Cumhurbaşkanı Erdoğan,"Zeytin Dalı Harekatı"na ilişkin, "Şunu çok açık, net söylüyorum; bizim Kürt vatandaşlarımızla bir sorunumuz yoktur ve olay Kürt koridoru meselesi de değildir. Olay terör koridorunu bizim yok etme meselesidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde gerçekleşen Ankara Sanayi Odası Ödül Töreni'ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Olay terör koridorunu yok etme meselesidir

Erdoğan, Ankara Sanayi Odasının bir gelenek haline getirdiği törende katılımcılarla birlikte olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ödül alan 54 şirketi ve yöneticilerini tebrik etti.

Türkiye'nin bir istikrar ve istikbal davası olduğuna işaret eden Erdoğan, "Bu davada hudutlarımızın güvenliği ne kadar önemliyse, ekonomimizin güçlenmesi, gelişmesi de o derece ehemmiyete sahiptir. Çünkü güçlü bir ekonomik zemine oturmayan özgürlük mücadelelerinin kalıcı zaferlere ulaşma imkanı da yoktur." diye konuştu.

Erdoğan, bugün kahraman güvenlik güçlerinin sınırların içinde ve dışında yakın tarihin en büyük mücadelelerinden birini yürüttüğünü belirterek, bir yandan bölücü terör örgütüyle diğer yandan FETÖ ihanet çetesiyle, irili ufaklı daha pek çok terör oluşumuyla mücadelenin devam ettiğini söyledi. 

"Olay terör koridorunu bizim yok etme meselesidir"

Türkiye sınırları boyunca oluşturulmak istenen, milli birliği ve toprak bütünlüğünü tehdit eden terör koridoruna ilk hançeri Fırat Kalkanı Harekatı'yla vurduklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bazı yazar çizerler, özellikle bizim bu operasyonlarımızı 'Kürtlere karşı yapılmış operasyonlar' olarak ilan edip hedeften saptırma gayreti içine giriyorlar. Şunu çok açık, net söylüyorum, bizim Kürt vatandaşlarımızla bir sorunumuz yoktur ve olay Kürt koridoru meselesi de değildir. Olay terör koridorunu bizim yok etme meselesidir. Böyle bir anlayışı, böyle bir yazıyı yazan da eğer kalkıp gerçekten bu ülkede az çok mürekkep yalamış, hele hele askerin içinde de görev almış birileri olursa bu bizi ciddi manada üzer. Dolayısıyla Kürt koridoru nedir, terör koridoru nedir, bunu ben burada anlatacak değilim. Bunu kendilerinin anlaması lazım. 

Şu anda Suriye'nin kuzeyinde bize karşı yönelmiş kaç yıldır devam eden tacizler var. İşte bugün Hatay'da enerji santralimizin olduğu yere attıkları havanla bir şehidimiz var. Tabii ki böyle bir mücadele içinde şehidimiz de gazilerimiz de olacak. Bu karşılıksız da kalmayacak. Bunun bedelini çok çok ağır ödüyorlar, ödeyecekler. Ama biz bu yoldan geri duramayız. Bu konudaki kararlılığımız ortadadır."

"Afrin'den geri adım atmak yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Afrin hallolacaktır" dediklerini anımsatarak, şöyle devam etti:

"Afrin'den geri adım atmak yok. Biz bunu Rus dostlarımızla da konuştuk, mutabakatımız var. Diğer koalisyon güçleriyle de konuştuk. Amerika'yla da konuştuk. Ama biz Amerika'yı bir şeye ikna edemedik. Neydi o? Biz kendilerine dedik ki 'Siz DEAŞ terör örgütü ile mücadeleyi niçin bir terör örgütüyle yapıyorsunuz? Niçin PYD, YPG, PKK gibi terör örgütüyle yapıyorsunuz? Gelin bunu stratejik ortağınız olan Türkiye'yle beraber yapın. Beraber yapalım, biz buna varız. Onları bir kenara koyalım, terörü güçlendirmeyelim.' Dediler ki 'bizim generallerimiz bize, Türkiye'nin bu işe tahsis ettiği ekip veya ordu yeterli değil.' Dedim ki, 'Bakın yanlış söylüyorsunuz, sizin generalleriniz size yanlış söylüyor.'" 

