ABD Adalet Bakanlığı, Ömer Faruk Abdülmuttalib adlı Nijerya vatandaşının, Noel gününde Amerikan Delta Havayolları (Northwest) ile Amsterdam-Detroit seferini yapan uçağı güçlü bir patlayıcıyla havaya uçurmaya çalışmakla suçlandığını bildirdi.ABD Başsavcısı "Uçağı havaya uçurma girişimi başarılı olsaydı, çok sayıda masum insan ölebilir, ya da yaralanabilirdi" dedi.

ABD  Başsavcısı Eric Holder, olayı bütün gayretleriyle soruşturacaklarını ve tüm sorumluların adalet önüne çıkarılması için gerekli tüm tedbirlere başvuracaklarını vurguladı.

Adalet Bakanlığı, FBI'ın ilk incelemelerinin, zanlının, "pentaerythritol" adlı güçlü bir patlayıcı maddeyi ateşlemeye çalıştığını gösterdiğini belirtti.

Abdülmuttalib'in bugün ilerleyen saatlerde mahkeme önüne çıkmasının beklendiği de ifade edildi.

İngiltere Vize Başvurusu Reddedilmiş
Abdülmuttalib'in 2009'un başında İngiltereye'ye dönmek için vize başvurusunda bulunduğu, bu başvurunun reddedildiği bildirildi.

İngiliz Sky televizyon kanalının haberine göre, zanlının geçen Mayıs ayında "sahte bir kursa" başvurusundan dolayı İngiltere için yeni vize isteği reddedildi.

Polis, 2008 yılında Londra Üniversitesinde mühendislik okuduğu tespit edilen 23 yaşındaki Abdülmuttalib'in Londra'dayken kaldığı tahmin edilen evi dün akşam aramıştı.

Saldırı girişiminden bu yana Başbakan Gordon Brown'un da çağrısıyla, Birleşik Krallık'taki hava yolları ABD uçuşlarında önlemlerini artırdı. Güvenlik önlemlerinin artırılmasıyla özellikle Heathrow ve Gatwick havaalanlarından yapılan ABD uçuşlarında bazı rötarlar olduğu belirtiliyor.

Bu arada, İngiliz gazeteleri, pazar sayılarında saldırı girişimine geniş yer ayırdı. Sunday Telegraph gazetesi, "Daha önce bir İngiliz üniversitesinde okuyan Nijeryalı bir kişi, Amsterdam-Detroit uçağına terör saldırısı girişiminde bulundu" diye yazdı.

Financial Times gazetesi, "Zanlının El Kaide ile bağlantısı olabileceği belirtiliyor, ancak saldırı girişimini araştıran yetkililer, bu bağlantının hemen teyit edilemeyeceğini kaydediyor" yorumuna yer verdi.

Observer gazetesi, saldırı girişiminin ardından dünya genelindeki havaalanlarında ABD  uçuşlarıyla ilgili önlemlerin artırıldığına dikkati çekerken, Sunday Mirror gazetesi "3 milyon sterlinlik bombacı" başlığını atarak, zanlının öğrenciyken Londra'nın en pahalı semtlerinden birinde, 3 milyon sterlin değerindeki bir evde kaldığını bildirdi.

Olayın Ayrıntıları
Detroit'deki Federal Mahkemeye'ye sunulan dosyada, uçağın yolcuları ve mürettebatıyla yapılan görüşmelere dayanarak, 23 yaşındaki Abdülmuttalib'in 20 dakika süreyle tuvalete gittiği, yerine döndükten sonra da karnının ağrıdığını söyleyerek üzerine battaniye örttüğü ifade edildi.

Bunun ardından yolcuların, fişek sesine benzer küçük patlama sesleri duyduğu, içeriye bir kokunun yayıldığını hissettikleri ve Abdülmuttalib'in pantolonu ve uçağın duvarının alev aldığını gördükleri kaydedildi.

Bu gelişmelerden sonra Abdülmuttalib'in yolcular ve mürettebat tarafından etkisiz hale getirildiği ve cebinde ne olduğu sorulduğunda da, Nijeryalının "patlayıcı bir madde" cevabını verdiği belirtildi.

Abdülmuttalib'in koltuğunun yanında erimiş bir şırıngaya da rastlandığı bildirildi.

