Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye ile Arap dünyası arasındaki ilişkilerin hızla geliştini vurgulayarak, ''Suudi Arabistan Türkiye ilişkilerini, Arap dünyasındaki ilişkiler bakımından en önemli ayak olarak görüyoruz'' dedi.

Suudi Arabistan temaslarını değerlendiren Davutoğlu, son yıllarda ikili ilişkilerin çok geliştiğini, üst düzey ziyaretlerin arttığını belirterek, Kral Abdullah'ın bir sene içerisinde iki kez Türkiye geldiğini, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de iki kez Suudi Arabistan'ı ziyaret ettiğini hatırlattı. Davutoğlu, kısa bir süre içerisinde de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan'ı ziyaret edeceğini bildirdi.

Ahmet Davutoğlu, iki ülke arasında 5,5 milyar dolara yakın bir ticaret hacmi bulunduğunu anımsatarak, Suudi Arabistan'da önümüzdeki yıllar içerisinde 600 milyar dolarlık altyapı yatırımlarının olacağını, Türk şirketlerinin en büyük payı alması için yoğun çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Türkiye'de Suudi Arabistan kültür günlerinin yapıldığını, Türkiye'nin de Suudi Arabistan'da kültür günleri yapacağını ifade eden Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

''Türkiye ile Arap dünyası arasındaki ilişkiler hızla gelişiyor. Suudi Arabistan Türkiye ilişkilerini, Arap dünyasındaki ilişkiler bakımından en önemli ayak olarak görüyoruz. Çünkü Suudi Arabistan, Arap dünyasında çok etkin, Körfez'in ve Arap yarımadasının en büyük ülkesi. Bu bakımdan ilişkilerimizi bölgesel anlamda koordine etmek büyük önem taşıyor. Dün Dışişleri Bakan Suud El Faysal ile tüm bölge konularını büyük bir samimiyetle, son derece açık bir şekilde görüştük. Filistin, Gazze sorunu, Kudüs'teki gelişmeler konusunda aynı yaklaşımlara sahibiz. Ayrıca Lübnan'daki gelişmeleri ele aldık. Suriye, Suudi Arabistan yakınlaşmasının, Suriye Lübnan yakınlaşmasıyla paralel seyretmesinin Lübnan'da ilişkilerin normalleşmesi ve buna Türkiye'nin yaptığı katkıları konuştuk, zaten bunu biliyorlar. Suudi Arabistan ile birlikte çok olumlu sonuçlar doğuran gelişmelerin önünü açtık.''

Davutoğlu, Irak'a komşu iki ülke olarak, Irak'ın önümüzdeki dönem seçimler dolayısıyla içine gireceği önemli süreci birlikte değerlendirme imkanı bulduklarını belirterek, bundan sonra da ortak politikalar geliştirme, Irak'ın toprak bütünlüğü, siyasal birliği ilkeleri çerçevesinde Irak'a yapılacak destekleri ele aldıklarını bildirdi.

Ahmet Davutoğlu, Afganistan, Yemen, KKTC meselelerinin de görüşmelerde gündeme geldiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

''Afganistan konusunda Türkiye'nin son dönemdeki inisiyatifini, girişimlerini Al Faysal'a anlattım. Yani önümüzdeki günlerde 3'lü zirve yapacağız. Daha sonra bir bölgesel toplantı fikrimiz var. Suudi Arabistan, Afganistan'da etkin ülkelerden biridir. Bu konuyu kapsamlı olarak ele aldık.

Yemen'deki gelişmeler Suudi Arabistan'ın birinci derecedeki gündemi olarak ele alındı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı da, kendi perspektifinden Yemen meselesini anlattı. Biz de gerek dost ve kardeş ülke Yemen'in toprak bütünlüğü ve siyasal birliği, gerekse Yemen halkının bütün olarak hangi mezhebe sahip olursa olsunlar huzur ve güvenliği için neler yapılabileceği konusundaki görüşlerimizi paylaştık.

Son dönemlerdeki Bosna Hersek, Balkanlar'daki konuları ele aldık. Tabii KKTC ve orada yürüyen süreç konusunda kendilerine bilgi verdim. Ve İslam Konferansı Teşkilatının (İKT) prensip kararları çerçevesinde KKTC'ye yönelik ambargonun kalkması için beklentilerimizi kendisine aktardım. Bu konuda destek beklediğimiz ifade ettim.''

-SUUDİ ARABİSTAN'IN ÖNEMİ

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suudi Arabistan'ın önemli bir ülke olduğuna işaret ederek, sözlerine şöyle devam etti:

''İKT'nin merkezinin Cidde'de olması, kutsal topraklar Mekke ve Medine'nin de yine Suudi Arabistan toprakları içerisinde bulunması, Suudi Arabistan'a özel bir önem katıyor. Özellikle bu kültürler arası, medeniyetler arası, İslam-Batı ilişkileri, İslam-Hristiyanlık ilişkileri, Türkiye'nin yürüttüğü 'medeniyetler ittifakı' projesi var. Bu çerçevede son dönemde İsviçre'de minare yasağı kararı sonrasında ortaya çıkan ve bütün Müslümanları, dünyanın her yerindeki insanları ilgilendiren bu kültürel gerginliği konuştuk. Birlikte 'İslamofobi'ye karşı nasıl mücadele edeceğimizi gözden geçirdik. Ve nihayet G-20 üyesi iki ülke olarak uluslararası ekonomik krize nasıl tepki vereceğimizi ve bu çerçevede yapılacak çalışmaları ele aldık. Çok faydalı çok kapsamlı canlı görüşmeler oldu.''

Cidde'de gerçekleştirdiği görüşmelere de değinen Ahmet Davutoğlu, İKT Genel Sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ile bütün İslam dünyasını ilgilendiren meseleleri, İKT'nin reform sürecini ele aldıklarını söyledi.

''İslamofobi'' meselesinin İhsanoğlu ile yapılan görüşmede de gündeme geldiğini belirten Davutoğlu, Filistin, Irak, Yemen ve Afganistan ile ilgili konuları ele aldıklarını söyledi.
Davutoğlu, İKT'nin gerek bölgesel alanda, gerek dünya barışına yapabileceği çok önemli katkılar bulunduğunu dile getirdi.

-2010'DA TÜRK DIŞ POLİTİKASI

Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin 2010 yılındaki dış politikasıyla ilgili, 2009'un 2010'un işaretlerini verdiğini belirterek, ''Türkiye'nin bölgesinde daha etkin, güçlü, komşuları ile entegre olmuş, AB sürecinde ivme kazanmış, önündeki engeller kaldırılmış, Kıbrıs'ta kalıcı ve adil barışın sağlandığı, Kafkaslar'da kalıcı normalleşmenin temin edildiği, Balkanlar'da barış ve istikrar, NATO ve AB kurumlarına intibakın sağlandığı bir yıl olmasının ümit edildiğini'' bildirdi.

AA