"Siz yolunuza, biz yolumuza"

Bunları ikili görüşmede de heyetler arası görüşmede de ABD Başkanı Donald Trump'a söylediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Fakat dinlemediler. 'Siz bilirsiniz.' dedik. Siz yolunuza, biz yolumuza." dedi.

Amerika'nın bu bölgeye zırhlı taşıyıcılardan mühimmata varıncaya kadar 5 bin tır silah getirdiğine dikkati çeken Erdoğan, bütün bunların terör örgütlerine dağıtıldığını dile getirdi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Suriye'nin kuzeyinde Amerika'nın 20 üssü olduğunu ifade ederek, bunları Türk halkının bilmesi gerektiğini söyledi. 

Kimsenin "Bizim haberimiz yoktu, bilmiyorduk" deme lüksünün olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Şu anda 2 bin kadar kargo uçağıyla ayrıca bu bölgeye silah taşımıştır. Bütün bunlar söylendiği zaman bir de bize maalesef doğru konuşmuyorlar. Bunların hepsini biz biliyoruz. Bize bu noktada hiç olmazsa dürüst davranın. Şu ana kadar, bu dürüstlüğü göremedik. Biz de Rusya'yla yaptığımız görüşme çerçevesinde şu anda yolumuza devam ediyoruz. Afrin'de Mehmetimiz, Mehmetçiğimiz görevini ifa ediyor, ifa etmeye de devam edecek." diye konuştu.

"Ülkemizin, hiç kimsenin bir karış toprağında gözü yoktur, olmamıştır"

Dünyaya seslenen Erdoğan, "Tüm dünyaya, milletin evinden ilan ediyorum. "Ülkemizin, hiç kimsenin bir karış toprağında gözü yoktur, olmamıştır." dedi. Erdoğan, Türkiye'nin bu operasyonlardaki temel amacının, milli güvenliğinin yanında Suriye'nin toprak bütünlüğü ile Suriye halkının can ve mal emniyetine de katkıda bulunmak olduğunu vurguladı.

Herkesin gözü önünde Suriye topraklarının bir kısmı üzerinde, bölgede, bölge halklarının tarihi, kültürel ve sosyolojik gerçekleriyle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir yapının inşa edilmeye çalışıldığını ifade eden Erdoğan, bu yapı Türkiye için ne kadar büyük tehditse, Suriye, Irak, İran ve hatta tüm bölge için de aynı derecede hayati bir tehdit olduğuna işaret etti.

"Tarih bunun şahididir"

"Biz kendimizle birlikte bölgemizdeki tüm kardeşlerimizin güvenliğini, huzurunu ve geleceğini savunuyoruz." diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

"Halen ülkemizde hayatlarını sürdüren 3,5 milyon Suriyeli misafirimizin kendi yurtlarına, evlerine dönebilmelerinin, bizim sağlayacağımız huzur ve güven iklimiyle mümkün olduğunu biliyoruz. Fırat Kalkanı Harekatı'nda bunu bizzat yaşayarak gördük. İdlib'de ve Afrin'de de aynı huzur ve güven iklimini tesis ettiğimizde, yüz binlerce Suriyeli kardeşimiz, kendi yurtlarında, kendi evlerinde hayatlarını sürdürme imkanına kavuşacaktır. Bu açık gerçeğe rağmen, yaptığı meşru operasyonlar sebebiyle Türkiye'yi eleştirenlerin hiçbirinin derdi, Suriye halkının sıkıntılarının çözümü ve geleceği değildir. 