CNN'in zanlının ailesine dayandırarak verdiği bir haberde de, Abdülmuttalib'in, Nijerya'daki "First Bank PLC" adlı bankanın başkanlığından son dönemde ayrılan ve ülkesinin önemli bankacılarından biri olan Elhaji Ömer Muttalib'in oğlu olduğu kaydedildi.

Abdülmuttalib'in, uçaktaki saldırı girişiminden sonra, üzerindeki yanıklardan dolayı Michigan eyaletindeki bir hastaneye kaldırıldığı da gelen bilgiler arasında.

Zanlının yakınları ise ailesinin Abdülmuttalib'ten son kez iki ay önce haber aldığını, Abdülmuttalib'in ailesine Yemen'e gittiğini söylediğini belirti.

Babası İhbar Etmiş
ABD'ye giden bir yolcu uçağına saldırı girişiminde bulunan Nijeryalı Ömer Faruk Abdülmuttalib'in babasının daha önce, oğlunun "bir şeyler planlıyor olabileceği" endişesiyle Nijerya'daki ABD Büyükelçiliği ile temas kurduğu belirtildi.

CNN'in haberine göre, Amerikan yönetiminden üst düzey bir yetkili, aile üyelerince ismi Umaru Abdülmuttalib olarak açıklanan babanın, "birkaç hafta önce ABD Büyükelçiliği ile temasa geçerek, oğlunun radikalleştiğini ve bundan endişe duyduğunu" aktardığını bildirdi.

Ailenin bir üyesi ise Nijerya'da "First Bank PLC"nin başkanlığından emekli olan baba Abdülmuttalib'in, yaklaşık 3 ay önce, oğlundan SMS mesajı aldıktan sonra Nijerya'nın başkenti Abuja'daki ABD Büyükelçiliği ve diğer bazı güvenlik birimleriyle iletişime geçtiğini belirtti.

Nijerya'nın kuzeyindeki Kaduna'da yaşayan ailenin üyesinin anlattıklarına göre, oğul Abdülmuttalib, okulu için gittiği Londra'dan ülkesine dönünce eğitimine Mısır ya da Suudi Arabistan'da devam etmek istediğini söyledi, ancak oğullarının "bazı güvenilmez kişilerle bağlarını kuvvetlendirdiğinden" endişe duyan ailesi, onun bu isteğini reddetti.

Bunun üzerine Abdülmuttalib, eğitimi için Mısır ya da Suudi Arabistan yerine Dubai'ye gitti. Dubai'den ailesine SMS gönderen Abdülmuttalib, mesajında, "yeni bir hayata başlamak için Yemen'e gittiğini, kendisine ulaşılmasının artık zor olacağını, çünkü SIM kartını çöpe attığını" bildirdi.

Oğlundan gelen bu mesaj üzerine baba Abdülmutalib de ABD Büyükelçiliği'ne giderek, oğullarının "bir tür cihad eylemine" katılmak üzere Yemen'e gittiğinden endişe ettiklerini aktardı.

Genel İzleme Listesine Alınmış
Amerikan yönetiminin üst düzey yetkilisi, baba Abdülmuttalib'in oğlu hakkında sunduğu bilginin Ulusal Terörle Mücadele Merkezi'ne iletildiğini ve oğul Abdülmuttalib'in genel izleme listesine alındığını, ancak "hakkındaki enformasyonun, vizesinin geri alınmasını ya da uçuşuna izin verilmemesini gerektirecek düzeyde spesifik bilgi içermediğini" kaydetti.

Yetkili, Haziran 2008'de Londra'daki ABD Büyükelçiliği'nden çok yıllı ve çok girişli turist vizesi alan Abdülmuttalib'in o sırada Londra'da öğrenci olduğunu ve o dönemde vize almasına engel oluşturacak bir bilginin bulunmadığını söyledi.

Yetkili, ilk izlenimlere göre, Abdülmuttalib'in yalnız başına hareket ettiğini ve herhangi bir terör örgütüyle bağının bulunmadığını söyledi.

CNN'in ele geçirdiği bir federal güvenlik bültenine göre de Abdülmuttalib, uçakta kullandığı patlayıcı maddeyi, yanında ne zaman kullanılması gerektiğine dair bilgiyle birlikte Yemen'den aldı.

