Başkan Donald Trump, Ruslarla temasları hakkında yetkililere yalan söylediğini kabul etmesiyle, özel savcı Robert Mueller’in Rusya soruşturmasının merkezine oturan eski kampanya danışmanı George Papadopoulos için “yalancı olduğu zaten kanıtlanmış” dedi.

Trump, Twitter üzerinden yaptığı yorumda, kampanya ekibinin Rus hükümeti için aracılık yaptıkları iddia edilen kişilerle bağlantısına yönelik soruşturmada ilk kilit delili sunan Papadopoulos’u önemsiz göstermeye dönük ifadeler kullandı.

Trump, “Çok az kişi, yalancı olduğu zaten kanıtlanmış, George adlı genç, düşük düzeyli gönüllüyü tanıyor. Demokratlara sorun” diye yazdı.

Dün açıklanan mahkeme kayıtlarına göre Papadopoulos, Rusya’ya bağlantıları olduğunu iddia eden ve binlerce e-posta üzerinden Hillary Clinton hakkında “kirli bilgiler” öneren kişilerle temas kurdu. Belgelerde Papadopoulos’un, FBI görevlilerine bu temasları hakkında yalan söylediğini kabul ettiği ve müfettişlerle işbirliği yaptığı belirtildi.

Papadopoulos’un itirafı ve Mueller’in ekibiyle işbirliği yapıyor olma ihtimali, Rusya soruşturmasına yeni bir boyut kattı. Mueller’in, Trump’ın eski kampanya başkanı Paul Manafort ve iş ortağı Rick Gates’e yönelik açıkladığı suçlamaların ise Trump kampanyası için yürüttükleri çalışmalarla doğrudan bağlantısı bulunmadığı görülüyor.

Ancak Papadopoulos vakası, Mueller’in soruşturmasında kilit soruyu öne çıkarıyor: “Rusya seçimleri etkilemeye çalıştı mı? Trump’ın kampanyası bunu biliyor muydu?”

Papadopoulos’a, Nisan ayında Londra’daki bir otelde, Rusya’yla bağları bulunan bir profesörün “Ruslar’ın elinde Clinton’ın e-postaları var” dediği belirtiliyor. Papadopoulos’un daha sonra Trump kampanyasından bir politika danışmanına e-posta göndererek, “Uygun zaman olduğunda bir seyahatle ilgili Moskova’dan gelen bazı ilginç mesajlar var” dediği ifade ediliyor.

Kayıtlara göre, Padadopoulos geçen Temmuz ayında tutuklandı ve yetkililerce defalarca sorgulandı. Papadopoulos’un yalan söylediğini kabul etmesinden sonra Trump yetkilileriyle temas kurmasının ve ülkeyi terketmesinin yasaklandığı kaydedildi. Belgelerden birinde, Mueller için çalışan bir FBI görevlisinin, Trump’ın başka eski danışmanlarının da sorgulanabileceğinin açıkça sinyalini verdiği belirtiliyor.

Papadopoulos’un avukatı Thomas M. Breen, suçu kabul etme konusunda bir yorum yapmadı ancak “ileriki bir tarihte mahkeme tarafından çağrıldıklarında George’un rolüyle ilgili açıklama yapma fırsatına sahip olacaklarını, George’un açıklamalarının tüm detaylarını anlatmayı dört gözle beklediklerini” söyledi.

Papadopoulos’un görüşmesi, Donald Trump’ın oğlu ve diğer kampanya yetkililerinin Haziran 2016’da New York’ta Trump Tower’da Clinton hakkında olumsuz bilgiye sahip olduğunu iddia eden bir Rus avukatla yaptıkları görüşmeyi akla getiriyor.

Beyaz Saray haberler üzerine, Papadopoulos’u geçen yılki kampanya sırasında çok az yetkiye sahip basit bir gönüllü olarak gösterme çabasına girdi. Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Huckabee Sanders, Papadopoulos’ın rolünün “aşırı derecede sınırlı” olduğunu ve “kampanya adına resmi bir kapasitede hiçbir faaliyet yürütmediğini” belirtti.

Trump, Papadopoulos’u Mart 2016’da dış politika danışma konseyine atamıştı. Washington Post’un yayın kuruluyla 21 Mart 2016’daki toplantısında Trump, Papadopoulos’u “mükemmel biri” olarak tanımlamıştı.

Bundan kısa süre sonra da Trump, Twitter üzerinden, danışma konseyinin toplantısından bir fotoğraf paylaşmıştı. Bu fotoğrafta Trump’ın masasındaki bir grup danışman arasında Papadopolous da bulunuyordu. Mahkeme belgelerine göre Papadopolous, o toplantı sırasında Trump ve diğer üst düzey kampanya yetkililerine, Rusya için aracılarla temas kurduğunu, bu aracıların Trump’la Rus Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında bir görüşme ayarlayabileceklerini söylediğini anlattı.

Belgeler, Papadopoulos’un yurtdışındaki temaslarının, Trump’ın kuruluna seçildikten sonra Mart 2016’da başladığını izah ediyor. Papadopoulos, müfettişlere bu toplantıların daha önce olduğunu söylemiş, daha sonraysa bunun doğru olmadığını kabul etmişti. Belgelere göre ayrıca, Papadopoulos seyahatleriyle ilgili bir Facebook mesajını sildi.

Mahkeme belgelerinde, Papadopolous’un önce ismi bilinmeyen, Clinton hakkında ‘zarar verici’ bilgiye sahip olduğunu iddia eden profesörle, sonra da, Putin’le bağlantılı olduğunu öne süren ve Trump’la Rus lider arasında görüşme ayarlamaya çalışan bir Rus kadınla görüştüğü belirtiliyor. Profesörün Papadopoulos’u ayrıca, Rusya Dışişleri Bakanlığı’yla bağlantıları olduğunu iddia eden üçüncü bir kişiyle tanıştırdığı ifade ediliyor. Belgelere göre ikili daha sonra, Trump kampanyasından danışmanlar ve Rus hükümet yetkilileriyle görüşme ayarlanması için e-posta yazışmaları yürütmüş.

Mahkeme kayıtları, Ruslar’ın sahip olduklarını iddia ettiği e-postaların hangileri olduğunu detaylandırmıyor.

Clinton e-postalarıyla ilgili yeni ortaya çıkan bilgilerin zamanlaması da önemli olabilir zira Kremlin’in Clinton kampanyası ve Demokrat Parti’ye bilgisayar korsanlığı saldırısının boyutu, Papadopoulos’a, (Clinton’a) ‘zarar verici’ e-postaların varlığından bahsedilmesinden haftalar önce, Mart 2016 itibariyle anlaşılmaya başlamıştı.

Papadopoulos’un kampanya yetkilileriyle ne kadar sıklıkta görüştüğü de net değil.

VOA