Amerikalı federal savcılar, Salı günü New York’taki terör saldırısının zanlısı 29 yaşındaki Özbek göçmen Sayfullo Saipov’a karşı terör suçlamaları yöneltti.

IŞİD Saipov’un ‘Halifeliğin Askeri’ olduğunu belirterek saldırının sorumluluğunu üstlendi.

New York Saldırısı ile ilgili görsel sonucu

Saipov, kiraladığı bir kamyoneti Manhattan’daki işlek bir bisiklet yolunda insanların üzerine sürerek, 8 kişinin ölümüne, üçü ağır olmak üzere 12 kişinin de yaralanmasına neden oldu.

Saldırı, Orta Asya bölgesinden gelen bazı etnik Özbekler arasında aşırıcı eğilimlerin artış gösterdiği konusunda endişe uyandırdı.

Merkezi Washington’da bulunan Ulusal Savunma Üniversitesi uzmanı Thomas Lynch, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, “Son 18 ila 24 ay, Özbekler’in ya da Özbekçe konuşan Kırgızlar ve Tacikler’in orantısız şekilde ‘yalnız kurt’ terör saldırılarına karıştığını gösteriyor” dedi.

Batılı ülkeler, 2017 yılının başlarından bu yana, terör örgütleriyle bağlantılı etnik Özbekler tarafından düzenlendiği iddia edilen çok sayıda terör saldırısına sahne oldu.

İstanbul’da Reina gece kulübünde Ocak 2017’de 34 yaşındaki Özbek Abdulkadir Masharipov, etrafa ateş açarak 39 kişinin ölümüne yol açmış, saldırının sorumluluğunu IŞİD üstlenmişti.

Nisan ayında da Rus yetkililer, St. Petersburg’daki bir metro istasyonunda 14 kişinin ölümüne, 50’den fazla kişinin de yaralanmasına neden olan intihar saldırısını, Kırgızistan kökenli 22 yaşındaki Özbek Akbarzhon Jalilov’un düzenlediğini açıklamıştı.

Bundan birkaç gün sonra da Rakhmat Akilov adlı bir diğer Özbek, İsveç’in başkenti Stockholm’de bir caddede kamyonlu saldırı düzenlemekle suçlandı. Saldırıda 4 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı. Saldırganın IŞİD’e bağlılık yemini ettiği açıklanmıştı.

Geçen hafta da New York’ta 27 yaşındaki Özbek Abdurasul Juraboev, IŞİD’e materyal destek sağlama amaçlı planlar yapmak suçundan 15 yıl hapis cezasına mahkum edilmişti.

Amerika’da terör örgütlerine materyal destek sağlamaya çalışma suçları yüzünden en az 7 Özbek hapis yatıyor.

New York Saldırısı ile ilgili görsel sonucu

Özbekler neden radikalleşiyor?

Amerikalı yetkililer, Saipov’un saldırıyı düzenleme nedenleri ve gerçekten IŞİD’in iddia ettiği gibi örgüt tarafından mı radikalleştirildiğini araştırıyor. Avrupa ve Amerika’da son aylarda Özbekler tarafından girişilen bir dizi terör saldırısının ardından uzmanlar, bu artışın arkasındaki olası sebepleri ve Batı istihbarat kurumlarının kör noktasına girmeyi başaran bir durum olup olmadığını anlamaya çalışıyor.

Washington’da Khalid Majidvar adlı bir uzman, bu artışın nedenlerinden birinin, IŞİD’in internet üzerinden progapandasını yayma yeteneği olduğunu düşünüyor.

Majidvar, “Son üç yıl içinde IŞİD, gençleri radikalleştirip bünyesine katmak için internet üzerinde geniş çaplı bir propaganda ağı oluşturdu. Orta Asya’dan diaspora toplumları, içlerindeki küçük bir kesim olsa da, IŞİD propagandasından özellikle kolay etkileniyor görünüyor” dedi.

Ulusal Savunma Üniversitesi’nden Lynch, Özbekçe konuşan Orta Asyalılar’ın son yıllarda Irak ve Suriye’deki IŞİD saflarına akışının, terör örgütüne bu bölgeye açılma ve oradaki etkisini arttırma imkanı verdiğini düşünüyor.

