Başbakan Yıldırım, "Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'ndaki oylamada 14 Güvenlik Konseyi üyesinin yanında Amerika yalnız kalmış ve son çare olarak Amerika aleyhine oy verecekleri tehdit edecek noktaya kadar gelmişlerdir" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım, Ankara'da bir otelde düzenlenen İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mezunları Zirvesi'nde konuştu.

"Amerikan Başkanı İşi Zıvanasından Çıkarmış" ile ilgili görsel sonucu

Başbakan Yıldırım, İTÜ denildiğinde 1970'li yıllardaki Gümüşsuyu, Taşkışla'daki öğrencilik yıllarının, hatıralarının ve hocalarının aklına geldiğini belirtti.

Bir kez daha anılarının tazelendiğini aktaran Yıldırım, İTÜ toplantılarını bu yüzden çok önemsediğini ve mümkün mertebe de katılmaya gayret ettiğini ifade etti.

İTÜ'nün, Türkiye'nin son 40 yılına hükmettiğini, yönetimdeki siyasetçileri yetiştirdiğini, ülkenin imar, kalkınma, bilim ve teknoloji alanında gelişmesine önemli katkı sunan 244 yıllık geçmişe sahip bir üniversite olduğuna değinen Yıldırım, "Türkiye'nin yüz akı ve medarı iftiharı olan, benim de mensubu olduğum bir üniversite. Dolayısıyla bu üniversitemizin mezunlarıyla bir arada bulunmak beni heyecanlandırıyor" dedi.

Yıldırım, "AK Parti iktidarının 15 yıllık döneminde bakan, başbakan seviyesinde 8 tane arkadaşımız kabinelerde görev aldı. Başbakan olduğum 65. Hükümet'te de benimle beraber 6 arkadaşımız kabinede görev aldı. AK Parti hükümetleri içerisinde en yüksek sayıda Teknik Üniversite mezunu arkadaşımız şu anda bakan olarak görev yapıyor" ifadelerini kullandı.

Teknik Üniversitenin 244 yıllık geçmişiyle, sadece teknik konularda değil, sosyal alanlarda da sesini duyuran bir üniversite olduğunu belirten Yıldırım, "Konservatuvarımızın dünya çapındaki saygın konumu, herkes tarafından biliniyor. Konservatuvarlarımızda müzik, sinema ve sanat dünyasının sayısız ismi yetişmiştir" şeklinde konuştu.

Başbakan Yıldırım'ın üniversitedeki hocalarından, gemi makineleri dersine gelen Selim Pala'nın aynı zamanda merhum Başbakanlardan Erbakan'ın da hocalığını yaptığını belirtti. Yıldırım, Pala'nın Erbakan'ın taklidini yaptığını anlatması salonda bulunanları gülümsetti.

Yıldırım, yetişmelerinde emeği geçen, vefat eden tüm hocalarına rahmet, hayatta olanlara da hayırlı ömürler diledi.

"ÜÇÜNCÜ ÇEYREK BÜYÜMEMİZ DÜNYADA BİR REKOR OLDU''

Yıldırım, "Üçüncü çeyrek büyümemiz dünyada bir rekor oldu, yüzde 11,1. Bu, hiçbir ülkede gerçekleşmeyen bir şey." diyerek, "Ülkemizde de son 6 yılda yakalanan en büyük büyüme oranı. Bu büyüme oranının tesadüfi olmadığını da ifade etmek isterim. Bazıları bunu da tabii sulandırmaya çalışıyorlar ama ne yaparsa yapsınlar, bu büyümenin arkasında güçlü bankacılık sistemi var, sağlıklı kamu maliyesi var, dinamik genç nüfus yapısı var, iş yapımına uygun birikim ve kültür var, mali teşvikler var" şeklinde konuştu.

"Bu büyüme sadece devletin oluşturduğu imkanlarla değil, daha fazlası özel sektör yatırımlarıyla oluyor" ifadelerini kullanan Yıldırım," İşin güzel tarafı da bu. Türkiye'de kamu bugün bir yatırım yapıyorsa, özel sektör 8 yatırım yapıyor. Dolayısıyla Türkiye'nin büyümesi daha sağlıklı" dedi.

Yıldırım, "Türkiye'nin dünyanın güçlü devletleri arasında yer alma hedefini ancak ve ancak gelişmiş üniversitelerle tutturabileceğiz. Bu hedeflere doğru, azim ve kararlılıkla ilerliyoruz" şeklinde konuştu.

BMGK'DAKİ KUDÜS OYLAMASI

ABD'nin tek taraflı aldığı Kudüs'ü İsrail'in başkenti yapan kararın Türkiye'nin öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bir kez daha reddedilip Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olarak ilan edildiğini hatırlatan Yıldırım, şöyle devam etti:

"Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) yapılan oylamada 14 Güvenlik Konseyi üyesinin yanında Amerika yalnız kalmış ve son çare olarak Genel Kurul'da Amerika aleyhine oy verecekleri tehdit edecek noktaya kadar gelmişlerdir. 'Eğer Amerika'nın aleyhinde oy verirseniz size mali yardım yapmayız, para vermeyiz, ayağınızı denk alın' diyecek kadar işi zıvanasından Amerikan Başkanı çıkarmış gözüküyor. Bir kez daha ABD Başkanı şunu anlamalıdır, ne kadar güçlü olursanız olun, her ülke egemendir, kendi bayrağı vardır, bağımsız kararını verecek yetkinliğe sahiptir. Onun için güçlü olmak haklı olmak anlamına gelmez. Her zaman haklı olan güçlüdür, adalet de budur. Onun için bu yanlışların mutlaka dünyanın vicdanında düzeleceğini, bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa yakın gelecekte adil olmayan dünyadaki bu yönetişim şeklinin mutlaka düzeleceğini, bunun da öncülüğünü Türkiye olarak yapmaya biz gayret edeceğiz."

"AMACIMIZ TERÖRÜ GÜNDEMDEN DÜŞÜRMEK"

"Amacımız, ülkemizin başını ağrıtan enerjisini tüketen terörü de gündemden düşürmek ve bütün kaynağımızı, insan kaynak ve kapasitemizi, ülkemizin kalkınması, gelişmesi için daha güzel işlerde kullanmak" diyen Yıldırım, konuşmasında şunları kaydetti:

"Türkiye, üç kıtanın buluştuğu dünyanın merkezi. Hem kültürlerin buluştuğu hem Asya'nın, Avrupa'nın, Afrika'nın birleştiği gelecek açısından çok büyük istikbal, çok büyük fırsatlar vaat eden bir ülke. Petrolümüz, doğal kaynaklarımız yok ama mukayeseli üstünlüğümüz, dinamik, genç nüfusumuz var."