Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Karaman İl Başkanlığı Kongresi'nde yaptığı konuşmada, "Son FETÖ'cü de hukuk önünde hesap verene kadar bu katil sürüsünün peşini bırakmayacağız." dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Karaman İl Başkanlığı Kongresi'ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, "Son FETÖ'cü de hukuk önünde hesap verene kadar bu katil sürüsünün peşini bırakmayacağız." dedi

Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, üç senelik bir aranın ardından tekrar Karaman'da bulunduğunu, bugün kentin bir başka güzel olduğunu belirterek "Karşımda şu an iradesine, geleceğine, demokrasisine canı pahasına sahip çıkan bir Karaman görüyorum. Bu salonda genç yaşlı, kadın erkek demeden kalbi Kudüs için, Filistin için çarpan dava arkadaşlarımı görüyorum. Sizlerin aracılığıyla buradan tekerlekli sandalyesinde kalleş kurşunlarla şehadete yürüyen Filistinli gazileri selamlıyorum. Cesaretleriyle korkaklar ordusuna kabus yaşatan Filistin'in başı dik gençlerini, Fevzi el-Cuneydileri selamlıyorum." diye konuştu. 

Şehadete yürüyen Filistinli gazileri selamlıyorum

"Rabbim inşallah bizleri cennetinde buluştursun." ifadesini kullanan Erdoğan, 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi önünde şehit edilen Karamanlı Muhammet Yalçın'ı da rahmetle andı. 

Muhammet Yalçın'ın 22 yaşında umutlarla dolu bir üniversite öğrencisi iken şehit olduğunu anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Muhammet darbecilerin bombalarının hedefi olduğunda telefonla babasıyla görüşüyordu. Tıpkı diğer 250 şehidimiz gibi Muhammet de kalleşçe, alçakça, tam da Fetocu müptezellerin karakterine yaraşır bir şekilde vuruldu. Şimdi bu Muhammet'in kanını döken insan müsveddeleri mahkemelerde işledikleri cinayetlerin tek tek hesabını veriyor. Namuslarına emanet edilen silahlarla bu millete kurşun sıkmanın ne demek olduğunu şimdi çok daha iyi anlıyorlar, anlayacaklar ve acımak yok, acırsak acınacak hale geliriz. Son FETÖ'cü de hukuk önünde hesap verene kadar bu katil sürüsünün peşini bırakmayacağız. Dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar, nereye sığınırsa sığınsınlar nefesimizi daima enselerinde hissedecekler." 

"Manevi rehberlerimizi de tazimle anıyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin 744'üncü vuslat yıl dönümünün idrak edildiğini anımsatarak, şunları kaydetti:

"Şeb-i Arus'un 744'üncü yıl dönümünde sevgi ve aşk medeniyetinin coşkun pınarı, büyük mütefekkir, büyük mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretlerini bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Yüzyıllardır Anadolu topraklarını ilmi, idraki, irfanı, hikmetiyle nakış nakış dokuyan ariflerimizi, alimlerimizi, manevi rehberlerimizi de tazimle anıyor, Allah hepsinden razı olsun diyorum."

"Mevlana 'Sabır sıkıntıların anahtardır' buyuruyor"

"Şeb-i Arus'ta Hazreti Mevlana'yı yad ederken aynı zamanda bu ülkeyi bize vatan kılan, bizi biz yapan değerleri ve hasletleri de hatırlıyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Her Şeb-i Arus'ta Hz. Mevlana'nın geride bıraktığı o engin hazinenin yeniden idrakine varıyoruz. Özellikle millet olarak içinden geçtiğimiz bu imtihan günlerinde Hz. Mevlana, Yunus Emre, Hacı Bektaşı Veli, Hacı Bayramı Veli, Karamanlı Alaaddin Halveti, Molla Fenari, Şeyh Edebali gibi manevi kandillerimizin tavsiyelerine daha sıkı sarılmamız gerekiyor. Hazreti Mevlana adeta bugünlere ayna tutarcasına 'Sabır sıkıntıların anahtardır' buyuruyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Allah'ın izniyle iman, sabır, azim ve mücadele oldukça üstesinden gelinmeyecek hiçbir engel olmadığını vurgulayarak, "Bu millet birbirine kenetlendikçe, önüne set kurabilecek tek bir güç dahi yoktur. İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif'in ifadesiyle 'Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.' Mesele her gün aynı kıbleye dönen, aynı mukaddes kitaba, aynı peygambere inanan insanların yüreklerinin de topluca vurmasıdır. İşte karşımda bu topluluk var." ifadelerini kullandı.

