Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile görüşmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, açıklamasına, ABD'de kendisine gösterilen ev sahipliğine teşekkür ederek başladı.

Obama'nın ilk ziyaretini Türkiye'ye yapmış olması ve burada Türk-Amerikan dostluğunu model ortaklık olarak tanımlamış olmasının, Türk siyasetinde ve kendileri üzerinde farklı bir sürece işaret ettiğini kaydeden Erdoğan, bu model ortaklıkla ikili ilişkilerin içeriğinin nasıl doldurulacağı sürecinde de önemli adımlar atılmaya başlandığını bildirdi.

Erdoğan şöyle devam etti:

''Tabii ki, bunun ekonomik boyutu var. Bunun bilimde, sanatta, teknolojide, askeri siyaset alanında birçok boyutu var. Bu süreci bizim tarafımızdan da takip edecek bir-iki arkadaşımızı tayin ettik, Başbakan Yardımcımız Ali Babacan ve Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanım Zafer Çağlayan. Çok yakında bu süreci takip etmek üzere inanıyorum ki aramızdaki bu ikili ilişkileri geleceğe çok daha farklı şekilde taşıyacaklardır.''

Orta Doğu, Irak, İran'ın nükleer programı çerçevesinde bölgesel müşterek atılan adımların varlığına ve Afganistan'da müşterek çalışmaların sürdüğüne işaret eden Erdoğan, ''Afganistan'da şu andaki süreçte iki ay kadar önce oraya gönderdiğimiz ilave güçlerle üçüncü kez komutayı Türk Silahlı Kuvvetleri ele almış vaziyette. Eğitim çalışmalarına verebileceğimiz destekler, il imar timi konusunda şu ana kadar attığımız ve bundan sonra atacağımız adımlar, bunları görüşme fırsatımız oldu.''

Bir diğer önemli adımın da enerji konusu olduğunu ifade eden Erdoğan, enerjide Türkiye'nin transit ülke olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

''NABUCCO anlaşması biliyorsunuz imzalandı ve ciddi adımları şu anda atmaya hazırız. Azerbaycan ile görüşmelerimiz devam ediyor. Bu konuda da ben önemli mesafelerin alınacağına inanıyorum. Tabii Azerbaycan'ın yanında orada Statoil, Total gibi, British Petrol gibi şirketlerin önemi var.''

Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki süreci görüştüklerini kaydeden ve bu sürecin çok önem arz ettiğini belirten Erdoğan, ''Türkiye Ermenistan ilişkilerini ilgilendirmesi bakımından bu önemli. Minsk üçlüsü olarak ABD, Rusya ve Fransa'dan burada çok daha ivmeyi yükselterek farklı bir sürecin sürdürülmesini kendileriyle görüştük. Bunun, süreci çok olumlu etkileyebileceğini söyleyebilirim'' dedi.

Türkiye-Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin bununla çok ilgili olduğunu kaydeden Erdoğan, ''Türkiye olarak yönetim açısından bizler bu konuda kararlıyız'' dedi.

Erdoğan, bir diğer önemli adımın atıldığına da değindi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bir diğer önemli adım burada özellikle yine Türkiye'de terörle süreç ki, 5 Kasım 2007'de yine bu odada yapılan açıklama çok önemliydi. Bölücü terör örgütünü burada ABD-Türkiye ve Irak'ın ortak düşmanı olarak ilan etmiştik. Çünkü terör, tüm insanlığın ortak düşmanı. Burada İkiz Kuleler vurulduğu zaman terör konusundaki hassasiyetimiz ne olduysa her ülkede terör konusundaki hassasiyetimiz budur. Çünkü terörün dini, milleti, ırkı, vatanı yok. Yine özellikle bölgede Türkiye olarak bu nükleer programa yönelik müşterek yapabileceğimiz çalışmaları müzakere ettik. Bu sürecin diplomatik yollarla çözümü noktasında üzerimize düşen ne gerekiyorsa, bizim üzerimize ne düşüyorsa biz onu yapmaya hazırız. İsrail-Filistin, İsrail-Suriye tüm bu ilişkilerde Türkiye olarak üzerimize düşen neyse bunları yapmaya hazırız. Çünkü küresel barışın sağlanmasında başta ABD üzerinde büyük görevler olduğuna inanıyorum.''

Sözlerine, ''Bu konuda tabii ki bizler de elimizden gelen bütün desteği bulunduğumuz bölgede farklı bölgelerde vermek durumundayız. Çünkü zaman düşman kazanma zamanı değil dost kazanma zamanı''diyerek devam eden Erdoğan, hep birlikte aydınlık yarınların dünyasına ilerlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

ABD Başkanı Barack Obama, terör örgütü PKK ile ilgili bir soruyu yanıtlarken, "NATO müttefikleri olarak topraklarımızın daha kapsamlı savunulmasında birbirimize yardım etmekle yükümlüyüz" dedi.

Obama, göreve geldiğinden bu yana vurguladığı gibi, ABD'nin, PKK'yı terörist örgüt olarak gördüğünü, oluşturduğu tehdidin sadece Türkiye değil, Irak'ı da içerdiğini ve bunun derin bir kaygıya neden olduğunu kaydetti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde, PKK sorununu ele almada, "yakın işbirliği içinde olunmasını" konuştuklarını ifade eden Obama, NATO müttefikleri olarak iki ülkenin, topraklarının savunulmasında birbirlerine yardımla yükümlü olduklarını ifade ederek, "terörizm konusunda nerede olursa olsun tutarlı bir tutuma sahip olunmasının önemli olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla askeri açıdan nasıl koordine edebileceğimizi konuştuk" dedi.

PKK konusunda Başbakan Erdoğan'ın Kürt toplumuna karşı daha kapsayıcı olacak şekilde attığı adımların çok yardımcı olduğunu kaydeden Obama, "Çünkü terörizmle sadece askeri açıdan mücadele edilemez. Düşünülmesi gereken sosyal ve siyasi hedefler de var" dedi.

Irak'taki Kerkük sorununa ilişkin olarak da Obama, Kürtlerin merkezi hükümette etkin temsil edilmelerinin, bu tür sorunların çözümüne yardımcı olacağını belirtti. Obama, "Kürt nüfus, merkezi hükümette etkin temsil edildiğini hissettiği oranda, Kerkük gibi baskı oluşturan sorunların çözümü sürecinde, çıkarlarının askeri eylemden değil, gerginliklerin siyasi yollarla giderilmesinden geçtiğini daha iyi anlayacaklardır. Bu yaklaşım herkesin yararına olacak yoldur" dedi.

Haber: AA

Fotograf: AA