Washington’daki Amerikan Üniversitesi’nde Çatışma Önleme ve Barışın İnşaası Programı direktörü David L.Phillips, Washington Times gazetesine “Çözümü Zor Kürt Sorunu” başlıklı bir makale kaleme aldı.

Phillips’in önerilerinden: “Erdoğan bu kriz anında kararlı liderliğini göstermeli. Kürt açılımını ya da Irak Kürdistanı ile sağlanan ilerlemeyi eski haline döndüremez. Hareketsiz de duramaz. Olaylara tepki vermek yerine tek yolu reformların arkasını bırakmamak ve Türk ulusuna yönelik bir seslenişle PKK sorunu ve diğer tüm konular hakkındaki planını açıklamak…”, “Erdoğan askeri çözüm isteyenlere direnmeli…”, “Seçici af tartışmaya açılmalı…”

Washington Times gazetesinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a demokratik açılımı biran önce açıklaması çağrısı yapıldı. Amerikan Üniversitesi’nde Çatışma Önleme ve Barışın İnşaası Programı Direktörü David L.Phillips “Erdoğan bu kriz anında kararlı liderliğini göstermeli. Kürt açılımını ya da Irak Kürdistanı ile sağlanan ilerlemeyi eski haline döndüremez. Hareketsiz de duramaz. Olaylara tepki vermek yerine tek yolu reformların arkasını bırakmamak ve Türk ulusuna yönelik bir seslenişle PKK sorunu ve diğer tüm konular hakkındaki planını açıklamak” dedi. Phillips, Başbakan Erdoğan’ın askeri çözüm isteyenlere direnmesini istedi.

Washington’daki Amerikan Üniversitesi’nde Çatışma Önleme ve Barışın İnşaası Programı Direktörü David L.Phillips, ABD’nin muhafazakâr eğilimli Washington Times gazetesine “Çözümü Zor Kürt Sorunu” başlıklı bir makale kaleme aldı. Phillips, “İki hafta önce yedi Türk askerinin PKK tarafından pusuya düşürülmesi ve öldürülmesi, Türk hükümetinin Kürtlerin siyasi ve kültürel haklarının genişletilmesi inisiyatifince marjinalleştirilen giderek artan bir şekilde dışarıda kalan örgüt tarafından girişilen ümitsiz bir eylemdi” dedi.

-DTP UTANCI DAVET ETTİ-

Sansasyonel şiddetin PKK’nın “hala bir oyuncu” olduğunu kanıtlamak için başvurduğu bir yol olduğunu, süren çatışmaların PKK’nın varlığını meşru kılacağını, çatışmanın aynı zamanda PKK’nın kaçakçılık, haraç, tehdidin sürmesi anlamına geldiğini belirten Phillips, “Erdoğan şu anda bir kavşakta bulunuyor. PKK’yı hedef alan bir güvenlik çözümüne odaklanan öfkeli bir politikadan kaynaklanan taleplere direnemeyebilir. Ya da hem güvenlik hem de örgüte destek bataklığını kurutmak yönünde daha ileri reformları öne alan daha dengeli bir yaklaşım tercih edebilir” dedi. DTP’nin kapatılması kararının sürpriz olmadığını, DTP’nin PKK için bir maşa olarak davranarak bu utancı davet ettiğini anlatan Phillips, “Kürt seçmenlerine hizmet etmek için parlamentodaki 21 sandalyesi ve yerel yönetimlerin kontrolünden yararlanmak yerine DTP, Türklerin sövdüğü PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’ın çıkarlarına hizmet etmekle daha çok ilgilendi” dedi.

-ERDOĞAN LİDERLİĞİNİ GÖSTERMELİ, ESKİYE DÖNÜLEMEZ, HAREKETSİZ DURAMAZ-


PKK’nın sansasyonel şiddet konusunda asla özür dileme ihtiyacı duymadığını, sadece silahlı çatışma beklentisinin ağır bastığını, Türkiye ile, Türk milliyetçilerinin Türk-Irak sınırında bulunan engebeli Kandil dağlarında sığınak sağlamakla suçladıkları Kürdistan Bölgesel Hükümeti arasındaki işbirliğinin kolayca çözülebileceğini anlatan Phillips “Erdoğan bu kriz anında kararlı liderliğini göstermeli. Kürt açılımını ya da Irak Kürdistanı ile sağlanan ilerlemeyi eski haline döndüremez. Hareketsiz de duramaz. Olaylara tepki vermek yerine tek yolu reformların arkasını bırakmamak ve Türk ulusuna yönelik bir seslenişle PKK sorunu ve diğer tüm konular hakkındaki planını açıklamak” dedi.

David Phillips, Başbakan Erdoğan’ın söz konusu konuşmasında Türk vatandaşlarını korumaya yönelik yoğunlaştırılmış güvenlik önlemlerini de açıklayabileceğini belirtirken, “Bu politikanın korunması, herhangi bir devlet başkanı için ilk ve en önemli öncelik. Erdoğan aynı zamanda AKP’nin, demokrasi ve kalkınma sürecindeki çatışmaların temel nedenlerine yönelecek çok yönlü yaklaşım taahhüdünü teyid etmelidir. Türkiye’nin 1980’deki bir askeri darbe sonucu kabul edilen anayasasının revize edilmesi gerekiyor. Türklüğü vatandaşlıkla denk tutan başlangıcı azınlıklar için son derece itici. AKP aynı zamanda, ifade özgürlüğünü kısıtlamakta kullanılan antiterör yasasını ve ‘Türklüğü aşağılama’ suçunu düzenleyen ceza kanunun 301’inci maddesini geri bırakan mevzuatı kaldırmalıdır” dedi.

-KÜRT KIZLARI KURTARILMALI, SEÇİCİ AF TARTIŞILMALI-

Phillips, güneydoğuda ekonomik kalkınmanın önemine dikkat çekerken, “Sağlık ve özellikle kızlar için eğitim gibi, kadınları Kürt feodal toplumundaki geleneksel rollerinden kurtaracak programların da altı çizilmeli. Siyasi reformlar ve ekonomik kalkınma Türkiye’nin Kürtlerini ılımlı hale getirebilir. Bununla birlikte PKK sorunu liderlerinin barış isteyip onun peşine düşecekleri stratejik kararı alana kadar gelişme kaydetmeyecektir. Bir af düzenlemesi bunun meydana gelmesi için gerekli olacaktır. Sayın Erdoğan kamuoyunda seçici bir affa ilişkin tartışma başlatmalıdır” iddiasında bulundu.

WT’deki makale, “affın” PKK kurbanlarının cenazeleri önünde haykıran anneler algılaması bağlamında birçok Türk için kötü bir sözcük olduğu belirtilirken “Erdoğan bu kriz döneminde direnme gücü ve devlet adamlığının her ikisinin toplamına sahip olmalı. Kendisini; Türk toplumunu kutuplaştıracak, PKK’yı cesaretlendirecek ve AKP’nin iç siyasi muhaliflerini cilalayacak askeri çözüm yönünde eleştirenlerin taleplerine direnmeli. Daha çok yönlü bir yaklaşım Türklerin çoğunluğundan destek toplayacak, DTP’nin çatışmadan bıkmış eski destekçileri dâhil” diye sona erdi.

(ANKA)