Washington'daki Nijerya Büyükelçiliği de yaptığı açıklamada, büyükelçilik yetkililerinin Abdülmuttalib ile temas kurmak için Michigan'a gittiğini ve konuyla ilgili olarak Amerikalı yetkililerle işbirliği yapmak istediklerini bildirdi.

Hakkındaki Suçlamalar Okundu
Öte yandan ABD deki federal yargıcın, Abdülmuttalib'e, Noel gününde Delta Havayolları (Northwest) uçağını havaya uçurma girişiminde bulunmakla suçlandığını bildirdiği kaydedildi.

Yargıç Paul Borman, 23 yaşındaki Abdülmuttalib'e, yanık tedavisi gördüğü Michigan Tıp Merkezi Üniversitesi'ndeki konferans odasında, hakkında yöneltilen suçlamaları okudu.

Yargıç, suçlamaları okumayı bitirdikten sonra, odaya tekerlekli sandalyeyle getirilen Abdülmuttalib'e, suçlamaları anlayıp anlamadığını sordu, Abdülmuttalib de "anladım" cevabını verdi.

Güvenlik Önlemleri Artırıldı
Bu arada yurt dışından ABD'ye uçan yolculara yönelik güvenlik önlemleri artırıldı. ABD Ulaştırma Güvenliği İdaresi'nden yapılan açıklamada, havaalanlarındaki ek güvenlik önlemleri çerçevesinde, üst aramalarının ve kapıdan geçiş sırasındaki kontrollerin artırılacağı, ayrıca yolcuların, üzerlerindeki eşyaların ve yastıklar da dahil olmak üzere özel eşyaları görevlilere göstermelerinin isteneceği belirtildi.

Açıklamada, "Yolculardan, güvenlik ve uçuş görevlilerinin talimatlarına uymalarını rica ediyoruz" denildi.

Bazı yolcuların anlattığına göre, Brüksel'den Washington'a giden bir uçağın yolcularına, seyahatlerinin son bir saatinde yerlerinden kalkmalarına izin verilmezken, ABD'deki bir iç hat seferinde, ailelerin çocukları için getirdikleri süt kaplarının bile x-ray'den geçirildiği gözlendi.

AA

ABD Adalet Bakanlığı, Ömer Faruk Abdülmuttalib adlı Nijerya vatandaşının, Noel gününde Amerikan Delta Havayolları (Northwest) ile Amsterdam-Detroit seferini yapan uçağı güçlü bir patlayıcıyla havaya uçurmaya çalışmakla suçlandığını bildirdi. ABD Başsavcısı Eric Holder, "Uçağı havaya uçurma girişimi başarılı olsaydı, çok sayıda masum insan ölebilir, ya da yaralanabilirdi" dedi.

ABD Başsavcısı Eric Holder, olayı bütün gayretleriyle soruşturacaklarını ve tüm sorumluların adalet önüne çıkarılması için gerekli tüm tedbirlere başvuracaklarını vurguladı.

Adalet Bakanlığı, FBI'ın ilk incelemelerinin, zanlının, "pentaerythritol" adlı güçlü bir patlayıcı maddeyi ateşlemeye çalıştığını gösterdiğini belirtti.

Abdülmuttalib'in bugün ilerleyen saatlerde mahkeme önüne çıkmasının beklendiği de ifade edildi.

İngiltere vize başvurusu reddedilmiş

Abdülmuttalib'in 2009'un başında İngiltere'ye dönmek için vize başvurusunda bulunduğu, bu başvurunun reddedildiği bildirildi.

İngiliz Sky televizyon kanalının haberine göre, zanlının geçen Mayıs ayında "sahte bir kursa" başvurusundan dolayı İngiltere için yeni vize isteği reddedildi.

Polis, 2008 yılında Londra Üniversitesinde mühendislik okuduğu tespit edilen 23 yaşındaki Abdülmuttalib'in Londra'dayken kaldığı tahmin edilen evi dün akşam aramıştı.

Saldırı girişiminden bu yana Başbakan Gordon Brown'un da çağrısıyla, Birleşik Krallık'taki hava yolları ABD uçuşlarında önlemlerini artırdı. Güvenlik önlemlerinin artırılmasıyla özellikle Heathrow ve Gatwick havaalanlarından yapılan ABD uçuşlarında bazı rötarlar olduğu belirtiliyor.

