Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arakanlı Müslümanların durumu hakkında, "Uluslararası kuruluşlar, bilhassa da İslam ülkeleri olarak bizler elimizden gelen tüm imkanlarla bu zulmün son bulması için birlikte mücadele etmeliyiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ErdoğanArakanlı Müslümanlara yönelik katliamlara ilişkin, “Bölgede yaşanan insani dramın önüne geçmek için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri ile birlikte çalışmak istiyoruz. Baskı ve katliamlardan kurtulmak için topraklarına sığınan Müslümanlara gerekli kolaylığın gösterilmesi beklentimizi ve yardım teklifimizi Bangladeş makamlarına ilettik. Uluslararası kuruluşlar, bilhassa da İslam ülkeleri olarak bizler elimizden gelen tüm imkanlarla bu zulmün son bulması için birlikte mücadele etmeliyiz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İslam ülkeleri Arakan için birlikte mücadele etmeli ile ilgili görsel sonucu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan'ın Başkenti Astana'da Bağımsızlık Sarayı Genel Kurul Salonu'nda gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 1. Bilim ve Teknoloji Zirvesi'nin açılış oturumuna katılarak, konuşma yaptı.

İİT'nin ilk Bilim ve Teknoloji zirvesine katılmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Erdoğan, "İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak kardeşim Sayın Nazarbayev'e bu tarihi girişiminden dolayı teşekkür ediyorum." diye konuştu. 

"Geleceğin enerjisi" başlığıyla düzenlenen EXPO organizasyonu için Kazakistan makamlarını tebrik eden Erdoğan, İİT Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği Daimi Komitesinin, zirvenin hazırlıklarına ve "2026 Bilim Teknoloji ve Yenilikçilik Gündemi Belgesi"ne çok önemli katkı sağladığına işaret etti. Komite Başkanlığını yürüten Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin ve üyelere şükranlarını sunan Erdoğan, toplantının tüm insanlık için hayırlı olmasını diledi.

"İslam medeniyeti özünde bir ilim ve irfan medeniyetidir"

İslam dünyası adına çok önemli bir adım atıldığına işaret eden Erdoğan, "Bizler, ilk emri 'ikra' yani ‘oku’ olan, beşikten mezara kadar ilim öğrenmeyi tavsiye eden bir dinin mensuplarıyız. İslam medeniyeti, özünde bir ilim ve irfan medeniyetidir. Müslümanların dünya siyasetine yön verdikleri dönem aynı zamanda bilginin, ilmin, yeniliğin merkezi oldukları dönemdir. Ne zaman ki Müslümanların hayatında okuma, ilim tahsil etme, araştırma, sorma, sorgulama ikinci plana düşmüştür işte o zaman gerileme ve çöküş de başlamıştır.

Bugün İslam dünyasındaki nüfusun yüzde 55’i okuma yazma dahi bilmiyor. OECD ülkelerinde milli gelirden eğitime ayrılan payın ortalaması yüzde 5,2 iken bu oran İslam dünyasında yüzde 1’i dahi bulmuyor. En başarılı çocuklarımızı, en parlak beyinlerimizi Batılı kurumlara ve ülkelere kaptırıyoruz. Günümüzün en önemli güç kaynağı olan enformasyon ve bilgi teknolojileri konusunda üreten değil tüketen konumundayız. Bu durum bizi milli güvenliğimiz başta olmak üzere birçok açıdan kırılgan hale getiriyor. Altını çizerek ifade etmek isterim ki dün olduğu gibi bugün de güçlü ülke olmak, bilgiyi üretmekten ve bilgiyi en iyi şekilde işleyebilmekten geçiyor.”

Türkiye’nin İİT çerçevesinde teknoloji paylaşımı, eğitim iş birliği, öğrenci ve akademisyen değişimi burslar, üniversiteler arası ortak projeler geliştirme gibi alanlarda her türlü iş birliğine hazır olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin halihazırda teşkilat üyesi ülkelerden 9 bin 500 öğrenciye yüksek öğrenim bursu verdiğini anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim inancımızda insanın görevi tabiata ve dünyaya tahakküm değildir. İnsanın gayesi dünyanın nimetlerinden istifade ederken onu korumak ve gelecek nesillere en iyi şekilde devretmektir. Çünkü bizi, tabiatı, dünyayı ve tüm evreni yaratan yüce Allah'tır. Çevreyi kirleten, doğal kaynakları düşüncesizce tüketen, kazanç uğruna savaşı, çatışmayı, katliamları meşru gören bir kalkınma modelini biz asla benimseyemeyiz. Öyleyse bizlerin dayanışmayı, yardımlaşmayı ve paylaşmayı esas alan bir anlayışla hareket etmesi gerekiyor. Özgürlük asla sorumsuzluk veya hukuksuzluk demek değildir. Bilhassa yeni iletişim araçları ve internet konusunda bu ilkenin gözetilmesi şarttır." değerlendirmesinde bulundu.

