İsrail'in bir yıl önce Gazze Şeridi'ne düzenlediği 22 gün süren saldırılarda bedenlerinin bir parçasını yitirenler, elini, ayağını kaybedenler, hayata yeniden tutunmaya çalışıyor.

Gazze'deki sivil toplum kuruluşlarından Toplum Rehabilitasyonu Merkezi Direktörü Dr. Kemal Ebu Gamar, özellikle özürlülerin ve ailelerinin en fazla zarar gören kesimlerden biri olduğunu, savaşla birlikte özürlü sayısında artışın toplumun başta gelen sorunları arasında yer aldığını belirtti.

Ebu Gamar'a göre, Gazze'de son savaştan bu yana 70'e yakın sivil toplum kuruluşu bu alanda hizmet veriyor. Ebu Gammar, başında bulunduğu merkezin de Gazze Şeridi'nin güneyi ile orta bölgeleri ve Gazze kentinde sosyal yardım görevlileri ve gönüllüleriyle özürlülerin ihtiyaçlarını karşılamaya, psikolojik sorunlarını gidermeye ve bu insanları topluma yeniden kazandırmaya çalıştığını belirtti.

Hedil Sammuni, sosyal yardım uzmanlarının çabalarıyla yeniden sosyal ortama dönenlerden biri. İsrail saldırılarında neredeyse tamamı yok olan Sammuni ailesinden 12 yaşındaki Hedil, bugüne ölümle kalım arasında geçen zorlu bir uğraştan sonra gelebildi. Komşu evin içine düşen bir füzeden dağılan parçaların başına isabet ettiği Hedil, uzun süre ölümle pençeleşti. Dört ameliyatın ardından ayakta durabilen Hedil, başının sol tarafında yumruk büyüklüğündeki oyuğu saçlarıyla ve sürekli taktığı türbanıyla gizliyor. Hedil, sosyal yardım görevlilerinin verdiği destekle, bir süre önce okuluna döndü.

Anne Fatin Sammuni (37), kızının bir yıl sonra hayata dönmesinden memnun. Mısır'da doktorların 5 yıl sonra yeni bir ameliyat yapacaklarını ve kızının başına platin koyacaklarını belirten anne, kızının psikolojisinde çok büyük düzelme olduğunu, yine de korkuyu tam olarak atlatamadığını anlattı. Fatin Sammuni, "Hala dışarıda bir motosiklet geçse, evde korkudan zıplıyor" dedi.

Kızının hayati tehlikesinin sürdüğünü söyleyen Fatin Sammuni, "Oyun oynamaması, düşmemesi, kitapları dahil hiçbir şey taşımaması, başını eğmemesi lazım. Doğal olarak arkadaşları koşup oynarken, bu durum da onun sinirini bozuyor. Eskiden sınıf birincisiydi, şimdi notları çok iyi değil" diye konuştu.

Sammuni'lere yardım eden sosyal yardım uzmanı Nesrin Tamam, savaştan bir şekilde yaralı çıkanların hala savaşın baskısını üzerinde yaşadıklarını söyledi. Nesrin Tamam, özürlülere hayatlarını tek başına nasıl idame ettirebileceklerini öğretmeye çalıştıklarını, birçok sivil toplum örgütünden özürlüler için gereken malzemeyi sağlayabildiklerini anlattı. Asıl önemli olanının özürlülere iş sağlanmasındaki zorluklar olduğunu ifade eden Tamam, kamu kurumlarında yüzde 5 oranında özürlü istihdamı öngörülürken, uygulamada bunun mümkün olmadığını söyledi.

-BİR AYAĞINI VE ELİNİ KAYBETTİ-

Yolda giderken atılan bir füzeyle bir bacağı ve elini kaybeden 19 yaşındaki Muhammed İyad El Rayh, Suudi Arabistan'da ameliyat edilmiş. Annesi ve kardeşleriyle yaşayan Muhammed, başına gelenler için "Nasip... Ne diyeyim ki" diyor. Abisi 31 yaşındaki Mahmud ise "Bir sene geçti, hala herkes yeni bir savaş olacağı korkusu içinde yaşıyor. Ben de öyle düşünüyorum, bu saldırılar durmaz. Gelecek sefer geldiğinizde benim bacaklarımı da yok olmuş görebilirsiniz" diye konuştu.

Muhammed Zeki Cabir Tota (32), bir bacağını yitirmesine karşın yaşama sevincini koruyor. "Apaçi'lerden füze attılar, benim ayağım da gitti" diyen Muhammed Zeki, iyileşir iyileşmez evlendiğini, eşinin 4 aylık hamile olduğunu belirtti. Muhammed Zeki, "Bir tek isteğim var: Kullanımını otomatik bir araba. O da olursa, dışarıda çok daha rahat edebilirim" dedi.

Annesi Zinat, her şeye rağmen evladını yitirmemenin sevincini yaşıyor: "Elhamdülillah, hiç olmazsa sağ."

Toplum Rehabilitasyon Merkezi, son savaştan katılanlar dahil, bünyesindeki sosyal yardım görevlileriyle yaklaşık 27 bin kayıtlı özürlüye hizmet veriyor. Nesrin Tamam, merkezde halihazırda 22 görevlinin çalıştığını ve tek tek evlere gidip rehabilitasyon programı uyguladıklarını söyledi. Sosyal yardım gönüllüleri, bir taraftan da özürlülerin ailelerine, davranış biçimiyle ilgili tavsiyelerde bulunuyor.

-"ÖLSEM DAHA İYİ"-

Yardım alabilenlerin "şanslı" sayıldığı bölgede, hiçbir şekilde yardım elinin uzanmadığı savaş özürlüleri de var. Bölgenin kuzeyinde, Cebaliye'nin Fakura bölgesinde yaşayan 40 yaşındaki İshak Tavila, 13 yaşındaki oğlu Hasan'ın şarapnel parçalarıyla yaralanan ayağının hala iyileşmemesi nedeniyle öfkeli ve endişeli.

İşsiz baba, doktorların dışarıda ameliyat olması gerektiğini söylediği oğluyla kimsenin ilgilenmediğini, bir türlü Gazze dışına çıkamadıklarını anlattı. "Artık kimseden yardım beklediğimiz yok" diyen İshak Tavila, yardım kurumlarına da tepkili: "Biz hiç yardımlarını görmüyoruz. O yardımlar geliyorsa da bize ulaşmıyor, sokaklarda satılanlarını da gördük" diye konuştu.

İshak Tavila, öfkesini, "Ölsem daha iyi..." şeklinde dile getiriyor. Artık ailesine bir şey veremediğini ifade eden baba, "Ben bittim artık, yaşayıp yaşamamak fark etmiyor" diye ekledi.

Oğlu Hasan ise ağladı. Ortaokul ikinci sınıfta, hala bacağı alçıda olan küçük çocuk, "Eskiden okulda çok iyi bir öğrenciydim, futbol oynardım. Şimdi zor yürüyorum. Merdiven çıkamıyorum. Okulda tuvalete gitmem zor. Okula gitmek istemiyorum. Ameliyat olmam gerekiyor, Mısır'a çıkmamıza izin vermiyorlar. Ama ben de yürümek, koşmak istiyorum" diye konuştu.

AA