Bu arada, İngiliz gazeteleri, pazar sayılarında saldırı girişimine geniş yer ayırdı. Sunday Telegraph gazetesi, "Daha önce bir İngiliz üniversitesinde okuyan Nijeryalı bir kişi, Amsterdam-Detroit uçağına terör saldırısı girişiminde bulundu" diye yazdı.

Financial Times gazetesi, "Zanlının El Kaide ile bağlantısı olabileceği belirtiliyor, ancak saldırı girişimini araştıran yetkililer, bu bağlantının hemen teyit edilemeyeceğini kaydediyor" yorumuna yer verdi.

Observer gazetesi, saldırı girişiminin ardından dünya genelindeki havaalanlarında ABD uçuşlarıyla ilgili önlemlerin artırıldığına dikkati çekerken, Sunday Mirror gazetesi "3 milyon sterlinlik bombacı" başlığını atarak, zanlının öğrenciyken Londra'nın en pahalı semtlerinden birinde, 3 milyon sterlin değerindeki bir evde kaldığını bildirdi.

Olayın ayrıntıları

Detroit'deki Federal Mahkemeye'ye sunulan dosyada, uçağın yolcuları ve mürettebatıyla yapılan görüşmelere dayanarak, 23 yaşındaki Abdülmuttalib'in 20 dakika süreyle tuvalete gittiği, yerine döndükten sonra da karnının ağrıdığını söyleyerek üzerine battaniye örttüğü ifade edildi.

Bunun ardından yolcuların, fişek sesine benzer küçük patlama sesleri duyduğu, içeriye bir kokunun yayıldığını hissettikleri ve Abdülmuttalib'in pantolonu ve uçağın duvarının alev aldığını gördükleri kaydedildi.

Bu gelişmelerden sonra Abdülmuttalib'in yolcular ve mürettebat tarafından etkisiz hale getirildiği ve cebinde ne olduğu sorulduğunda da, Nijeryalının "patlayıcı bir madde" cevabını verdiği belirtildi.

Abdülmuttalib'in koltuğunun yanında erimiş bir şırıngaya da rastlandığı bildirildi.

CNN'in zanlının ailesine dayandırarak verdiği bir haberde de, Abdülmuttalib'in, Nijerya'daki "First Bank PLC" adlı bankanın başkanlığından son dönemde ayrılan ve ülkesinin önemli bankacılarından biri olan Elhaji Ömer Muttalib'in oğlu olduğu kaydedildi.

Abdülmuttalib'in, uçaktaki saldırı girişiminden sonra, üzerindeki yanıklardan dolayı Michigan eyaletindeki bir hastaneye kaldırıldığı da gelen bilgiler arasında.

Zanlının yakınları ise ailesinin Abdülmuttalib'ten son kez iki ay önce haber aldığını, Abdülmuttalib'in ailesine Yemen'e gittiğini söylediğini belirti.

Babası ihbar etmiş

ABD'ye giden bir yolcu uçağına saldırı girişiminde bulunan Nijeryalı Ömer Faruk Abdülmuttalib'in babasının daha önce, oğlunun "bir şeyler planlıyor olabileceği" endişesiyle Nijerya'daki ABD Büyükelçiliği ile temas kurduğu belirtildi.

CNN'in haberine göre, Amerikan yönetiminden üst düzey bir yetkili, aile üyelerince ismi Umaru Abdülmuttalib olarak açıklanan babanın, "birkaç hafta önce ABD Büyükelçiliği ile temasa geçerek, oğlunun radikalleştiğini ve bundan endişe duyduğunu" aktardığını bildirdi.

Ailenin bir üyesi ise Nijerya'da "First Bank PLC"nin başkanlığından emekli olan baba Abdülmuttalib'in, yaklaşık 3 ay önce, oğlundan SMS mesajı aldıktan sonra Nijerya'nın başkenti Abuja'daki ABD Büyükelçiliği ve diğer bazı güvenlik birimleriyle iletişime geçtiğini belirtti.

Nijerya'nın kuzeyindeki Kaduna'da yaşayan ailenin üyesinin anlattıklarına göre, oğul Abdülmuttalib, okulu için gittiği Londra'dan ülkesine dönünce eğitimine Mısır ya da Suudi Arabistan'da devam etmek istediğini söyledi, ancak oğullarının "bazı güvenilmez kişilerle bağlarını kuvvetlendirdiğinden" endişe duyan ailesi, onun bu isteğini reddetti.

