Potomac Nehri’nin zenginlik kattığı Alexandria kentinin tarihi, bin 300 yıl öncesine dayanıyor.

Kırmızı tuğlalı kaldırımları, karakteristik eski binalarıyla tarih kokan Alexandria’nın ilk yerleşimden bugüne kadarki süreci, Amerika Birleşik Devletleri’nin şekillenmesinde de önemli rol oynuyor. Zira Amerika’nın ilk Başkanı George Washington da Alexandria’lı.

Alexandria kentine katkıları dolayısıyla ‘Yaşayan Efsane’ olarak adlandırılan, adı kentin bir sokağına verilen ve adına plaket çakılan mimar - mühendis Engin Artemel’i İstanbul’dan alıp Alexandria tarihinin bir parçası yapan, onun mimariye merakı olmuş.

Yaşayan efsane Engin Artemel’in cebinde 20 dolarla California’da başlayan Amerikan rüyası, kendisine ihtiyaç duyulduğunu öğrenmesiyle Alexandria’ya uzanıyor.

Artemel, yeteneği ve çalışkanlılığıyla Alexandria tarihine imza atıyor.

Engin Artemel, çıktığı bu yolda, Türkiye, özellikle de İstanbul sevgisini hep korumuş.

‘Tarihi Şehir’ Alexandria’nın kalbi limanda atıyor. Eski zamanlarda ülkenin en önemli köle ticareti duraklarından olan liman bugünlerdeyse tekne tutkunlarının gözdesi. Dört mevsim limana bağlı tekneler Alexandria halkına suyun tanıdığı özgürlüğü de sunuyor.

Kentin birçok noktasında Artemel imzası var ama kentin kalbinin attığı limanda açtığı sanat galerisi onun için ayrı bir gurur kaynağı.

Eskiden Torpido Fabrikası olan galeri, bir çok sanatçıya çalışmalarını sanatseverlerle buluşturma imkanı veriyor. Galeride, heykellerden tablolara, el sanatlarından takılara zengin koleksiyonlar sergileniyor.

Üstelik de bu, geçmişin izleri vurgulanarak yapılıyor. Kapıda ziyaretçileri bir zamanların silah fabrikasının galeriye dönüşümünün hikayesi karşılıyor Ana caddelerde dolaşan tramvaylarsa herkesi geçmişe alıp götürüyor. Kentin doğasını bozmadan restore edilen eski yapılarıyla başkent Washington’a komşu olan Alexandria, adeta bir yıldız gibi parlıyor. Kafeleri, restoranları, mağazalarıyla açık hava müzesi görünümündeki kent, turistleri de büyülüyor. Tabii büyük ölçüde Engin Artemel sayesinde.

VOA