Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana 995 kişinin Yunanistan'a sığınmacı olarak başvurduğunu hatırlatarak, "Yunanistan'ın FETÖ'cüler için bir sığınma üssü olmasını arzu etmeyiz." dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias, Bakanlıkta yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişiminden sonra 8 eski askerin Yunanistan'a firar ettiğini anımsatan Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Maalesef Yunan mahkemeleri bu 8 kişiyi Türkiye'ye iade etmedi. Bu, bizde ciddi bir hayal kırıklığı yarattı. Çünkü Yunanistan da geçmişte darbelerden çok çeken bir ülkedir, Yunan milleti de keza öyle. Dolayısıyla biz, Yunanistan Anayasası ve yasalarına göre, bu kişilerin iade edilmesini bekliyorduk. Bu beklentimiz maalesef karşılanmadı. Diğer taraftan, Sayın Cumhurbaşkanımızı öldürmek için Marmaris'te bulunan iki eski askerin de yine Yunanistan'a kaçtığını öğrendik ve bunların iade edilmesi talebimizi bir kere daha gündeme getirdik."

İki ülkenin terörle mücadelede iş birliği adımlarını artırması gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, "Özellikle DHKP-C'ye karşı geçmişte Yunanistan bazı adımlar attı. Bunları memnuniyetle karşılıyoruz ama hala DHKP-C ve PKK mevcudiyetinin olduğunu da kabul etmemiz lazım ve bunların buralarda faaliyetlerine izin verilmemesi gerekiyor. Çünkü terör hepimizin düşmanıdır, terör yok edilmelidir" dedi.

FETÖ mensuplarının iadesine yönelik süreçte Türkiye'nin hayal kırıklığına uğradığına dikkati çeken Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Hem 8 hain, darbeci FETÖ'cü hain Yunanistan'a geçti hem de yine Cumhurbaşkanımıza suikast girişiminde bulunan 2 FETÖ'cü hain de Ege'den Yunanistan'a kaçtı. Bunların Yunanistan'a gitmemesi için o günlerde biz Nikos ile sık sık telefonda görüştük hangi tedbirleri alabiliriz diye. Ama onun dışında bizim elimizde bir rakam var. Hain darbe girişiminden bu yana 995 kişi Yunanistan'a sığınmacı olarak başvurmuş. Bunların hepsini incelemek lazım. Kaç tanesi FETÖ'cü, kaç tanesi bundan yararlanarak gitti. Biz tabii komşumuz ve ilişkilerimizi her geçen gün güvene dayalı geliştirdiğimiz Yunanistan'ın FETÖ'cüler için adeta bir sığınma üssü olmasını arzu etmeyiz. Dolayısıyla bu başvuruları titizlikle değerlendireceklerini ve Yunanistan Anayasası'na ve yasalarına göre değerlendireceklerini ve hainlere prim vermeyeceklerine inanıyoruz. Kötü bir tecrübeye rağmen yani 8 kişiyle ilgili verilen mahkeme kararına rağmen hala bu inancımızı tam olarak yitirmedik, onu da söylemek isterim."

Teröristlere ve darbeye prim vermemek gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, Yunanistan'ın DHKP-C'ye yönelik attığı adımları hatırlatarak, "Yapılanları takdir ediyoruz ama terörle mücadelede daha sıkı iş birliği yapmamız gerektiği de bir gerçektir" diye konuştu.

Kocias ile gerçekleştirdiği görüşmelerde ikili ve bölgesel konuları ele aldığını belirten Çavuşoğlu, dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a güven mektubunu sunarak göreve başlayan Yunanistan'ın yeni Ankara Büyükelçisi Petros Mavroidis'e başarılar diledi.

Çavuşoğlu, Yunanlı mevkidaşı ile diyaloğunu samimi bir şekilde sürdürdüğünü dile getirerek, "Son dönemde ülkelerimizin arasındaki üst düzey ziyaretlerden mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.

20171024_2_26464320_27126857.jpg
"ORTAK ÇIKARLARIMIZ VAR"

Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantılarının 2018 yılı ocak ve şubat aylarında Yunanistan'ın Selanik şehrinde gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade eden Çavuşoğlu, "Hemfikir olduğumuz konular var, olmadığımız konular var ama ortak çıkarlarımız var. İkili ilişkilerimizi geliştirmek için, sorunlu alanlarda güven artırıcı adımları atmak için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, Türkiye ve Yunanistan arasındaki coğrafi yakınlığın iki ülke arasındaki ilişkiler için önemine işaret ederek, "İki komşu ülke olarak son 7 yılda ticaret, ekonomi, ulaştırma ve turizm gibi birçok alanda önemli ilerlemeler kaydettik" değerlendirmesinde bulundu. 

