1865 Anayasasında şöyle deniyor, "Ne Birleşik Devletler'de ne de Birleşik Devletler'in yetki alanında olan bölgelerde köleliğe ya da irade dışı hizmetkarlığa izin verilemez."
Geçen yıl arkadaşına Amerika'daki yaşantısından bahseden Sebastian Pereria, Hindistan'da bıraktığı eşi ve çocuklarını çok özlediğini fakat kimlik kartı ve diğer dökümanlarını elinde tutan patronunun kendisine izin vermediğinden yakınıyordu. Kansas, Topeka'daki Hindu Restoranında diğer garsonlarla birlikte haftanın 6 günü, günde 13 saat çalışmaya zorlanan Pereria, ayrıca kendilerine verilen bahşişlere patronları tarafından el koyulmasından şikayet ediyordu.


Pereria en sonunda arzusuna ulaştı ve Hindistan'daki evine, ailesinin yanına döndü.

Fakat bir tabutun içinde.

Kendisine "insan kaçakçılığı kurbanı" kriterlerine uygun olduğunu söyleyen Birleşik Devletler hükümeti Pereria'ya yardım edememişti. Pereria ile birlikte Globe Indian Restaurant'da çalışan diğer garsonlar kurtarılmıştı fakat Pereria devletin kendisine elini uzatamadığı, insan kaçakçılığı kurbanları arasında kaldı.

Yaklaşık 10 yıl önce insan kaçakçılığına karşı mücadele etme kararı aldığını açıklayan Birleşik Devletler, diğer ülkeleri de kendi izinden gitmeye davet etmişti. Fakat Kansas City'de gerçekleştirilen inceleme gösteriyor ki, Birleşik Devletler ülkenin dört bir yanında köle gibi çalıştırılan binlerce mağdura ulaşmakta etkisiz kalıyor.

ABD ayrıca insan kaçakçılığı kurbanı binlerce göçmeni de barınma hakkı vermek yerine sınır dışı ederek yeniden insan kaçakçılarının zalim ellerine terkediyor. Görünüşe göre, bu konu ile mücadele için milyonlarca dolar harcanmasına rağmen, Birleşik Devletler kendi sınırları içinde gerçekleşen bu savaşı kaybediyor.


İnsan kaçakçılığı problemi "yasal olmayan göçmen" problemi ile birleştiğinde iş daha da karışık bir hal alıyor.

Los Angeles merkezli Kölelik ve İnsan Kaçakçılığını Ortadan Kaldırma Koalisyonundan Lisette Arsuaga, "Toplumda; eğer ülkeye yasal olmayan yollardan giriş yaptıysan, başına gelecekler tamamen senin hatalarından kaynaklanır, gibi bir görüş hakim. Kölelik meselesi göçmenlikle ilgili bir mesele değil. Bu tamamen insan hakları ile ilgili bir sorun. Herhangi bir insanı köle yapmanın savunulabilir bir tarafı yok," diyor.

Belki Birleşik Devletler'de kölelik sisteminin devam ettiğini düşünmek hayal gücünüzü zorlayabilir fakat insan kaçakçılığı kurbanı olan binlerce insanı düşündüğünüzde bu gerçeğin farkına varabilirsiniz.

Ülkenin dört bir yanında düşük ücretlerle çalışmaya zorlanan, ya da seks ticaretinde kullanılan kaçak göçmenler, daha iyi yaşam koşulları hayaliyle geldikleri Birleşik Devletler'de insan kaçakçılarının ve bulundukları zor durumdan istifade etmeye çalışan işverenlerin haksız muamelelerine maruz kalıyorlar. Düşük ücretlerle ya da tehlikeli koşullarda çalışmaya zorlanan göçmenlerin durumu İnsan Hakları Savunucuları ve Göçmen Yanlısı Organizasyonlar tarafından protesto edilmeye devam ediliyor.

Turkishny.com