Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin içinde YPG'nin de bulunduğu Demokratik Suriye Güçleri'ne (DSG) gönderdiği silahları tekrar gündeme getirdi ve "Türkiye'nin ABD'ye karşı bir planı yoktur. Ama ABD'nin Türkiye'ye karşı bir planı olduğu açıktır. Bu silahlar bölgeye niye gelir? Kime karşı kullanacak? Ya İran, ya Türkiye, sıkıysa Rusya" dedi.

 

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan

Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

  • Günlerce kamuoyunu ‘cumhurbaşkanının yakınları yurt dışındaki şirkete para gönderdi’ diyerek aldatan şahsın ipliğini pazara çıkardık. Buradan bir kez daha söylüyorum. Cumhurbaşkanının ve yakınının, bu tür dolandırıcılıklarla asla işi yoktur. Ve yurtdışına gönderilmiş herhangi bir paraları da söz konusu değildir.

'AYNI ONURLU TAVRI KENDİSİNDEN BEKLİYORUM'

  • Hepsi sahte olan kağıt parçalarında zaten bu iddiaları destekleyecek hiçbir bilgi bulunmuyor. Ana hıyanetin başındaki zata çağrımı tekrarlıyorum. Şayet iddiasını ispat edebilmiş olsaydı ben cumhurbaşkanlığı makamından ayrılacak, siyaseti bırakacaktım. Ortada bir para gönderme işi olmadığına göre, aynı onurlu haysiyetli ilkeli tavrı kendisinden bekliyorum.
  • Salı gününden bu yana CHP’nin başında durduğu her saati bu zatın gereğini yapmadığı zaman olarak kaydediyorum. Milletin gözüne baka baka ‘yüzde 40 alamazsam gereğini yaparım’ dediği ve bunun neredeyse yarısında kaldığı halde kılını kıpırdatmadığını da gayet iyi biliyoruz.
  • ‘Uyuşturucu kullanımıyla ilgili Meclis araştırma önergesi verdik AK Partililer reddetti’ dedi. Halbuki bu önerge Meclis genel kurulunun 2 Kasım tarihindeki oturumunda AK Partili vekillerin desteğiyle kabul edilmiş, araştırma komisyonunun kurulmasına karar verilmiştir.
  • Bu Zarrab davası ile ilgili açıklamalar yapacakmış. Bu mesele ile ilgili bir kaç hususu milletimizle paylaşmak isterim. ABD'deki dava hukukla, adaletle, ticaretle ilgisi olmayan bir 'cambaza bak cambaza' oyunudur. Bu oyun ile tek taşla birçok kuş vurulmak hedeflenmektedir. 
  • ABD'de ülkemizdeki 28 Şubat benzeri bir süreç yaşanıyor. Bizim muhatabımız seçimle iş başına gelmiş yönetimdir, öyle de kalacaktır. 
  • İddianameye bakılırsa davanın konusu ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımların delinmesine yönelik planının ortaya çıkarılmasıdır. 
'TÜRKİYE, ABD İÇ SİYASETİNE MALZEME OLAMAZ'
  • Uluslararası bir darbe girişimidir. ABD'ye sesleniyorum: Hala 15 Temmuz FETÖ darbe girişimini anlamadınız mı? Başta FETÖ olmak üzere bunların bütün suçluluarını yargılayıp, müebbet hapse mahkum ederken, bunların dosyaları da size gelirken, hatta bunların ciddi bir kısmı ABD'ye kaçmışken neyi gizlemeye çalışıyorsunuz? Şu anda bu dava ile bunların ilişkisinin olmasını görmeniz lazım. Bunlar da bu davaları takip ediyorum. Ayrıca hiç kimsenin Türkiye gibi bir ülkeyi ABD siyasetindeki çekişmelerin malzemesi haline getirmesine hakkı yoktur.
'SARRAF DAVASI TÜRKİYE'YE KOMPLO'
  • Nasıl 17/25 Aralık'ta yolsuzluk görüntüsü altında ülkemizdeki anayasal düzeni emniyet, yargı darbesiyle yıkma çabası varsa, Amerika'daki davada da aynı amacı uluslararası alanda gerçekleştirme niyeti vardır. Davanın iddianamesindeki komplo iddiası doğrudur. Ama bu komplo Amerika'ya değil, Türkiye'ye karşı kurulmuş bir komplodur
'RAKKA'DAN KAÇIRILAN DEAŞ'LILAR MISIR'A SÜRÜLECEK'