İki ülke arasında bu bağlamda çok sayıda anlaşmanın imzalandığına ve bu anlaşmaları da karşılıklı olarak değerlendirdiklerine dikkati çeken Çavuşoğlu, "Bizim bir görevimiz de sadece Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantılarını hazırlamak ya da koordine etmek değil sonrasını da takip etmek. Yani imzalanan anlaşmaların onaylanması ve uygulanması sürecini de birlikte takip ediyoruz" dedi.

Çavuşoğlu, Türkiye ve Yunanistan'ın ulaştırma alanında çok önemli projeleri hayata geçirdiğini kaydederek, "İstanbul-Selanik hızlı tren projesi üzerinde çalışıyoruz. İzmir ile Selanik arasında Ropax hattı projesi ve İpsala-Kipi sınırında ikinci bir köprü projesi gibi somut projeleri hayata geçirdik, geçiriyoruz" ifadelerini kullandı.

"TİCARET HACMİ HEDEFİ 10 MİLYAR DOLAR"

Türkiye ve Yunanistan arasındaki ikili ticaret hacminin 10 milyar dolar seviyesine çıkarılmasının hedeflendiğini dile getiren Çavuşoğlu, "Yunanistan ekonomisi toparlandı ve büyüyor. Türkiye'nin ekonomisi de yüzde 6 civarında büyüyor" diye konuştu.

Çavuşoğlu, İzmir'de düzenlenecek olan Ege Ekonomik Forumu'na değinerek, "Bu tür mekanizmaları da hayata geçirerek biz ikili ticaret hacmimizi rahatlıkla 10 milyar dolara çıkarabiliriz. Bunun için belki karma ekonomik komisyon mekanizmasını da kurmakta fayda var" değerlendirmesinde bulundu.

İki ülkenin özellikle turizm konusuna önem verdiğinin ve karşılıklı ziyaretlerin 1 milyon civarında olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, Türk vatandaşlarının Yunanistan'ı, Yunanistan vatandaşlarının da İstanbul'u ve Anadolu'yu ziyaret etmekten mutluluk duyduğunu dile getirdi.

Çavuşoğlu, Türkiye'nin ortak kültürel mirasın restorasyonu için Yunanistan'a öneri ve tekliflerinin olduğunu belirterek, "Bunlar bizim ortak mirasımız. Birlikte sahip çıkmak lazım" diye konuştu.

CRANS-MONTANA'DA BİR SONUÇ ÇIKMADI

Kıbrıs meselesinin de yapılan görüşmelerde ele alındığını söyleyen Çavuşoğlu, İsviçre'nin Crans-Montana kentinde yapılan görüşmelerde bir sonuç elde edilemediğini ve Türkiye'nin bu görüşmelerde yapıcı ve çözüm odaklı bir rol oynadığı hatırlattı.

"Crans-Montana'da da bu samimiyeti gösterdiğimize inanıyoruz ama maalesef oradan bir sonuç çıkmadı" diyen Çavuşoğlu, bundan sonra hangi adımların atılacağını değerlendirdiklerini ve Kıbrıs konusunda sağlanacak çözümün herkesin yararına olacağını ifade etti.

"KÜLTÜR, EĞİTİM VE DİNİ AZINLIKLAR SİYASETE ALET EDİLMEMELİ"

Batı Trakya Türklerinin hakları hakkında da görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlatan Çavuşoğlu, "Özellikle kültür, eğitim ve dini azınlıklar gibi konuları siyasete alet etmediğimiz zaman çözüme kolay gidebiliyoruz" dedi.

Çavuşoğlu, bu tür konuların siyasetin dışında tutulması gerektiğinin altını çizerek, "(Batı Trakya Türklerinin hakları konusuna) İnsan odaklı bakmamız lazım ve insan hakkı olarak bakmamız lazım. Biz mevcut sorunların da bu anlayış içinde çözülmesini arzu ediyoruz" diye konuştu.

Batı Trakya Türklerinin taleplerinin ikili ziyaretler kapsamında dile getirildiğini hatırlatan Çavuşoğlu, "Biz de bu düşüncelerimizi, beklentilerimizi samimi bir şekilde paylaştık" ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, "İkili ilişkileri ilgilendiren konular, güven artırıcı adımları atma konusunda yine teyitleştik. Ayrıca bizleri ilgilendiren bölgesel konuları da değerlerdirdik" diye konuştu.

