Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ABD’de mevkidaşı Rex Tillerson’ın yerine Mike Pompeo’nun gelmesinin Washington- Ankara arasındaki Münbiç sürecini etkilemeyeceğini belirterek “Çünkü bu süreç Trump’ın talimatıyla başlatıldı. Aramızda anlaşma değil anlayış birliği var” dedi

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Astana’da Rusya ve İran dışişleri bakanları ile yaptığı 3’lü toplantı öncesinde gündemdeki konulara ilişkin sorularımızı yanıtladı. Aralarında Gazete Habertürk'ten Bülent Aydemir'in bulunduğu gazeteciler seyahatinde Çavuşoğlu'na eşlik etti. Çavuşoğlu, Moskova temaslarının çok iyi geçtiğini, yeşil ve resmi pasaportlardan başlayarak vizelerin kalkacağını ifade ederek şunları söyledi:

ASTANA BULUŞMASI:

"Astana’da ilk defa dışişleri bakanları düzeyinde toplanıyoruz. Doğu Guta, çatışmaların tamamen durması gündemde. Washington’a olan seyahati erteledik. Yeni dışişleri bakanı başlayınca bakarız.

YAKINLAŞMA RAHATSIZ ETTİ:

(Soru: ABD’liler sürekli olarak “Ruslar, Türkleri kandırıyor” diyor?) Ruslarla ilişkilerimizin soğuk olduğu 8 aylık dönemde bize, “Ruslarla ilişkileri düzeltin” diye NATO dahil tavsiyede bulunuyorlardı. Düzeldikten sonra hepsi bunu sorgulamaya başladı. Ruslarla ilişkilerimizin iyi olması, Batı ülkelerini rahatsız etti. Astana’dan sonra Soçi Zirvesi’nde sonuçlar aldık. Doğu Guta’da ihlaller var ama Halep ve öncesini kıyasladığınız zaman çatışmasızlık bölgeleri var, ateşkes büyük oranda sağlandı. Kendileri orada olmadıkları için rahatsızlık duyuyorlar. “Bizim olmadığımız yer yansın” anlayışı var. Soçi’yi Cenevre’ye bağladık. “Çalışalım” dedik. Rejim hiçbir şekilde geçiş sürecini ve anayasayı konuşmadı. Kim ikna edecek? İkna olmazsa kim baskı yapacak. Biz Rusya’ya da yeri geldiği zaman “Hayır” deriz. Kırım, Osetya, Ukrayna konusu, Suriye’de rejim konusunda aynı mı düşünüyoruz? Hayır. Oturup konuşuyoruz, sonra sorunları da bir bir aşıyoruz.

TRUMP’IN TALİMATIYLA BAŞ- LADI:

(“Münbiç konusunda anlaştık” dediniz...) Tam öyle demedim. Daha anlaşmadık, anlayış birliğine vardık. Biz dedik ki sadece bu söz yetmez. Somut şeyler görmek istiyoruz. Nedir kardeşim? İstihbarat paylaşımı daha iyi olmalı. Örgütün lider kadrosuna yönelik beraber operasyon yapalım; Irak, ABD, Türkiye... Bunları beraber konuştuk. Bizim çizgimize büyük bir oranda geldiler. Nihai kararı dışişleri bakanları verecek dediler. (Tillerson’ın gidişi...) Anlaşmayı boşa çıkarmaz çünkü bu süreç Trump’ın, “Neden Türkiye ile aramız iyi değil, krizi kim başlatıyor? Derhal verdiğimiz sözleri tutalım? talimatıyla başlatıldı. Türkiye’ye ilgisi, sevgisi; Cumhurbaşkanı’mıza da saygısı var. Ben bunu görüyorum. n 30 KM GÜVENLİ HAT ÖNERİSİ: “30 kilometrenin amacı ne? YPG’yi mi, Türkiye’yi mi korumak?” diye sorduk. Bu konuda önce kaybolan güveni tesis etmemiz gerekiyor. Esasen şehir şehir planı işlerse, insanların buraya dönmeleri için maddi destek verelim. Bu plan işler. Biz terörist olmayan Araplardan, Türkmenlerden veya Süryanilerden olan yöneticilere varız. YPG olmayacak.

RUSLAR SORUYOR:

Ruslar Münih’te de sordular; “Nedir ABD ile durumunuz?” diye. Uygulayabilirsek yapacağımız bu çalışma, ileride Suriye’nin sınır-toprak bütünlüğü için çok önemli. Çünkü buraları YPG’nin elinden kurtarmış oluyoruz. İleride siyasi çözüm olduktan sonra bunlar merkezi otoriteye entegre edilecek. Atılacak adım, Suriye’nin, Rusya’nın, İran’ın da aleyhine bir adım değil.

YUNANİSTAN KRİZİ:

Diyoruz ki burada hukuk dışı bir geçiş var, yargı kararını verecek. Benim vatandaşım geçtiği zaman, onu biz istediğimiz zaman diyorsunuz ki: “Bağımsız yargı var, onu bekleyeceğiz.” Bizde aynı şey olduğu zaman niye kıyameti koparıyorsun?

FRANSA’NIN TUTUMU:

Fransa her konudan prim sağlamaya çalışıyor. Kendisinin olmadığı yerin işlemesini istemiyor. Oysa Cumhurbaşkanı’mız sürekli Macron’la görüşüyor, bilgi de veriyor. Yüzümüze söyleyemediği şeyi sonra açıklamasına koyuyor. Bu, dürüstlüğe sığmaz.

AB İLE VARNA ZİRVESİ:

Bazı jestler yapacaklar. Pozitif mesajlar verilir, vize konusunda bir anlayışa varılır ancak 7 öneri konusunu aramızda müzakere etmemiz lazım. “Kıbrıs konusunda çifte standart yapmayın” diyoruz. “Bir anlaşma yapılsın ya da ortak bir şirket kurulsun” diyoruz. Türk tarafının haklarını yok sayarak tek taraflı faaliyete karşıyız. Türk tarafının haklarının garanti altına alınması lazım."

NAUERT: TÜRKİYE’YLE GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, “Türk Dışişleri Bakanı, Menbiç konusunda görüş birliğine varıldığını söyledi. YPG’li Kürtlerin kentten ayrılacaklarını aktardı. Siz de bunu böyle mi değerlendiriyorsunuz?” sorusuna yanıt verdi.

Nauert, “Biz öyle değerlendirmiyoruz. Geçen hafta Türk hükümeti yetkilileri ile 1.5-2 gün süren görüşmeler yaptık. Şu aşamada hâlâ Türkiye bir anlaşma yapmaya çalışıyoruz, görüşmelerimiz bitmiş değil” diye konuştu.