Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, bugünün Türkiye'sinin 10 yıl önceki Türkiye'den daha özgür, daha demokrat, daha istikrarlı, daha müreffeh ve daha itibarlı olduğunu belirterek, AB süreci çerçevesinde insan hakları da dahil olmak üzere pek çok alanda köklü reformlara gidildiğini kaydetti.

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada Bağış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürüttükleri Avrupa Birliği sürecinde gerçekleştirilen siyasi reformlar sayesinde bu günü daha da anlamlı bir şekilde kutlamakta olduklarını bildirdi.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde; "İnsanlık topluluğunun tüm üyelerinde bulunan onurun, eşit ve başkasına aktarılamaz hakların tanınması, dünyada özgürlük, adalet ve barışın temelidir" denildiğini hatırlatan Bağış, nasıl ki Büyük Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti bu evrensel değerlere dayanmaktaysa, cumhuriyetin ilanından sonraki en önemli çağdaşlaşma projesi olan AB sürecinin de demokrasi, özgürlükler, insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarında vatandaşların hak ettiği en üst seviyeye erişilmesini hedeflemekte olduğunu kaydetti.

Bağış, AB'ye resmen aday olunan 1999 yılından bugüne tam 10 yıl geçtiğini anımsatarak, şunları belirtti:

"Bugünkü Türkiye, 1999 Türkiye'sinden daha özgür, daha demokrat, daha istikrarlı, daha müreffeh ve daha itibarlıdır. Bu süreçte Türkiye çok önemli bir dönüşüm sürecinden geçti. AB'ye katılım sürecinin ivme kazanmasına paralel olarak Türkiye, başta Kopenhag siyasi kriterleri olmak üzere pek çok alanda köklü reformlar gerçekleştirdi."

Temel kanunlar değiştirilerek işkenceye karşı güvencelerin artırıldığını, ifade ve basın özgürlüğünün genişletildiğini, dernekleşme, toplantı ve gösteri özgürlüklerinin güçlendirildiğini, kültürel hakların genişletildiğini, kadın-erkek eşitliğinin iyileştirildiğini bildiren Bağış, Türkiye'de artık her alanda şeffaf ve hür bir tartışma ortamından söz edilebildiğini kaydetti.

Bakan Bağış, AB'nin yayımladığı İlerleme Raporlarına bakıldığında, geçmişteki raporlarda Türkiye'deki insan hakları ihlallerinden, işkence örneklerinden, gözaltına alınan ya da hapsedilen aydın, yazar, gazeteci, düşünür ve siyasetçilerden bahsedildiğini söyleyerek, "Çok değil, 10 yıl önce bir belediye başkanı şiir okuduğu için hapsedilmişti. Bir zamanlar şiir okuduğu için özgürlüğünden mahrum bırakılan bu Belediye Başkanı, şu anda Türkiye'nin Başbakanı ve başkanı hapsedilen şehir İstanbul ise şimdi Avrupa'nın 2010 Kültür Başkenti olmuştur" ifadesini kullandı.

Bağış, insan haklarının belirleyici değer olduğu, hoşgörü anlayışının hakim olduğu, barış ikliminin değişmez nitelik kazandığı bir Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini de belirtti.

AA