SETA DC tarafından organize edilen "Türk-Amerikan İlişkilerinde Mevcut Zorluklar" panelinde iki ülkenin ilişkileri masaya yatırıldı.

Washington'da düzenlenen Türk-Amerikan ilişkileri panelinde konuşan Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Washington Ofisi (SETA DC) Araştırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat, "ABD en başından itibaren YPG ile iş birliğinin taktiksel, geçici ve sınırlı olduğunu söyledi. Ankara ise her seferinde geçici, taktiksel ve sınırlı ifadelerinden kastın ne olduğunu sordu. Kobani'de başlayan bu iş birliği Rakka'nın geri alınmasından sonra bile devam etti. Türkiye bunun ne zaman biteceğini soruyor ve bunda son derece haklı." dedi.

SETA DC tarafından organize edilen "Türk-Amerikan İlişkilerinde Mevcut Zorluklar" başlıklı panele, ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Heritage Vakfı Dış Politika Direktörü Luke Coffey ve SETA DC Araştırma Direktörü Kılıç Buğra Kanat konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise SETA DC Direktörü Kadir Üstün yaptı.

Türkiye ile ABD arasında birçok alanda kapsamlı iş birliklerinin olduğunu anlatan Kılıç Buğra Kanat, ikili ilişkilerdeki sorunların zamanında doğru bir şekilde ele alınmaması nedeniyle derinleştiğini ve Suriye krizi ile stratejik bir anlaşmazlık noktasına kadar vardığını söyledi.

"Kobani'de başlayan iş birliği hala sürüyor"

ABD'nin Suriye'de terör örgütü PYD/PKK'ya verdiği desteğin ikili ilişkilerin bugünkü düzeyde gerilmesine yol açtığını vurgulayan Kanat, "ABD en başından itibaren YPG ile iş birliğinin taktiksel, geçici ve sınırlı olduğunu söyledi. Ankara ise her seferinde geçici, taktiksel ve sınırlı ifadelerinden kastın ne olduğunu sordu. Kobani'de başlayan bu iş birliği Rakka'nın geri alınmasından sonra bile devam etti. Türkiye bunun ne zaman biteceğini soruyor ve bunda son derece haklı." değerlendirmesinde bulundu.

Kanat, ABD'nin Suriye savaşı boyunca YPG bağlamında Türkiye'ye verdiği sözleri şu ana kadar tutamadığını ve bunun Türk siyaseti ile halkında derin bir hayal kırıklığı yarattığını ifade etti.

ABD'den gelen "çelişkili" mesajlar

ABD'den son günlerde gelen "çelişkili" mesajlara da vurgu yapan Kanat, "Artık ABD Dışişlerinden veya Pentagon'dan Türkiye veya Suriye ile ilgili bir açıklama geldiğinde Ankara bir sonraki açıklamayı bekliyor ve bunun ilkiyle çelişkili mi uyumlu mu olduğuna bakıyor. İttifak ilişkilerinde bu tür belirsizlikler ciddi sorunların kaynağıdır." diye konuştu.

"TSK ciddi bir başarı sergiliyor"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Afrin'de kapsamlı ve sofistike bir operasyon yürüttüğüne dikkati çeken Kanat, özellikle Hava Kuvvetlerinin 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sonrası önce Fırat Kalkanı Harekatı'nda, şimdi de Zeytin Dalı Harekatı'nda ciddi bir başarı sergilediğini anlattı.

"Trump ikiye katladı"

Luke Coffey ise "Birçok kişi Trump'ın Suriye politikasını generallere bıraktığını söylüyor. Bence Suriye politikası askerlere değil Obama'ya terk edildi. Ardından da Trump bu politikayı ikiye katladı." ifadelerini kullandı.

ABD için DEAŞ'ı yenmenin birinci öncelik olduğunu ve bunu hangi maliyetle olursa olsun yapmayı arzu ettiğini kaydeden Coffey, "sahadaki en etkin güç" olduğu gerekçesiyle YPG'nin seçildiğini ancak bu örgütün terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD'nin askeri yapılanması olduğunun çok açık olduğunu dile getirdi.

"Trump yönetimi fırsatı kaçırdı"

"Türkiye'nin güvenlik endişeleri en başından itibaren ele alınmalıydı. Bence Trump yönetimi iş başına geldikten sonra bu yöndeki bir fırsatı kaçırdı." yorumunu yapan Coffey, herhangi bir Amerikan vatandaşının, vergisinin neo-Marksist ve NATO müttefiki ülke askerlerini öldüren bir terör örgütüne gitmesini asla kabul etmeyeceğini belirtti.

Türkiye'nin Afrin operasyonunu başarıyla tamamlayacağını anlatan Coffey, gözlerin Münbiç'e çevrilmesinden önce her iki tarafın da durup nefes alacağına inandığını söyledi.

James Jeffrey de terör konusunun hem Türkiye hem de Amerikan kamuoyunda çok hassas konular olduğuna işaretle iki ülkenin de bu alanda net adımlar atmak durumunda olduğunu kaydetti.

Suriye bağlamındaki asıl meselenin Esed rejimi, Rusya ve İran olduğunu savunan Jeffrey, İran'ın Şam yönetimi üzerindeki etkisi ve Rusya'nın Suriye'deki iç savaşa dahil olmasının ülkedeki dengeleri önemli ölçüde değiştirdiği yorumunu yaptı.

Son dönemde ABD yönetimi içinde kayda değer bir koordinasyon sorunu olduğuna da dikkati çeken Jeffrey, ABD hükümetinin kendi içinde dahi bazı şeyleri tam olarak koordine edemediğini ve bu koordinasyon sorunlarının ikili ilişkilere zarar verdiğini ifade etti.

"Bu politika Türkiye ile koordine edilmedi"

Jeffrey, "ABD birçok konuyu Türklerle koordineli yürütüyordu ancak Dışişleri Bakanı Tillerson'ın yeni açıkladığı İran'ı dengelemeyle ilgili politika yani Suriye'nin doğusunda bulunma ve dolayısıyla PYD/YPG/SDG ile çalışma durumunun geçici olmadığını anlatan politika Türkiye ile koordine edilmedi." değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca Jeffrey, Afrin'de PYD/PKK unsurlarının Türkiye'ye karşı fazla şanslarının olmadığını ancak Münbiç'te ABD ile Türk askerlerinin karşı karşıya gelmemesi noktasında iki ülkenin de daha hassas olacağına inandığını sözlerine ekledi.

İlgili resim

AA