"Suriye'de DEAŞ'a 'kaç', YPG'ye 'tut' diyen aynı merkezdir"

DEAŞ ve PKK/PYD/YPG gibi proje terör örgütlerinin silah ve mühimmata boğularak palazlandırıldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"4 bin tırı aşkın silah Amerika'dan bunlara ulaştırılıyor. Bunların içinde zırhlı taşıyacılardan tank, top çok çeşitli ağır silahlara varıncaya kadar hepsi var. Bunları kendilerine söyledik, 'Hayır' diyemiyorlar. Bu silaha boğma kimi zaman 4 bin tırlık sevkiyatlarla göstere göstere kimi zaman da başka örneklerdeki gibi güya kazayla oluyor. Ancak her iki durumda da Suriye halkını katleden, ülkeyi büyük bir enkaz yığınına çeviren silahların menşei hiç değişmiyor."

Rakka'da geçen haftalarda yaşananları "sahnelenen kepazelik bu işbirliğinin ilk değil son örneğidir" sözleriyle tanımlayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"DEAŞ'lı teröristler kimliği herkesçe malum bir elin devreye girmesiyle Rakka'dan ellerini, kollarını sallayarak çıkmışlardır. Rakka tiyatrosu DEAŞ ile YPG'nin bir madalyonun iki yüzlü olduğunu artık inkarı mümkün olmayacak şekilde ortaya koymuştur. Suriye'de DEAŞ'a 'kaç', YPG'ye 'tut' diyen aynı merkezdir. 

"Çıkmış Kemal konuşuyor"

Türkiye'nin bölgede attığı adımlarla kirli hesaplara çomak soktuğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemiz gerek diplomatik gerekse askeri alanda gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla terör devletinin kurulmasına engel olmuştur." ifadesini kullandı. 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu da eleştiren Erdoğan, şunları kaydetti:

"Çıkmış Kemal konuşuyor, 'Orası hemen Filistin'in başkenti olarak ilan edilmeli' diyor. Yahu biz zaten Filistin'in başkenti olarak Kudüs'ü çoktan ilan ettik. Fakat Kudüs şu anda işgal altında olduğu için ne yapamıyoruz? Oraya gidip büyükelçiliğimizi açamıyoruz. Ama bizim şu anda Başkonsolosluğumuz bile neyle temsil ediliyor? Büyükelçiyle temsil ediliyor. Fiili olarak biz bu işi yapmışız ama inşallah o gün de yakın, bizzat resmi olarak da büyükelçiliğimizi ayrıca da orada açacağız."

"Ya boyun eğeceğiz ya mücadele edeceğiz"

Anadolu Ajansı (AA) foto muhabiri tarafından çekilen ve gözleri bağlanarak gözaltına alınan Filistinli Fevzi el-Cüneydi'nin fotoğrafının dev ekranlarda yer almasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, "20 asker, terörist, Cüneydi'nin ağzını burnunu kırmışlar, gözlerini o bantla kapatmışlar ve sürükleye sürükleye kafesin içine götürüyorlar. Şuraya bak. Demek ki o kadar korkuyorlar ki... 14 yaşındaki genç bunları nasıl korkutuyor anlayın. Ya bu gencin elinde silah yok ama bu gencin imanı var, imanı. Bu genç Allah'ın izniyle, gün ola harman ola, hesabını çok ağır soracak ben bunu biliyorum." ifadelerini kullandı. 

Down sendromlu bir gencin gözaltına alınışını anlatan bir başka fotoğraf karesine de dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bunlar, down sendromlu çocuklardan bile korktular. Şu hale bak. Ya bu genç, down sendromlu. Bundan bile bunlar korkacak kadar korkak, ürkek, pısırık. İşte İsrail bu. Ey ABD, Ey Trump sen bunları görmedin mi? Şu kafeslerin içindeki çocukları görmedin mi? Bunları göre göre, ondan sonra da 'Dünyanın en güçlü devleti benim'. Senin her yerin güç olsa ne olacak ya? Elinizde nükleer başlıklı silahlar var. Şu anda ABD tüm dünyaya ne diyor, 'Nükleer başlıklı silahınız olmayacak'. Peki senin elinde 16 bini aşkın nükleer başlıklı silah var, senin silahlar ne olacak? Sen dünyaya diyorsun ki 'Bu silahları kaldırın, gömün, yok edin'. Peki sendeki silahlar ne olacak? O duracak, o dursun. Avrupa, diğer ülkeler öyle, peki seninkiler ne olacak? Adalet, bu mu adalet? Onun için kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz, başka bunun lamı cimi yok. Ülkemizin önünde iki yol var, ya boyun eğeceğiz ya mücadele edeceğiz. Türkiye ya paryalığa rıza gösterecek ya da bağımsızlığına sıkı sıkıya sarılacaktır. Biz 40 yıllık siyasi hayatımızın her döneminde olduğu gibi bugün de mücadeleyi seçtik."

AA