Bunun üzerine Abdülmuttalib, eğitimi için Mısır ya da Suudi Arabistan yerine Dubai'ye gitti. Dubai'den ailesine SMS gönderen Abdülmuttalib, mesajında, "yeni bir hayata başlamak için Yemen'e gittiğini, kendisine ulaşılmasının artık zor olacağını, çünkü SIM kartını çöpe attığını" bildirdi.

Oğlundan gelen bu mesaj üzerine baba Abdülmutalib de ABD Büyükelçiliği'ne giderek, oğullarının "bir tür cihad eylemine" katılmak üzere Yemen'e gittiğinden endişe ettiklerini aktardı.

Genel izleme listesine alınmış

Amerikan yönetiminin üst düzey yetkilisi, baba Abdülmuttalib'in oğlu hakkında sunduğu bilginin Ulusal Terörle Mücadele Merkezi'ne iletildiğini ve oğul Abdülmuttalib'in genel izleme listesine alındığını, ancak "hakkındaki enformasyonun, vizesinin geri alınmasını ya da uçuşuna izin verilmemesini gerektirecek düzeyde spesifik bilgi içermediğini" kaydetti.

Yetkili, Haziran 2008'de Londra'daki ABD Büyükelçiliği'nden çok yıllı ve çok girişli turist vizesi alan Abdülmuttalib'in o sırada Londra'da öğrenci olduğunu ve o dönemde vize almasına engel oluşturacak bir bilginin bulunmadığını söyledi.

Yetkili, ilk izlenimlere göre, Abdülmuttalib'in yalnız başına hareket ettiğini ve herhangi bir terör örgütüyle bağının bulunmadığını söyledi.

CNN'in ele geçirdiği bir federal güvenlik bültenine göre de Abdülmuttalib, uçakta kullandığı patlayıcı maddeyi, yanında ne zaman kullanılması gerektiğine dair bilgiyle birlikte Yemen'den aldı.

Washington'daki Nijerya Büyükelçiliği de yaptığı açıklamada, büyükelçilik yetkililerinin Abdülmuttalib ile temas kurmak için Michigan'a gittiğini ve konuyla ilgili olarak Amerikalı yetkililerle işbirliği yapmak istediklerini bildirdi.

Hakkındaki suçlamalar okundu

Öte yandan ABD'deki federal yargıcın, Abdülmuttalib'e, Noel gününde Delta Havayolları (Northwest) uçağını havaya uçurma girişiminde bulunmakla suçlandığını bildirdiği kaydedildi.

Yargıç Paul Borman, 23 yaşındaki Abdülmuttalib'e, yanık tedavisi gördüğü Michigan Tıp Merkezi Üniversitesi'ndeki konferans odasında, hakkında yöneltilen suçlamaları okudu.

Yargıç, suçlamaları okumayı bitirdikten sonra, odaya tekerlekli sandalyeyle getirilen Abdülmuttalib'e, suçlamaları anlayıp anlamadığını sordu, Abdülmuttalib de "anladım" cevabını verdi.

Güvenlik önlemleri artırıldı

Bu arada yurt dışından ABD'ye uçan yolculara yönelik güvenlik önlemleri artırıldı. ABD Ulaştırma Güvenliği İdaresi'nden yapılan açıklamada, havaalanlarındaki ek güvenlik önlemleri çerçevesinde, üst aramalarının ve kapıdan geçiş sırasındaki kontrollerin artırılacağı, ayrıca yolcuların, üzerlerindeki eşyaların ve yastıklar da dahil olmak üzere özel eşyaları görevlilere göstermelerinin isteneceği belirtildi.

Açıklamada, "Yolculardan, güvenlik ve uçuş görevlilerinin talimatlarına uymalarını rica ediyoruz" denildi.

Bazı yolcuların anlattığına göre, Brüksel'den Washington'a giden bir uçağın yolcularına, seyahatlerinin son bir saatinde yerlerinden kalkmalarına izin verilmezken, ABD'deki bir iç hat seferinde, ailelerin çocukları için getirdikleri süt kaplarının bile x-ray'den geçirildiği gözlendi.

AA