Lynch, Ortadoğu’da IŞİD için savaşan Orta Asya’dan 4 binin üzerinde militandan 500 ila 1500’ünün Özbek olduğunun tahmin edildiğini, bunların da büyük bir kısmını Rusya ve doğu Avrupa’nın bazı bölgelerindeki eski göçmen işçilerin oluşturduğunu söyledi.

Thomas Lynch, “Bu kişiler, IŞİD’e büyük gruplar halinde katıldı ama doğrudan Özbekistan’dan değil, daha ziyade Rusya ve belli bazı doğu Avrupa ülkelerinde azınlık konumundan, düşük düzeyli işler ve çok izole koşullardan geldiler” diye konuştu.

Bazı çevreler, IŞİD’in Orta Asya bağlantısından Özbekistan İslami Hareketi (IMU) adlı örgütü sorumlu tutuyor. 1990’ların ortalarında önce sosyo-dini bir grup olarak kurulan IMU, daha sonra militan bir örgüte dönüştü ve çok sayıda Orta Asya ülkesinden militan topladı.

IŞİD Özbek dilinden yararlanıyor

Bazı uzmanlara göre, IŞİD’in mesajını yaymak için Özbek diline bel bağlaması, Batılı istihbarat toplumunun hazırlıksız yakalanmasına neden oldu.

Lynch, “Avrupa Orta Asyalılar’ın radikalleşme dilinin Özbekçe olduğunu farketmedi” derken, Avrupa’nın IŞİD propagandasıyla savaşının yalnızca Arapça diline odaklandığını, Özbekçe’yeyse neredeyse hiç dikkat edilmediğini kaydetti.

Orta Asya’da en çok konuşulan dillerden biri olan Özbekçe, Özbekistan’ın yanısıra Kırgızistan ve Tacikistan’ın da belli kesimlerinde kullanılıyor.

Uzmanlar, gençleri radikalleşmeye iten unsurlardan birinin de, Orta Asya ülkelerindeki “baskıcı devlet güvenlik kurumları” olabileceğine dikkat çekiyor.

Lynch, Özbekistan’da “dini hareketliliğin baskı altına alması ve devletten bağımsız dini faaliyetlerin siyasi muhalefet olarak damgalanmasının”, radikalleşme riskini arttırdığı görüşünü dile getirdi.

Özbekistan’da hükümet, insan hakları gruplarınca, vatandaşlarının sosyal ve siyasi haklarını ihlal etmekle suçlanıyor.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, “Binlerce kişi siyasi güdümlü suçlamalarla hapse atıldı. Adalet sisteminde işkence yaygın durumda. Yetkililer, sivil toplum aktivistleri, muhalefet mensupları ve gazeteciler üzerinde baskı kurmayı sürdürüyor. Devletin sıkı kontrolunun dışında ibadetlerini yerine getiren Müslümanlar ve Hıristiyanlar zulme uğruyor ve ifade özgürlüğü ciddi oranda sınırlanıyor” açıklamasında bulundu.

New York’ta ikamet eden Sukhrobjon İsmoilov adlı bir Özbek avukat da, aşırıcı ideolojilerin yayılmasından bölgedeki baskıcı rejimleri sorumlu tutuyor.

İsmoilov Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, “New York saldırısı, siyasi ve dini özgürlüklere karşı yapılanlar dahil, önceki rejimlerin geçmişteki hatalarının yan etkilerinden biri” dedi.

Özbek avukat, dil sorunu ve yeni bir kültüre uyum sağlamada isteksizlik gibi nedenlerle, Amerika’daki bazı Özbek göçmenlerin Amerikan toplumuna tam entegre olamadığını, zaman içinde de bu durumun marjinalleşmelerine yol açtığını belirtti.

Columbia Üniversitesi’nden Orta Asya uzmanı Edward Lemon da, son yıllarda Avrupa’daki terör saldırılarının Özbekler tarafından düzenlenmiş olduğu gerçeğine rağmen, tüm nüfusa aynı damgayı vurmanın önlenmesine yönelik çabalar ortaya konması gerektiği uyarısında bulundu.

Lemon, “Bunlar tüm Özbekleri temsil etmiyor, onlardan sadece çok küçük bir kesim radikal gruplara katıldı” diyor.

VOA