Amerikan medyasının, 11 Eylül 2001’deki terör saldırısından bu yana en kötü saldırı olarak nitelediği olayda bir Özbek vatandaşı New York’ta kullandığı kiralık kamyoneti bisiklet yolunda yayaların üzerine sürerek 8 kişinin ölümüne en az 12 kişinin yaralanmasına neden oldu.

New York Polisi İstihbarat ve Terörle Mücadele Yönetici Yardımcısı John Miller, Seyfullo Saipov’un aracın içerisine IŞİD sempatizanı olduğunu gösteren el yazısı bir not bıraktığını söyledi. Ardından sorgulaması sırasında Özbek saldırganın, kaldığı hastanenin odasına asılmak üzere IŞİD bayrağı istediği de medyaya yansıdı.

Image result for Saipov
New York’taki saldırının ardından insanların bunun bir terör eylemi olup-olmadığı şeklinde kafa karışıklığı yaşaması artık sıkça rastlanan bir durum. Amerikan hükümetinin ise terörle ilgili son derece net bir tanımı var. FBI, arkasında siyasi, dini, sosyal, ırkçı ya da çevresel nedenler bulunan her türlü saldırıyı terör eylemi olarak nitelendiriyor.

Saipov’un radikal İslamcı olması ve IŞİD’i desteklemesi yetkililerin süratle bu saldırı hakkında “terör saldırısı” ifadesini kullanmasına neden oldu.

Amerika’da son dönemde yaşanan diğer terör eylemleri, 2016 yılında Orlando’da Pulse adlı gece kulübünde Ömer Mateen adlı bir kişinin 49 kişiyi öldürmesi ve 2014 yılında Charleston’da ırkçı beyaz Amerikalı Dylaan Roof’un bir kiliseyi basarak 9 kişiyi katletmesiydi.

Bu iki eylem de saldırganların hedefleri ve çıkış noktaları nedeniyle terör saldırısı olarak nitelendirildi. Gece kulübü baskınında Mateen, İslami inançları doğrultusunda insanları katletti. Charleston’daysa Roof ırkçı görüşleri nedeniyle siyahların gittiği bir kiliseyi hedef aldı.

Amerika’da resmi olarak terörü diğer saldırılardan ayıran tanımlamaya rağmen saldırıların nasıl değerlendirileceği konusunda tartışma sürüyor.

Image result for Stephen Paddock
Geçen ay Stephen Paddock isimli bir şahıs Las Vegas’ta bir konser alanında bulunan insanların üzerine ateş açarak 58 kişinin ölümüne, 546 kişinin yaralanmasına neden oldu. Bazı siyasetçiler ve medya halen daha saldırganın eylemi hangi düşünce ve hedefle yaptığının bilinmemesine ve saldırının terör tanımına uymamasına rağmen Paddock için “terörist” ifadesini kullandılar.

Paddock’a terörist demek konusunda aceleci davranmayan ve Saipov’a hemen terörist etiketi koyan yetkililerin bu tavrı ise sorgulanıyor. Bu, “saldırganın kimliği terörist tanımlamasında bir rol oynuyor mu?” sorusunu gündeme getiriyor.

Ancak terör kelimesinin kullanılıp-kullanılmaması konusundaki bu tartışma temel noktanın kaçırılmasına neden oluyor. Çünkü terörizm saldırının arkasındaki hedefi ve düşünceyi tanımlıyor, olayın kendisini değil.

Berkeley’deki California Üniversitesi’nden dilbilimci Robin Lakoff, NPR Radyosu’na verdiği demeçte “Terör saldırıları ve çok sayıda insanın aynı anda katledilmesi temelde benzer gibi görünebilir ama asıl onları farklı kılan derindeki ideolojidir” diyor.

Lakoff, “Savaş, terör ve şiddet eylemleri temelde benzer görünebilirler ancak hepsinin altında yatan fikirler farklıdır. Farklı nedenlerle yapılmış olabilirler bu da insanların kafasının karışmasına neden oluyor sanırım” diye konuştu.

Saipov davasında yetkililer, bu kişi kendisini yabancı bir terör örgütüyle ilişkilendirdiği için kolaylıkla terörist ifadesini kullandılar.

VOA