  • (SDG'den kaçan Talal Sülo'nun itirafları) ABD'nin bu terör örgütünü korumak için neler yaptığını hiçbir inkara meydan vermeyecek şekilde anlatmıştır. Biz terör örgütünün Suriye'deki uzantılarını bugün olmazsa yarın, mutlaka tamamen yok edeceğiz. Rakka operasyonundaki DEAŞ militanlarının sürüleceği yer neresi biliyor musunuz? Mısır, Sahra Çölü. Orada istihdam edilecekler.
'BURNUMUZUN DİBİNDE TERÖR DEVLETİ KURMA GİRİŞİMİNİ SEYREDECEK DEĞİLİZ'
  • Biz terör örgütünün Suriye'deki uzantılarını bugün olmazsa yarın ama çok yakında mutlaka, tamamen imha edeceğiz. Bugüne kadar dost kabul ettiğimiz güçlerin personeline zarar vermeme hassasiyetiyle çok dikkatli hareket ettik. Bunun devamı ancak bizim hassasiyetlerimize de riayet edilmesiyle mümkündür. Yaptırımları ihlal etme iddiasıyla bizi Amerika'da çarmıha germeye çalışanların burnumuzun dibinde terör devleti kurma girişimini herhalde eli kolu bağlı seyredecek değiliz.
'İSRAİL'LE DİPLOMATİK İLİŞKİLERİMİZİ KOPARMA NOKTASINA KADAR GİDEBİLİR'
  • (ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail başkenti olarak tanıması ihtimali hakkında) ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımlama yönündeki haberler için üzüntümü iletiyorum. Kudüs Müslümanların kırmızı çizgisidir.  Filistin halkının yaraları kanamaya devam ederken, her gün zulümler sürerken İsrail'e destek olarak böyle bir kararın alınması sadece uluslararası hukukun ihlali değil, aynı zamanda insanlık vicdanına vurulmuş ağır bir darbedir. İİT dönem başkanı olarak bu konunun sonuna kadar takipçisiyiz. Böyle bir adım atılırsa İİT zirvesini İstanbul'da toplayacağız. Sadece bununla kalmayacağız, bu liderler zirvesi ile çok önemli etkinliklerle tüm İslam dünyasını hareketlendireceğiz. Zira, sıradan bir olay değil. ABD bütün işleri bitirdi de şimdi bu mu kaldı? Bu adım diplomatik ilişkilerimizi İsrail'le koparmaya kadar gidebilir.
'DEAŞ BİTMESİNE SİLAHLAR GELİYOR, ÜSLER ARTIYOR?'
  • Trump 'DEAŞ gittikten sonra silahları alacağız' dedi ama hala silahlar geliyor. Üslerin sayısı neden artıyor? Takip ediyoruz, gereği neyse yapacağız. Türkiye'nin ABD'ye karşı bir planı yoktur. Ama ABD'nin Türkiye'ye karşı bir planı olduğu açıktır. Kuzey Suriye'nin en doğusundan al, şöyle en batısına kadar bir terör koridoru var. Geçenlerde de söylemiştim: Yaklaşık 1300'dü TIR olarak, bu sayılar tırmandı 3000'nin üzerine çıktı, bu TIR'larla mühimmat bölgeye geldi. Bu silahlar bölgeye niye gelir? Nerede kullanacak bunu Amerika? Kime karşı kullanacak? Ya İran, ya Türkiye, sıkıysa Rusya.
TAŞERON DÜZENLEMESİ
  • Kamudaki 450 bin ile belediyeler ve il özel idarelerindeki 400 bin işçimiz, çalıştıkları yerlerdeki, belediye iktisadi teşekküllerinde istihdam edilecekler. 23 bin mevsimlik işçinin halen en fazla 5 ay 29 gün olan çalışma süreleri de 9 ay 29 güne kadar çıkartılabilecek. Kamuda 4-C statüsünde çalışan kardeşlerimiz de 4-B kadrosuna alınıyor. Böylece kamuoyunda uzun zamandır tartışılan bu meseleyi kökten çözmüş oluyoruz.
Erdoğan, grup toplantısının ardından ABD Başkanı Donald Trump ile ilgili olası bir görüşmeye dair soruya "Şu anda Dışişleri temas halinde, yardımcılarıyla filan görüştüler, henüz daha dönmedi" dedi.  Erdoğan, "Konuşmanızda 28 Şubat vurgusu yaptınız. Şantaj ve dava ile ilgili olarak biraz açabilir misiniz acaba?" sorusunu da yanıtlarken, "Onun neyini açacaksınız, zaten her şeyi ile ortada. Onu şu anda yargı en güzel şekilde takip ediyor" diye konuştu.