Yaklaşık 6 milyonu ülke dışında olmak üzere 13 milyon Suriyelinin çektiği acılar, başkalarının umurunda olmayabilir ama bizim umurumuzdadır. Çünkü, bunların hepsi de Arap'ıyla Türkmen'iyle, Kürt'üyle bizim kardeşimizdir, tarih bunun şahididir."

Türkiye'nin Afrin'de Kürtlere karşı değil, oradaki terör örgütüne karşı mücadele ettiğinin altını çizen Erdoğan, Afrin'de yüzde 55 Arap, yüzde 35 civarında Kürt, kalanın ise Türkmen olduğunu söyledi. Erdoğan, "Kimse kalkıp da 'bu böyledir' diyemez ama orada bir terör örgütü var. Çok yakında görülecektir ki terör örgütünün baskısı ortadan kalktığında bize en büyük teşekkür Afrin'deki Kürt, Arap, Türkmen kardeşlerimizden gelecektir." dedi.

"Afganistan'da sizin süreniz belli oldu mu, Irak'ta bitti mi bu süre"

Erdoğan, sürekli Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanlarıyla iletişim içinde olduklarını ifade ederek, harekata ilişkin gelişmeleri her an yerinde takip ettiklerini dile getirdi.

Operasyonun ne zaman biteceğine ilişkin olarak da Erdoğan, şunları kaydetti:

"Afrin operasyonu tıpkı Fırat Kalkanı gibi, hedeflerine ulaştığında sona erecektir. Bazıları diyor ki, bunu diyen de enteresan, Amerika, 'Süre belli olmalı, fazla uzun olmamalı'. Peki o zaman ben de Amerika'ya soruyorum, Afganistan'da sizin süreniz belli oldu mu, ne zaman bitecek o? Biz iktidara gelmeden önce siz Irak'a girdiniz. Irak'ta bitti mi bu süre, hala Irak'tasınız. Şimdi kalkıp, buraya da girdiniz, koalisyon güçleriyle buradasınız. Bunun süresi olur mu? Böyle bir savaş, matematik bir olay değil ki. Nasıl böyle bir şey sorarsın? Bunları anlamak mümkün değil.

Ne zaman iş biterse, bizim orada durmaya da zaten merakımız yok, çekilmesini biliriz. Bunun için de birilerinden icazet almak gibi bir derdimiz yok. Bunu da bilmeniz lazım." 

"Terör örgütüne ücretsiz olarak bu silahları veriyorlar" 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Sınırlarımız boyunca bir terör koridoru oluşturmak için getirilen 5 bin tır ve 2 bin uçak dolusu silah, bugün sadece bize karşı kullanılıyor olabilir. Ya biz parayla bunlardan bu silahları istedik vermediler ama terör örgütüne ücretsiz olarak bu silahları veriyorlar. Peki biz nasıl oluyor da stratejik ortak olabiliyoruz. Nasıl oluyor da biz stratejik müttefik oluyoruz, model ortak oluyoruz. Bunu anlamak mümkün değil. Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki, yarın bu silahlar onları gönderen ülkelere de dönecektir. Dün Reyhanlı'yı hedef alan roketlerin, yarın hangi Avrupa veya Amerikan şehrini vuracağını kimse bilmez. Terörün karakteri böyledir. Biz, Allah'ın izni ve milletimizin ferasetiyle, bu terör dalgasının da üstesinden geliriz. Sınırlarımız içindeki ve dışındaki teröristleri birer birer etkisiz hale getirme konusunda çok büyük tecrübe sahibiyiz. Suni bir güven ve refah duvarı içinde yaşayan ülkelerin, benzer şoklara aynı derecede dayanıklı olup olamayacaklarını ise hep birlikte göreceğiz. Türkiye olarak, tıpkı DEAŞ meselesinde olduğu gibi uluslararası camiaya gereken her türlü bilgi desteğini vermeye, mücadeleye katkı sunmaya devam edeceğiz."

