"YALAN Rüzgârı” Amerikan yapımı pembe diziydi. “Yalan Rüzgârı” şimdi Akıncı Üssü davasında sergileniyor.

15 Temmuz gecesi darbeci generallerin selam çaktığı FETÖ imamı Kemal Batmaz’a Akıncı Üssü’ndeki görüntüleri izletiliyor. “O ben değildim” diyor. Kendisini dahi inkâr eden bir yapı ile karşı karşıyayız. Yakında bizi darbeci ilan ederlerse şaşmayın. Başka hiçbir şeye gerek yoktur. Sadece Akıncı Üssü davasında sergiledikleri tavır dahi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “kontrollü darbe” söylemini gözden geçirmesine yetmeli. Bunların mahkemelerde sergiledikleri küstahça tavır, milletin kanına dokunuyor. İdam karşıtı olan insanlar bile, bunların idamını istiyor. Başka bir etkisi daha oluyor. FETÖ’den dolayı açığa alınan ya da ihraç edilerek mağdur edildiğine inanan insanlar var. FETÖ’cü olmadıklarını anlatmaya çalıştıklarında karşılarına bu kez, “Bunların darbecileri dahi her şeyi inkâr ediyor, bunlara inanılmaz” diye bir duvar çıkıyor.

akıncı üssü davası ile ilgili görsel sonucu

HUKUKÇU MİLLETVEKİLLERİ İLE TOPLANTI

Buna rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti milletvekilleriyle toplantıda, “FETÖ ile mücadelede asıl isimlerin değil de sıradan insanların üzerine gidildiği yönünde şikâyetler var, dikkate alın” dedi. Erdoğan’ın bu uyarısı üzerine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, hukukçu milletvekilleriyle bir araya geldi. Milletvekilleri, FETÖ’yle mücadelede hangi tarihin esas alınacağı ve hangi kriterlerin geçerli olacağı üzerinde durdu. 17-25 Aralık esas alınsın diyenler oldu, FETÖ’nün devlet için öncelikli tehdit olarak kabul edildiği 26 Şubat 2014 MGK’sının milat olarak kabul edilmesini önerenler çıktı. Sonuç olarak takdirin, yargılamaları yapan mahkemelere bırakılması görüşü ağırlık kazandı.

ERDOĞAN’IN İKİNCİ TALİMATI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ’yle mücadele konusunda AK Parti’ye yeni bir talimatı daha oldu. Erdoğan, FETÖ’nün dış ilişkilerinin araştırılması ve dış bağlantılarının ortaya çıkarılmasını içeren bir raporun hazırlanmasını istedi. Diyanet İşleri Başkanlığı, İslam’ın temel esasları ışığında FETÖ’yle ilgili kapsamlı bir rapor hazırladı. Geç kalmış ama önemli bir çalışmaydı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni talimatının iki ayağı var:

1- Fetullah Gülen’in dış ilişkilerinin araştırılması.

2- TSK, MİT, Jandarma ve Emniyet’ten sorumlu mahrem imamların dış bağlantılarının ortaya çıkarılması. Burada kimin hangi ülkeye gidip, hangi kuruluşlarla işbirliği yapmış olmasından ziyade, bu ülke, kuruluş ve istihbarat servisleriyle olan ideolojik işbirliği ortaya konulacak. Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik en büyük ihanet projelerinden biri olan Gülen, zaten yerli ve milli bir oluşum değil. Ama dış bağlantıları ile bunun millete anlatılması gerekiyor.

Fetullah Gülen, Ecevit’in uyarısı üzerine 22 Mart 1999 tarihinde bir daha dönmemek üzere ABD’ye gitmişti. Gülen’in daha önce Özal’ın prostat ameliyatı sırasında onu Houstan’da ziyaret ettiği başka bir ABD seyahati daha olduğu biliniyordu. Gülen’in Pensilvanya’ya yerleşmeden önce ABD’ye 4 kez gittiği ve orada özellikle Katolik ve Protestan dünyasının temsilcileriyle bir araya geldiği ortaya çıktı. 1997 yılında New York Başpiskoposu Kardinal John O’Connor, Musevi lideri Leon Levy ile bir araya geliyor. Dünya çapındaki en büyük çıkışını ise 1998 yılında Vatikan’da Papa 2. Jean Paul ile görüşmesiyle yapmıştı.

Hakeza ‘Mahrem İmam’ların önemli bir kısmı doğrudan ABD’ye uçmak yerine Almanya güzergâhını tercih etmiş, yurtdışı Musevi topluluklarının çalışmalarına özel bir ilgi gösterilmiş.

ABD’de bulunduğum bir sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya gezisinde İsrail’e yönelik sert eleştiriler yöneltmişti. Erdoğan’ın konuşmasından Musevi kuruluşlardan ziyade FETÖ’cülerin rahatsız olması dikkatimi çekmişti. 2013 yılıydı ve AK Parti ile ilişkileri iyiydi. Israrla bu tepkilerinin nedenini sorduğumda, “Biz Yahudi diyasporasıyla iyi geçinmezsek dünyadaki faaliyetlerimize izin vermezler” demişlerdi. Erdoğan, bu yapının dış bağlantılarının ortaya çıkarılmasını bunun için istiyor. Türk milleti bunların bir de bu yüzünü iyi tanısın arzu ediyor.

Abdülkadir Selvi - Hürriyet