Marsiyla Büyük Camii'nin Nisan ayında inşa edilecek olan minaresinde ezan okunmayacak. Bunun yerine namaz vakti geldiğinde, Fransız Müslümanları Camii'ye çağırmak için birkaç dakika boyunca yanıp sönecek mor renkli ışık kullanılacak.

Normalde ışık için İslam'ın sembol rengi yeşilin kullanılması bekleniyordu fakat bir liman şehri olan Marsilya'da yeşil işaret lambaları gemiler için ayrılmış. Peki ya kırmızı? Hayır, bu renk te itfayeciler tarafından kullanılıyor.

Marsilya Camii Derneğinden Noureddine Cheikh minarede kullanılacak sinyal lambasının mor renkli olacağını söylüyor. Kendisine "Bu bir asimilasyon politikası mı" diye sorulduğunda gülerek cevap veren Noureddine Cheikh, "Sanırım evet, bu asimilasyon," diyor.


Yoğun Müslüman göçünden endişe eden Batı Avrupa ülkeleri son günlerde gündeme gelen İsviçre'de yapılan anti-minare referandumu benzeri eylemleri hayata geçirmeye başlıyorlar. Bazı uzmanlar bu gibi rencide edici uygulamaların özellikle genç Müslümanlar arasında tepki doğuracağına dikkat çekiyorlar.

Fransız Ulusal Bilim Araştırma Merkezinde İslam ve Göç Uzmanı, Vincent Geisser, "Avrupa'da her alanda belirginleşmeye başlayan Müslümanların kendilerini ön plana çıkarmaya başlamaları özellikle ulusal kimliklerinin tehlike altında olduğunu düşünen insanların korkularını besliyor," diyor.

"Bugün İslamofobi, Avrupa'da diğer tüm korkuları ikinci plana itmiş durumda. İslamafobi İsviçre'de karşınıza minare tartışmaları ile çıkarken, Fransa'da kendisini örtü, burka ve sakal tartışmalarıyla gösteriyor," diyen Geisser, nüfusunun dörtte biri Müslüman olan Marsilya'da Marsilya Büyük Camii'nin Müslümanlar için büyük gurur kaynağı iken toplumun büyük bir kesimi içinde korku kaynağı olduğunu ifade ediyor.

Yaşanan tartışmaları İslam'ın Avrupa'da kök salmaya başlaması olarak değerlendiren, Geisser yaşanan değişimin özellikle son 5 yılda oldukça belirginleştiğini ve Avrupa'nın bir dönüm noktasında olduğunu söylüyor. Geisser, "Avrupa kimliğinin kaybolduğuna ve Avrupa'nın giderek daha küçük ve önemsiz bir yapı haline geldiği yönünde korkular mevcut. Diğer taraftan İslamiyet ise bu korkulara sahip herkesin endişelerini yönlendirdiği bir hedef konumunda," diyor.

Avrupa Birliğinde 15 ila 20 Milyon arasında Müslümanın yaşadığı tahmin ediliyor. Batı Avrupa'daki en kalabalık Müslüman nüfusa sahip olan Fransa'da ise 5 ila 6 Milyon Müslüman yaşıyor.

Müslümanlar ve Avrupalılar arasındaki ilişkiler Fransa'da ve Birleşik Devletler'de meydana gelen terörist saldırıların yanlış bir şekilde Müslümanlarla ilişkilendirilmesiyle bozulmaya başladı. 2004 yılında Fransa, devlet okullarında baş örtüsü ve diğer dini sembolleri yasaklamıştı. Ülke şimdilerde ise burka yasağını tartışıyor.

Bu yıl Danimarka ve İsviçre camii ve minare konularını gündemlerine taşıdılar. Kopenhag'daki iki büyük camii ile ilgili planlar merkez sağ partilerin büyük tepkisiyle karşılaşırken İsviçre'de uygulanan minare karşıtı referandum İsviçre hükümetinin bizzat kendisinden gelen ağır eleştirilere maruz kaldı.

İslam ve Fransa ile ilgili yazılar yazan ve Marsilya Müslümanları Birleşik Konseyi üyesi olan Youcef Mammeri minare ve örtü ile ilgili tartışmaların Fransa doğumlu Müslümanlar arasında kaygı yarattığını ve Müslümanları defansif bir tutum takınmaya ittiğini söylüyor. Avrupa'da ırkçılığın gerileyerek, "anti-Arap" ve "Anti-Müslüman" kavramları üzerine kurulduğunu belirten Mammeri ortaya çıkan durumu, "Korkunç bir gelişme," olarak nitelendiriyor. Mammeri, "New York'a, Barselona'ya veya Cezayir'e gittiğimde kendimi Fransız olarak tanımlıyorum. Ben Fransızım. Ama Marsilya'ya döner dönmez yine, "Burka hakkında ne düşünüyorsun. Peki ya camiiler? Terörizm?" sorularıyla karşı karşıya kalıyorum," diyor.

Turkishny.com