"Bunlarda yüz yok ki, özür dilesinler"

Geniş bir cephede bu şekilde fiili mücadele yürütürken, ekonomiyi de asla ihmal etmediklerini, etmeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, ekonomideki hedeflere ulaşmak için gereken her türlü tedbiri aldıklarını, her türlü adımı attıklarını bildirdi. Erdoğan, Türkiye'nin geçmişte yaşadığı büyük krizlere bakıldığında, hepsinde de siyasi istikrarsızlıkla birlikte ekonomik zayıflığın rol oynadığını gördüklerini belirtti.

Erdoğan, 3,5 milyar dolarlık manipülasyonlarla ekonomisi alt üst edilebilen bir ülkenin, siyasi ve diplomatik bakımdan etkin güç haline gelebilmesinin, elbette mümkün olmadığına işaret ederek, "Kredi derecelendirme kuruluşlarının yaptıkları açıklamalara falan sakın ha aldanmayın. Bunlar tamamen adeta birer siyaset kurumu gibidir. Bunlar kendilerine göre siyasi kararlar vermek suretiyle Türkiye'yi çökerteceklerini zannediyorlar. Onlar ne denli aleyhte açıklamalar yaptıysa işte büyüme açıklandı, 11,1. Dünyada bir numara neresi? Türkiye. Ne oldu? Hani kredi derecelendirme kuruluşları? Özür dilediler mi? Yok. Bunlarda yüz yok ki, özür dilesinler." dedi.

"Türkiye ekonomide güçlü olduğu bir dönemde"

Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı'yla ilgili, "Bugünlerde tüm dünya gündeminde ilk sırada yer alan tarihi bir operasyonu hamdolsun, inşallah başarıyla yürütürken bunun ekonomimize en küçük olumsuz yansıması olmayacaktır." dedi.

Türkiye'nin, ekonomide güçlü olduğu bir dönemde bu adımı attığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Herkes, Türkiye'nin güvenlik konusundaki hassasiyetleri için, demokrasisinden taviz vermediği gibi ekonomisini de aynı titizlikle koruma iradesine sahip bir ülke olduğunu biliyor. Ankara Sanayi Odası'nın bu toplantısı vesilesiyle girdiğimiz tüm mücadelelerde desteklerini yanımızda bulduğumuz iş dünyamıza teşekkür borcumu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Ülkesini seven, milletine aşkla, sevgiyle, samimiyetle hizmet eden, 2023 hedeflerimize gönülden bağlı, kendi geleceğini, devletinin geleceğinden ayrı görmeyen iş adamlarımızla birlikte inşallah daha nice zaferlere birlikte yürüyeceğiz." 

"İleri geri konuşan hiç kimseye aldırmıyoruz"

İş adamlarının kazancının, Türkiye'nin kazancı olduğunu bildikleri için bu konuda ileri geri konuşanlara aldırmadıklarını vurgulayan Erdoğan, siyaset diplomasisini, ekonomi diplomasisiyle taçlandırmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

Bugün verilecek ödüllerin, 2017'nin ödülleri olduğunu hatırlatan Erdoğan, bunun, firmaların 2016 performansını da yansıttığını söyledi. Erdoğan, şunları ifade etti:

"Ülkemizin en zor yılında böyle bir gayret ortaya koyan firmalarımızın, 2017'yi çok daha iyi şartlarda tamamladıklarına inanıyorum. İçinde bulunduğumuz yıl, sizlerden daha fazla gayret, daha fazla yatırım, daha fazla istihdam, daha fazla ihracat, daha fazla atılım bekliyorum. Bırakınız durmaya, yavaşlamaya dahi tahammülümüzün olmadığı bir dönemden geçiyoruz. Milletler, ihtiyaçları olduğu dönemlerde kendileri için fedakarlık yapanları, en ön safta mücadele edenleri asla unutmaz, bunu böyle bilelim. Biz de ülkesi ve milleti için daha çok üretecek olan hiçbir sanayicimizi, daha çok koşturacak olan hiçbir ticaret erbabımızı unutmayacağız."

AA