Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Dimitris Druças, "Ege'deki kıta sahanlığının belirlenmesi sorununun Uluslararası Deniz Hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğini" belirtti.
Druças, Atina'da yayımlanan To Vima gazetesinde yer alan demecinde, Türk-Yunan ilişkileri ile Türkiye'nin AB perspektifi ve Kıbrıs konusuna değindi.

"Yunanistan'ın Türkiye ile iki ülkeyi ilgilendiren tüm konularda bir diyaloĞa girmesinin söz konusu olmadığını" ifade eden Druças, "Ege'deki kıta sahanlığının belirlenmesi sorununun ise Uluslararası Deniz Hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği" görüşünü dile getirdi.

Druças, "Yunanistan'ın bu konuda güçlü tezleri bulunduğunu" ifade ederek, "Kıta sahanlığının belirlenmesi konusunun çözümü önümüzdedir. Bu da 160 ülkenin onayladığı, ayrıca AB müktesebatının da bir parçasını oluşturan Uluslararası Deniz Hukukudur. Türkiye, er ya da geç kendisini Avrupa hedefine götüren tek yolun bu olduğunu anlaması gerekir" ifadelerini kullandı.

İki ülke ilişkilerinde "inisiyatif üstlenerek, çerçeveyi oluşturan ve koşulları belirleyen tarafın artık Yunanistan olduğunu" öne süren Druças, Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın kısa bir süre önce iki ülke ilişkileriyle ilgili Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu'ya gönderdiği mektupla, "aslında daha önce İstanbul'u ziyaret eden Papandreu'nun bu konudaki inisiyatifine yanıt verdiğini" söyledi.

Druças, "Yunanistan'ın Ege'de karasularını genişletmesinin Türkiye için bir savaş nedeni sayılıp sayılmayacağına" ilişkin bir soru üzerine, "Çağımızda savaş tehditlerine yer yoktur. Özellikle, Türkiye'nin de katılmak istediği AB çerçevesinde bunların anlamı yok" dedi.

Türkiye'nin AB Perspektifi

Türkiye'nin AB perspektifine de değinen Druças, "Yunanistan'ın, Türkiye'nin AB üyelik sürecinin değerlendirileceği AB Zirvesinde kendi milli çıkarlarını göz önünde bulundurarak hareket edeceğini" belirtti.

"Zirvede Türkiye'nin bugüne kadar yaptıkları ve yapmadıkları konusunun, cezalandırılmak amacıyla değil, uyum sağlaması için usul dışına çıkılmadan ve hafifletme yapılmadan, kesin ve objektif bir şekilde değerlendirileceğini" ifade eden Druças, "Türkiye'nin AB'ye katılımını istiyoruz. Bu bizim çıkarımızadır. Ancak, AB'nin kriterlerine uyum bunun ön koşuludur. Böyle bir şeyin gerçekleşmesi için de Türkiye'nin gerçekten değişmiş olması lazım. Milli çıkarlarımız, zirvedeki tavrımızın ölçütü olacak" dedi.

Druças, "Atina ile Kıbrıs Rum kesiminin bu konuda yakın işbirliği içerisinde olduğunu" ve "AB Zirvesinde her iki tarafın da tam bir koordinasyon içerisinde tek ses olarak hareket edeceğini" kaydetti.

Kıbrıs

Kıbrıs konusunda ise Druças, "Atina'nın ve Lefkoşa'nın (Rum kesimi) hedeflerinin adanın en kısa zamanda yeniden birleşmesi yönünde olduğunu, ancak bu konuda zaman süreçleri belirlenmesini kabul etmeyeceklerini" bildirdi.

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas arasındaki müzakereleri Kıbrıs sorununun çözümü konusunda yegane plan olarak niteleyen Druças, "Herkes, bu süreci destekleyerek, Kıbrıslıları, aralarında müzakere etmek ve AB üyesi bir ülke olarak ortak gelecekleriyle ilgili kendilerinin karar vermeleri için serbest bırakmak zorundadır. Başka bir plan yok, hiçbir zaman da olmadı" dedi.

AA