Suriye ve Irak'ta oynanan bu tiyatro bir kenara bırakılmalı"

"Elbette müttefiklerimizin askerlerine silah doğrultmak gibi bir düşüncemiz asla olamaz. Bununla birlikte bu ülkelerin askerlerinin PYD'li teröristlerle çok da yan yana durmamalarını bir dost olarak kendilerine tavsiye ediyoruz." diyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Buradan bir kez daha açıkça söylüyorum, sınırlarımız boyunca DEAŞ'lı, PYD'li ya da bir başka isim altında, tek bir teröristin bile varlığını kendimize yönelik tehdit olarak görüyor, gereğini yapmayı da bekamızın bir şartı olarak kabul ediyoruz.

Biz artık Suriye ve Irak'ta oynan bu tiyatronun bir kenara bırakılmasını, yüzlerdeki maskelerin indirilmesini, herkesin gerçek niyeti ve çehresiyle sahada kendisini göstermesini istiyoruz. Bu tiyatro yüzünden dünya yakında tarihinin en büyük tehdidiyle karşı karşıyadır. Kimsenin Akdeniz'i ve Suriye topraklarını siyasi ve askeri güç mücadelelerinin ateşinde yakmaya hakkı yoktur. Kimyasal ve konvansiyonel silahlarla kendi vatandaşlarına saldıran rejimi korumak ne kadar yanlışsa, aynı şekilde terör örgütleri üzerinden Suriyeyi bölmeye çalışmakta o kadar yanlıştır. Biz bunların hepsine de karşıyız."

"Birlikte çalışmaktan vazgeçmek gibi bir niyetimiz yoktur"

Erdoğan, ABD ile olan müttefiklikten, Rusya'yla enerjiden güvenliğe kadar geniş bir alanda kurulan stratejik ilişkilerden ve İran'la bölge sorunlarının çözümünde birlikte çalışmaktan vazgeçmek gibi bir niyetleri olmadığını ifade ederek, "Bizim Rusya, İran ve Çin gibi ülkelerle kurduğumuz ilişkiler, Batı ile olan ilişkilerimizin alternatifi değil tam tersine tamamlayıcısıdır. Ama bu durum her iki tarafında başka alanlardaki yanlışlarını ifade etmemize engel değildir. Katil Esed rejimini destekleyenler yanlış yapıyorlar. PYD terör örgütünü destekleyenler de yanlış yapıyorlar. Biz her iki yanlışla da sonuna kadar mücadele edeceğiz." dedi.

"Güven, huzur ve refah getiren tek ülke biziz"

Suriye'de bulunduğu yere güven, huzur ve refah getiren tek ülkenin, Türkiye olduğuna işaret eden Erdoğan, "Bizim dışımızda, Suriye sahasında etkili olan güçlerin bulunduğu her yerde zulüm, huzursuzluk, yıkım vardır." şeklinde konuştu.

Alandakilere, Türkiye'nin terörden temizleyerek kontrol altına aldığı şehirlerle diğer güçlerin operasyonlarının ardından ortaya çıkan görüntüleri televizyonlarda görüp görmediklerini soran Erdoğan, "Nasıl, oraları ne hale getirdiler, gördünüz." dedi.

Suriye'yi yıkmak için gelenlere karşı, Suriye halkının yanında yer almanın tarihi ve insani görevleri olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu görevlerini imkan buldukları her yerde ve her durumda yerine getirmekten çekinmeyeceklerinin altını çizdi. Suriye'ye hem gönüller yapmaya hem de şehirleri imar etmeye gittiklerine işaret eden Erdoğan, bunu başarana kadar da orada kalacaklarına işaret etti.

"Bunun bedelini ödersiniz"

Ekonomide aktif rol oynayanlar ve finans sektörünün içinde olanlara seslenen Erdoğan, "Eğer Suriye'deki bu gelişmeleri kalkıp bahane ederek, buradan ülkemize ekonomik terör estirmeye çalışıyorsanız, yanlış yaparsınız. Yeri geldiğinde bunun hesabını verirsiniz. Bunun bedelini ödersiniz. Hükümetimiz bu konuda kararlı bir şekilde yoluna devam etmektedir. Döviz kurlarındaki artışın makul, mantıklı, işin kitabına uygun hiçbir izahı yoktur." ifadelerini kullandı.

"Kanal İstanbul olmazsa olmaz hale geldi"

Keçiören-Atatürk Kültür Merkezi metrosunu Kızılay'a uzattıklarını, bunun inşaatının başladığını aktaran Erdoğan, Kuyubaşı'ndan Esenboğa Havalimanı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesine uzatmak için de bu yıl ihale yaptıklarını sonra da Çubuk'a uzatacakları bilgisini verdi

Erdoğan, "Artık çok daha fazla sabrımız kalmadı. İstanbul'un dev Kanal İstanbul'un ihalesini yapmamız olmazsa olmaz hale geldi. İşte son Boğaz'daki kaza bunun ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu, daha bekleyemeyiz. Bu ihalenin süratle yapılması lazım." değerlendirmesinde bulundu.

"Döviz kuru, möviz kuru üzerinden terbiye edemezler"

Küresel ekonomide kırılganlığa yol açacak, ciddi herhangi bir gelişmenin haberini de almadıklarına işaret eden Erdoğan, "Hiç endişe etmeyin, sağda solda konuşulanlara da bakmayın. Türkiye emin adımlarla yoluna devam ediyor. Bizi döviz kuru, möviz kuru üzerinden terbiye edemezler. Onlar kendi başlarının çaresine baksın. Biz yolumuza kararlı bir şekilde devam ediyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkentray'ın tüm Ankaralılara hayırlı olmasını diledi.

24 Nisan'a kadar ücretsiz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkentray'ın 24 Nisan'a kadar ücretsiz hizmet vereceğini müjdeledi. Erdoğan, TBMM Başkanı Kahraman ve Başbakan Yıldırım ile beraberindekiler, Ankara Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu’nun yaptığı duanın ardından Başkentray'ın açılışını gerçekleştirdi.

Erdoğan, Kayaş Tren İstasyonu'na geçerek, beraberindeki TBMM Başkanı Kahraman ve Başbakan Yıldırım ile trene bindi. Makinist koltuğuna oturan Erdoğan, treni Bağderesi İstasyonu'na kadar kullandı.