Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Anamuhalefetin başındaki zat Türkiye'nin gidilmeyecek yer olmasından bahsediyor. Üzerlerine gidilince de bu sefer 'Biz öyle bir şey demedik'. Bütün kayıtlar ortada. Bizi aldatmanız mümkün değil." dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasında iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi.

"Hiç kimse kalkıp da 'Ben FETÖ'cüyüm' demiyor ki"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, "Bazen geliyorlar yanımıza, 'Benim oğlumun suçu yok, benim oğlum tertemiz, aldılar götürdüler, yok şöyledir, yok böyledir.' Oğlunun çevirdiği fırıldaklardan haberi yok. Hiç kimse kalkıp da 'Ben FETÖ'cüyüm, benim Pensilvanya'da bir tanrım var.' demiyor ki. Öyle inanmış. Ne diyor? 'Bize şah damarından daha yakın.' Böyle bir şey olabilir mi? Bize, Allah'tan başka şah damarından daha yakın olan bir güç yoktur." ifadelerini kullandı.

"Onlarla beraber hareket ediyorsunuz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Almanya'da bir dergiye verdiği röportaja ilişkin, "Anamuhalefetin başındaki zat bir Alman dergisine Türkiye'nin gidilmeyecek yer olmasından bahsediyor. Tabii üzerlerine gidilince de bu sefer 'Biz öyle bir şey demedik'. Bütün kayıtlar ortada, o dergi ortada. Kimi aldatıyorsun, kimi aldatacaksın. Zaten sizin hayatınız bu... Akşam başka sabah başka. Dürüstlük yok. Bizi aldatmanız mümkün değil. Onlarla beraber hareket ediyorsunuz." dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Anamuhalefetin başındaki zatın asıl gölgelemeye çalıştığı, adeta gövdesini siper ettiği hususun FETÖ'cülerin akıbeti olduğu açıktır. Siyasette yalan söyleme, söylediğini inkar etme işinde bu zatın oldukça mahir olduğunu kendi tecrübelerimizden biliyoruz."

"Adalet önünde bir defa bunlar bu hesabı verecekler"

Erdoğan, CHP'nin, Berberoğlu'nun tutuklanmasına tepki yürüyüşüne de değinerek, "Sorun, bir milletvekilinin hapiste bulunması sorunu değil. Sorun, bu işin ucunun nerelere varabileceğini biliyor olmasıdır. Yargı terör örgütlerine destek verenlere yönelik soruşturmasını genişlettikçe bunlarda korku artıyor. Çünkü kabahatlerinin farkındalar ama korkunun ecele faydası yok. Şayet terör örgütleriyle karanlık ilişkiler içine girmişlerse, adalet önünde bir defa bunlar bu hesabı verecekler. Değil Türkiye'ye husumetleriyle maruf yabancılarla, şeytanla bile işbirliği yapsalar, ülkemize ve milletimize karşı işledikleri suçların hesabını vermekten kurtulamayacaklar." diye konuştu.

"İnsanımıza kim musallat olursa bedelini anında ödeyecektir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki terör operasyonlarına ilişkin, "Güneydoğu'da, Doğu'da birileri gelecek, operasyon yapacak, yok öyle şey. Gabar'da da Cudi'de de Tendürek'te de, daha da ileri Kandil'de de bunların beynine beynine biniyoruz, bineceğiz. Bu topraklara kim saldıracak olursa, bizim insanımıza kim musallat olursa bedelini anında ödeyecektir." dedi.  

"Türkiye'nin içinden geçtiği şu kritik dönemde herkes aklını başına alsın"

'Türkiye'ye ihanet yarışması açıldı da bizim mi haberimiz yok?' ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

"Türk milletine en büyük ihaneti kim yaparsa, büyük ödül ona vadedildi de biz mi duymadık? Bu gönüllü mankurtluk dalgasına kapılıp gidenler, kendilerinin ve evlatlarının geleceklerini de tehlikeye attıklarını acaba görmüyorlar mı? Terör örgütleri ağzıyla konuşanlar, teröristlerin cansiparane savunucusu kesilenler, bu işin sonunun nereye varacağını hesaplamıyorlar mı? Bizim tek milletimiz parçalandığı, tek bayrağımız indiği, tek vatanımız bölündüğü, tek devletimiz yıkıldığı zaman kimsenin kendisini bu kıyametten uzak tutamayacağı belli değil mi? Öyleyse Türkiye'nin içinden geçtiği şu kritik dönemde herkes aklını başına alsın."

"Bankalar vatandaşın parasını soyup soğana çevirme aracı olarak kullanıyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, piyasaya asıl finans desteği sağlaması gereken kurumlar bankalar olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Ama bankalar rahat durmuyor. Biz 'faizler düşmesi lazım' diyoruz, bankalar ise vatandaşın oraya yatırdığı paraları kendisi için adeta bir soyup soğana çevirme aracı olarak kullanıyor. Kendi parası değil, vatandaşın oraya emanet ettiği para ve o bunu kalkıyor, kendisi acımasızca yüksek faizle kendisine bir rant aracı haline çeviriyor. Ama ben inanıyorum ki gerek Merkez Bankamız, devlet bankalarımız bu konuda kararlı adım atmak suretiyle inşallah bu işi aşağıya çekeceklerdir."  

"Bu para bunların cebinden çıkmıyor, kendi öz sermayeleri değil"

Geçen yıl yaşanan onca sıkıntıya rağmen Türkiye'nin yüzde 2,9 büyüdüğünü anımsatan Erdoğan, "Bankalar yüzde 40 civarında kar artışı elde etmişse burada bir sorun var demektir. Hale bakın, yüzde 40. Üstelik bu yıl bankaların kar oranlarını neredeyse ikiye katladıkları görülüyor. Bu bir felaket ve bu para bunların cebinden çıkmıyor, kendi öz sermayeleri değil. Biz kimseden zararına bir iş yapmasını istemiyoruz ancak bankalardan kredi şartlarını ve faiz oranlarını makul seviyelerde tutarak ülkemizin gelişmesine, kalkınmasına katkı sağlamalarını beklemek de hakkımızdır diye düşünüyorum."  

"Ekonomideki yükselişimiz hızlanacaktır"

Parayı değerli kılanın, bankaların kasasında yatmasının olmadığına, esnafın, sanatkarın, girişimcinin tezgahında bulunması olduğuna değinen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Şayet bankacılık sektörü piyasayı fonlama konusunda biraz daha cesaretli olursa, ekonomideki yükselişimiz hızlanacaktır. En azından tüm göstergelerin olumlu yönde seyrettiği şu dönemde bankacılık sektöründen bu yönde güzel haberler beklediğimi özellikle belirtmek istiyorum."

AA