Çavuşoğlu, bu bağlamda göç konusunun da ele alındığının altını çizerek, "Bu sadece Yunanistan ile Türkiye'nin bir meselesi değil ama Yunanistan ve Türkiye bu işin adeta merkezinde" değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca Suriye, Irak ve Libya'daki durumların da değerlendirildiğini dile getiren Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Memnuniyetle gördüm ki bu konularda Yunanistan'la Türkiye'nin görüşleri örtüşüyor. Yani görüş ayrılığımız yok çünkü bu iki ülkenin buralarda gizli bir gündemi ya da ajandası yok. Buraların istikrarı, güvenliği bizler için de çok önemli. Biz bu açıdan bakıyoruz ve bundan sonraki süreçte, bölgesel konularda da iş birliğimizi sürdürmeyi arzu ediyoruz."

"PROVOKATİF EYLEM VE SÖYLEMLERDEN KAÇINMAK LAZIM"

Çavuşoğlu, bir Yunan gazetecinin ikili ilişkiler ve Ege'deki sorunlar hakkında yönelttiği soru üzerine, "Her şeye karşılıklı bakmak lazım. Mesela biz Türkiye'deki azınlıkların Rum olduğunu, Rum azınlık olduğunu kabul ediyoruz. Mesela Nikos, 'Müslüman azınlık' diyor. Tamam, başka Müslüman azınlıklar da var Yunanistan'da ama oradakilerin Türk olduğunu kabullenmekte niye zorlanıyoruz, onu anlamadım. Bir de İnsan Hakları Mahkemesi kararları da var. Onları da uygulamak lazım" dedi.

Ege konusunda gerginliğin azaltılması ya da gerginlik olmaması için istikşafi görüşmelerin devam etmesi gerektiği konusunda iki ülkenin hemfikir olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "İki tarafın da bu konuda daha dikkatli olması gerekiyor. Provokatif eylem ve söylemlerden kaçınmak lazım" diye konuştu.

Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos'un sık sık provokatif açıklamalarda bulunduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, "Biz bu sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla, pozitif gündemle çözülmesi gerektiğine inaniyoruz. Aksi takdirde gerginlik artar, tırmanır, kaza çıkar, başka şey olur. Bunlardan özellikle kaçınmak gerekiyor" ifadesini kullandı.

KAÇAK GÖÇMENLER AZALDI

Çavuşoğlu, Türkiye'den Yunanistan'a giden kaçak göçmen sayısına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

"2015 Eylül ayında Türkiye'den Yunan adalarına günlük kaçak olarak geçen göçmen sayısı 7 bin 500 civarındaydı. Sonra 2016 yılının ilk aylarında bu rakam, günlük 2 bin kişi geçiyor. Göç anlaşmasını imzaladıktan sonra ve ortak çalışmalardan sonra bu rakam 50'ye düştü. Şimdi, 7 bin 500'den 50'ye düştü. Diyorsunuz ki artış var. Size bu rakamları kim veriyor?"

Türkiye'nin Yunanistan'dan geri gönderilenleri kabul ettiğini belirten Çavuşoğlu, Yunanistan'la ikili geri kabul anlaşması çerçevesinde ve AB ile göç anlaşması kapsamında Türkiye'nin Yunan adalarından alınan kişi sayısından daha fazla kişiyi kabul ettiğine dikkati çekti.

AB'nin Türkiye'ye Suriyeli sığınmacılar için taahhüt ettiği 3 milyar euro'yu hatırlatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Bu anlaşmanın gereğini biz yapıyoruz. AB'nin 2016 yılında 3 milyar euro ödemesi gerekiyordu buradaki göçmenler için. Burada sadece 880 milyon euro ödediği para. Bu parayı da bana ödemiyor, buradaki Suriyeli göçmenlere ödüyor. Bu parayı gönderirken de şartlar koyuyor, 'okullar açılmasın.' Bu çocukları okula göndermeyeceğiz de ne yapacağız? Hani çağdaş medeni Avrupa'ydı, Avrupa Birliği'ydi?"

Çavuşoğlu, AB'nin 2017 ve 2018 için de Suriyeli sığınmacılara kullanılmak üzere ilave 3 milyar euro sözünü hatırlatarak, "Biraz da 'Sözünüzü yerine getirin' diye AB'ye hatırlatmada bulunmak gerekiyor. Türkiye'ye ancak teşekkür etmek gerekiyor çünkü Türkiye yükümlülüklerini yerine getiriyor" dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Yunanistan'ın, ikili ilişkilerin en gergin dönemlerinde bile Türkiye'nin AB üyeliğine destek verdiğini de dile getirdi.