Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ mensuplarının iadesine ilişkin talepler konusunda, "Hukuka, kanuna zerre kadar saygıları yok. Kendilerinde verdikleri siyasi kararlarla kalkıp Türkiye'ye meydan okumaya yöneliyorlar." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Adalet Şurası"na katıldı.

Şuradaki konuşmasına tüm katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, şuranın başarılarla dolu olmasını, hukuk birikiminin zenginleşmesine ve yeni adalet politikalarının katkı sağlamasını temenni etti.

"Bizim medeniyetimiz adalet üzere kurulmuştur." ifadesini kullanan Erdoğan, "Arapça'daki 'adl' Türkçe'deki 'törü' kelimeleri adalet kavramının köklerini oluşturur. Devleti yönetenlerin birinci vazifesi adaleti sağlamaktır." diye konuştu.

Kur'an-ı Kerim'de "Allah adaleti, ihsanı ve yakınlara yardım etmeyi emreder" buyurulduğunu ve her cuma hutbesinde bunun hatip tarafından okunduğunu vurgulayan Erdoğan, "El Adl, bu lafız Rabbimizin aynı zamanda 99 ismi celalinden bir tanesidir. Bir gün adaletle hükmetmeyi bir yıllık nafile ibadetten üstün gören üstün gören Peygamber Efendimiz Aleyhisselatu Vesselam 'Allah adil olanları sever' buyuruyor." dedi.

Hazreti Ömer'in devlet yönetimindeki adaleti ve sorumluluk duygusuyla hatırlandığına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

"Dolayısıyla dinimizin biz inananlara yüklediği en önemli sorumluluklardan biri de adaletle davranmaktır. Batı ülkelerindeki özgürlük ve demokrasi arayışlarına baktığımızda hepsinin de adalet temelli olarak ortaya çıktığını ve geliştiğini görürüz. Kendi tarihimizde de adaletle davranan devlet adamlarının hayırla yad edildiğini görürüz. Selçuklu ve Osmanlı döneminin adalet kurumları çağlarının çok ötesinde bir anlayışı ifade ediyordu. Eğer bugün 600 yıl çok geniş bir coğrafyada hüküm sürmüş Osmanlı ile ilgili yüzümüzü kızartacak, başımızı öne eğdirecek en küçük bir olumsuzluk yoksa bunun sebebi devletin adalet üzere yönetilmiş olmasıdır. Bugün Osmanlı'nın çekildiği coğrafyalarda yaşanan acılar, zulümler, katliamlar, insanlık suçları hep adaletsizliğin eseridir.

Tabii burada bir gerçeği altını çizerek tespit etmemiz lazım, hukuk başkadır, kanun başkadır, adalet başkadır. Adaletin tesisine hizmet etmeyen hukuk da kanun da toplum nezdinde hükümsüzdür. Kağıt üzerinde kalan kanunların ne anlama geldiğini en iyi siz hukukçular, hukukçularımız bilirsiniz. Ülkemizde uzun bir dönem işte böyle bir kağıt üzerinde hukuk dönemi yaşanmıştır."

"Bunlarda adalet filan yok. Kendimizi aldatmayalım"

"15 Temmuz gibi tarihimizin en alçak darbe girişimi sırasında karşımızdakiler, gözlerini kırpmadan uçaklarıyla helikopterleriyle tanklarıyla toplarıyla tüfekleriyle milletimizi şehit ederken, devletimizi ele geçirmeye çalışırken dahi adaletten ayrılmamış bir milletiz, bir ülkeyiz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Darbe girişimi gibi dünyanın en kuralsız en vahşi saldırısını dahi hukuk devleti ilkelerinden ayrılmadan bastırabilecek dünyada başka bir ülke başka bir millet tanımıyorum. Hepsini gördüm. 15 Temmuz gecesinde ve ertesinde hepsinin adeta iyot gibi yaklaşımları ortaya çıktı. Hiç kimse kalkıp da 'bize ne düşüyor?' demediler. Ama kendi ideolojilerini paylaşan birilerine yönelik Türkiye'de yargı bir karar vermeye kalksa bununla ilgili olarak hemen hesaba çekerler. 'Filanca niye içeride?' Sizde böyle bir şey normal zamanda olduğu zaman biz size kalkıp 'filanca niye içeride?' diyor muyuz veya bunu bize geri verin diyor muyuz? Ülkeme darbe yapanlar, senin ülkene geliyor, senin ülkendeki darbecileri koruma altına alıyorsun, bunları bize iade etmiyorsun.

Bunlar sorulduğu zaman bunlar neymiş? Batı, adil davranırlarmış. Bunlarda adalet filan yok. Kendimizi aldatmayalım. Adalet burada, burada. Biz mekanizmamıza güveniyoruz ve onlarla da mukayese etmiyoruz. Bunlar, bize ahkam kesmesinler. Bunların uygulamalarında neler yaptığını gayet iyi görüyoruz. İşte en son ABD, Rıza Sarraf meselesini gördük, gördünüz. Bunun hukukla bir alakası var mı? Tamamıyla siyasi bir kararı çok açık net alabiliyorlar. Ülkemden sene 99, kaçıp giden o malum teröristi Amerika'da besleyen kişiler, 'ver bunu bize' dediğimizde, bunu bize veriyor mu? Vermiyor. Ama bizden 12 tane terörist istediler, biz onlara verdik. 15 yıllık süre içerisinde 'bunlar teröristtir' dediler, iyi niyetimizi gösterdik verdik. 'Hadi şimdi sen de bize ver' deyince, vermiyor. İşte şu anda yargı makamlarımız, bu kişiyle ilgili kararlarını veriyor, bütün dosyaları gönderiyoruz, 4 bin 500 koli bunlara gönderildi. Hukuka, kanuna zerre kadar saygıları yok. Kendilerinde verdikleri siyasi kararlarla kalkıp Türkiye'ye meydan okumaya yöneliyorlar. Beni bu noktada farklı görün, ben bunların bu tür kararlarına kesinlikle saygı duymuyorum ve bunlara da inanmıyorum."

Erdoğan, darbe girişiminin anlaşıldığı saatlerden itibaren ülkenin gerçek savcıları, gerçek hakimleri, gerçek adli personelinin harekete geçtiğini, sistemin hemen işlemeye başladığını belirtti.

Erdoğan, "Milletimizden ricam, adalet teşkilatımızı, özellikle hakimlerimizi ve savcılarımızı itibarsızlaştırmaya yönelik ithamlara itibar etmemeleridir. Davalar sonuçlanıp kararlar ortaya çıktığında, varsa eksiği fazlası bunları hep birlikte konuşuruz, tartışırız. Bu aşamada bizlere ve milletimize düşen; sabırlı olmak, adalet teşkilatımızın işini kolaylaştırmaktır." diye konuştu.

"Dünya 5'ten büyüktür sözümüz, küresel adaletsizliğe karşı yapılmış en büyük başkaldırıdır." diyen Erdoğan, "Her geçen gün daha da büyük destek bulan bu itirazımızı, daha adil bir küresel yönetim düzeni kurulana kadar sürdüreceğiz." dedi.

Erdoğan, "Demokrasiyi, özgürlükleri, hukuku, refahı sadece kendileri için isteyip sıra başkalarına geldiğinde başımıza en büyük faşist, en büyük diktatör, en büyük sömürgeci kesilenlerin sonu yaklaşıyor. Dünya bu kadar adaletsizliği, bu kadar zulmü kaldıramaz." ifadesini kullandı.

AA