"Eğer elinizde kişinin suç işlediğine dair kanıt yoksa, fakat aynı şahsın kaçak göçmen olduğunu biliyorsanız, o halde bu kişiyi ortadan kaldırabiliriz." Bu dondurucu ifade Göç ve Gümrük Uygulamaları (ICE) Eyalet ve Yerel Koordinasyon Yönetici Müdürü James Pendergraph'ın Ağustos 2008'de yaptığı bir konuşmadan alınmış.

The Nation tarafından yayınlanan habere göre, Göç ve Gümrük Uygulamaları açıklanmayan sayıda insanı Birleşik Devletler'in dört bir yanındaki gizli hapishanelerde tutuyor.

Nation'dan Jacqueline Stevens'ın yazdıklarına göre bu gizli ceza evleri küçük bir ABD bayrağı, kapının önüne parketmiş bir van ya da buna benzer hiçbir işaret taşımıyorlar. Sayılarının 186'yı bulduğu söylenen ICE'nin sözde yeraltı ofislerinin çoğunlukla transfer edilmekte olan mahkumlara ev sahipliği yaptığı ve bu tesislerin ICE'nin ve hatta ordunun hapishane standartlarından muaf olduğu söyleniyor.

Los Angeles'ta bir federal binanın yanında yer aldığı iddia edilen B-18 isimli, eski bir depo olan binanın ICE tarafından mahkum göçmenleri gözaltında tutmak amacıyla kullanıldığı söyleniyor.

The Nation'a verdiği röportajda, "Kaldırımdan aşağıya doğru yeraltındaki bir park yerine doğru ilerliyorsunuz. Sonra sağa dönüp karşınızdaki büyük kapıyı açıyorsunuz. Voila!, gizli hapishaneye hoş geldiniz," diyen Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) avukatı Ahilan Arulanantham, "Eğer nereye gittiğinizi bilmiyorsanız, böyle bir yerin herhangi biri tarafından keşfedilmesi mümkün değil," diyor.

The Nation'a konuşan eski bir mahkum, gardiyanlara bulundukları yerde ne kadar tutulacaklarını sorduğunda yetkililerin kendisine güldüklerini söylüyor. Eski mahkum, "Öyle sandım ki bu herifler beni ve diğer mahkumları kıyma makinesinden geçirdikten sonra paketleyip küçük bir markette satacaklar," diyor.

Haberi hazırlayan Jacqueline Stevens, bir siyaset teorisyeni ve States Without Nations: Citizenship for Mortals'ın yazarı.

Turkishny.com