3 yıldır İsrail'in sıkı ablukası altındaki, yaklaşık 1,5 milyon Filistinli'nin yaşadığı Gazze Şeridi'ne nefes aldıran Refah sınırındaki tünellerin sonu geliyor.

Refah'ın Mısır tarafında başlatılan, çelikten duvar örmeyi kapsadığı belirtilen projenin ayrıntıları ortaya çıkıyor. Proje kapsamında çelik duvarın yanı sıra yer altına döşenen delikli borularla tünellerin tamamen imha edilmesi hedefleniyor. Borulara su verildiğinde, toprağın geçirgen olduğu sınır bölgesinde tüneller tamamen suyla dolacak, varsa içindekiler büyük ihtimalle ölecek ve tüneller çökecek.

Hamas kaynaklarının ve Refah'ta tünel işiyle uğraşanların verdiği bilgiye göre, sınırda inşaat çalışmaları devam eden projede, Gazze ile Mısır arasında uzanan 10 kilometre dolayındaki sınır bölgesi zemini delinerek, her 30-40 metrede bir, uzunluğu 35 metreyi bulan delikli borular yerleştiriliyor. Sınırdaki inşaat çalışmalarını Refah'ın Gazze tarafından da izlemek mümkün. Ağır iş makineleri, kepçeler, büyük vinçler ve buldozerler sürekli çalışıyor ve kumlu zemine boru döşemeyi sürdürüyor. Projeyi Arap müteahhitlerinin üstlendiği, ancak inşaat çalışmalarına bazı "yabancı" mühendislerin de eşlik ettiği, inşaatta ise Mısırlı işçilerin çalıştığı belirtiliyor.

Delikli boruların arasına normal boruların da yerleştirileceği kaydedilirken, 6 ila 18 ay arasında tamamlanması beklenen proje ile sayısı 1000'in üzerindeki irili ufaklı tüneller yok edilecek.

Böylece, İsrail'in uzun zamandır, silah kaçakçılığında kullanıldığı gerekçesiyle önlenmesini istediği tünellerin de sonu gelmiş olacak. İsrail, ABD ve Mısır arasında tünellerden kaçakçılığa son vermek amacıyla defalarca toplantı yapılmıştı.

Proje kapsamında ayrıca, bombalara, darbelere ve diğer muhtemel saldırılara dayanıklı güçlü çelik bir duvar da inşa edilecek. Sınırın herhangi bir yanında henüz duvar inşaatı gözlenmese de bu duvarın da yer altında tünel kazılmasına izin vermeyecek kadar derin olacağı kaydediliyor.
Bu durum, Hamas'ın Gazze Şeridi'nde fiili iktidara el koyduğu 2007 yılı ortalarından bu yana ağırlaştırılan İsrail ablukasına rağmen, son iki yıldır tüneller aracılığıyla ihtiyaçlarını karşılayabilen Gazzelilere büyük darbe vuracak. Halen İsrail'den sadece insani yardımların ve son zamanlarda buna ilaveten birkaç sınırlı malzemenin girebildiği Gazze'nin dünyaya son kapısı da kapanmış olacak. Gazzeliler, bu nedenle son projeyi "ölüm duvarı" olarak adlandırıyor.

Tünel işletmecileri, Mısır'ın denizden tuzlu su pompalaması talebine İsrail'in, yeraltı su kaynaklarının bozulacağı gerekçesiyle karşı çıktığını, Nil nehrinden su pompalanmasını istediğini belirtti. Aynı kaynaklara göre, Nil'den su pompalanması da çok zor değil.

-"ARTIK GAZZE'DE YAŞANMAZ"-


Tünel sahipleri, tünellerde çalışanlar ve bölgeye gelen diğer Gazzeliler, sınırın hemen öte yanındaki çalışmaları endişeyle izlerken, bu projenin Gazze'yi artık tamamen yaşanır olmaktan çıkaracağında hemfikirler.