"Siber suçlara karşı hukuki ve teknik altyapımızı güçlendirmeliyiz"

Hızlı, erişilebilir, bilinçli ve güvenli internetin birey, toplum, devlet, ticaret ve ekonomi açısından vazgeçilmez olduğunu söyleyen Erdoğan, "Bununla birlikte internetin ve sosyal medyanın İslam düşmanlığının aracı olma yanında DEAŞ, El Kaide, FETÖ gibi terör örgütleri tarafından etkin şekilde kullanıldığını da biliyoruz. İslam ülkeleri olarak vatandaşlarımızı internetin tüm nimetlerinden faydalandırırken zararlı etkilerinden de korumakla mükellefiz. Bu çerçevede siber suçlara karşı hukuki ve teknik altyapımızı güçlendirmeliyiz. Yaptıkları her eylemle insanlığa ve İslam’a büyük zararlar veren eli kanlı çetelerin, değerlerimizin içini boşaltan akımların gençlerimizi dolayısıyla geleceğimizi çalmasına asla müsaade etmemeliyiz." diye konuştu. 

Barış, istikrar ve güvenlik olmadan kalkınma ve ilerlemenin olamayacağına işaret eden Erdoğan, "İslam ülkelerinin şu dönemde çatışmaya ve gerilime değil vahdete, birlik ve beraberliğe ihtiyacı bulunuyor." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde yaşanan hadiselerin bunu bir kez daha ortaya koyduğunu dile getirerek, "Körfez bölgesinde yaşanan kriz hepimizi derinden üzmüştür. İslam İşbirliği Teşkilatı Dönem Başkanı olarak Körfez bölgesinde yaşanan krizin bir an önce çözüme kavuşmasını arzu ediyoruz. Kuveyt'in arabuluculuk çalışmalarını desteklemeyi sürdüreceğiz." diye konuştu.

"Zulmün son bulması için birlikte mücadele etmeliyiz"

Dünyanın her yerinde Müslümanların sıkıntı içinde yaşadıkları bir dönemden geçildiğine dikkati çeken Erdoğan, "İslam ülkeleri olarak bizim birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı seferber etmemiz gerekirken enerjimizi bu tür krizlerle heba etmemeliyiz. Diğer taraftan ilk kıblemiz Kudüs'ün ve Harem-i Şerif'in kutsiyetinin ihlal edilmesine de asla izin veremeyiz. Mescid-i Aksa'ya yönelik saygısızlıkların, tahriklerin ve provokasyonların önüne geçilmesi için çok daha kararlı bir tutum ortaya koymalıyız." ifadelerini kullandı. 

Myanmar'daki Müslümanların çektiği zulüm, işkence ve sürgünlerin son bulması için de hep birlikte gayret gösterilmesinin önemini vurgulayan Erdoğan, "Türkiye olarak bu doğrultuda attığımız çeşitli adımlar var. Bölgede yaşanan insani dramın önüne geçmek için Myanmar ve Bangladeş hükümetleri ile birlikte çalışmak istiyoruz. Baskı ve katliamlardan kurtulmak için topraklarına sığınan Müslümanlara gerekli kolaylığın gösterilmesi beklentimizi ve yardım teklifimizi Bangladeş makamlarına ilettik. Uluslararası kuruluşlar, bilhassa da İslam ülkeleri olarak bizler elimizden gelen tüm imkanlarla bu zulmün son bulması için birlikte mücadele etmeliyiz." değerlendirmesinde bulundu. 

Bilim ve teknoloji alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesi yanında bu yöndeki çalışmalara siyasi bir yön de verilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, "Aldığımız kararların uygulanmasını takip etmek maksadıyla bilim ve teknoloji zirvelerinin düzenli olarak tertiplenmesi teklifini destekliyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toplantımızın sonuçlarının hayırlara vesile olmasını ümmetin ve tüm insanlığın huzuruna, refahına, geleceğine olumlu katkılarda bulunmasını Allah'tan niyaz ediyorum. Aziz kardeşim Kazakistan Devlet Başkanı Nazarbayev'e samimi ev sahipliği, Genel Sekreterlik ile Bilimsel ve Teknolojik İşbirliği Daimi Komitesine de toplantının tertiplenmesine katkıları için teşekkür ediyorum." diye konuştu.

AA