Yine de tünel faaliyetleri hiç aksatılmaksızın ve hatta artarak sürdürülüyor. Köstebek yuvası halindeki sınırda, kış nedeniyle tünellerin yağmurdan etkilenmemesi için her bir tünel ağzının girişi, üstü ve çevresi mukavvalar, tenekeler, naylonlar, çadır kumaşı veya bezlerle kapatılıyor. Dışarıdan bölge, derme-çatma bir sera alanı görüntüsünü veriyor. İçlerinde ise bir taraftan borularla yakıt çekiliyor ve gelen malzemeler hemen yakınlarda kurulu kapalı depolara iletiliyor, diğer taraftan da alıcılar ve işletme sahipleri arasında pazarlıklar yürütülüyor.
7 yıl öncesine kadar İsrail'de çalıştığını, ancak sonrasından iş bulamadığı için tünel işine girmekten başka çare bulamadığını söyleyen, kendisini "Ebu Hazım" olarak tanıtan bir tünel işletmecisi, "Mısır bunu niye yapıyor" diye sorup, "Bu proje bittiğinde hem bizim, hem Gazzelilerin işi bitecek" diye konuştu.

Ebu Hazım, "Zaten İsrail'le sınır kapıları kapalı. Malzeme girmiyor. Buralar da kapanırsa ne olacak, halimizi bir düşünün" dedi.
11 çocuklu, tünel işinde yanında 17 kişinin çalıştığını söyleyen Ebu Hazım, karşı tarafta büyük iş makinelerinin toprağı delerken oluşan sarsıntının da tünellerin çökmesine neden olduğunu, daha 3 gün önce bir tünelin çökerek içindeki 2 işçinin öldüğünü ifade etti.
"Böyle giderse bu çalışmalar boyunca da tüneller çok kişiye mezar olur" diyen Ebu Hazım, "Eninde sonunda, bu duvar, Gazzelilerin ölmesi anlamına geliyor" dedi.

Sınırda tek bir tünel işleten Ebu Taha ise 45 yaşında bir Refahlı. 7 çocuğu, 10 işçisi var. Ebu Taha, çelik de olsa duvardan korkmadığını belirterek, "Bu millet daha önce de yaptı... Onun da bir çözümünü bulur" dedi. Ancak Ebu Taha şunları da söyledi:

"Bizi asıl etkileyecek su... Su pompalanırsa bizim işimiz biter, tüm Gazze'nin de..."

Ebu Taha, Mısır'ın ABD ve İsrail'in ağır baskısı altında olduğu görüşünde. "Mısır zaten tünellerden geleni biliyor, istese kuş uçurtmaz sınırdan. Ama şimdi ağır baskı altında, Hamas'a baskı için bu projeye izin verdi" dedi.

Ebu Taha'ya granit yer döşemesi siparişi veren Gazzeli tüccar da bu ticaret biter, sınırlar da açılmazsa Gazze'de durumun gerçekten çok kötü olacağını kaydetti. Adını Hacı Kemal diye veren Gazzeli tüccar, "Evet, Hamas'a baskı yapmak istiyorlar, ama asıl baskı bizim üzerimize olacak" diye konuştu.

-"FATURASI HAMAS'A ÇIKAR"-


Refah'ta herkes sınırdaki inşaattan konuşuyor, gelişmeleri yakından takip ediyor. Zaman zaman sınırda gösteriler yapıldığını hatırlatan bir işçi de gösterilerin ne kadar etkili olacağını bilemediğini, Gazze'ye girmek için Kahire'de ve Akabe'de toplananların bile günlerdir Mısır tarafını ikna edemediğine dikkati çekti.

İsimlerini vermeyen birkaç kişi ise sınırdaki projeyle ilgili Hamas'ı suçladı. Mısır'ın El Fetih ile Hamas'ın arasını düzeltmek için defalarca girişimde bulunduğunu, en son Mısır'ın anlaşma belgesine El Fetih'in imza atmasına rağmen, Hamas'ın, İran istemiyor diye anlaşmayı imzalamadığını belirten bu kişiler, "Hamas kendi halkını düşünmüyorsa Mısır niye düşünsün ki" diye konuştu.

Bu görüştekiler, "Eğer dört bir taraftan kapalı kalırsak, burada hayat durur... İnsanlar ekmek, çocuklarına aş götürmek ister. Bunu bulamazlarsa sorumlusunu ararlar ve bu işin faturası da Hamas'a çıkar... Er veya geç..." uyarısında bulundular.

(A.A) - Nursel Gürdilek